insanların başkalarıyla paylaşmaya cesaret edemediği şeyleri yazdığı ve bence insanları asosyalleştiren olgu. genelde ilkokullarda ödev olarak verilir ve filmi de vardır... bridget jones'un günlüğü
oğuz atay'ın sözleriyle anlatmak gerekirse; "günlük tutmaya ne zaman mı başladım; sanırım insanların beni dinlemediğini fark ettiğimde" gibi bir hisle de başlanabilecek eylem.
kesinlikle gereksiz değil.tabi ben yazamıyorum yada yazmıyorum ama bence herkesin günlük tutması gerekir kendisi için.sonradan okuduğun zaman geçmişi hatırlarsın bazen gülersin.hem ne demişler alim unutur kalem unutmaz...
itüsözlük'ü kullanırken bir nevi yapılan eylemdir. zira her gün insan o gün aklından geçenler veya yapmış olduğu şeylerle alakadar olan konular hakkında giri girer. (bkz: ben kendimden biliyorum). bunun haricinde akıllara nedense anında robinson crusoe gelebilir bu eylemden bahsedilince.
ilkokuldayken hep başlamak istediğim, arkadaşlarıma özenmeme sebep olan durum. herkes ne güzel tutardı, böle yazarlardı falan. bense 2 gün devam edip ertesi gün yapacak daha önemli işler bulup, sonra da uykuya dayanamaz yatardım. adı üzerinde günlük olan şeyi ben ertesi güne sarkıtırdım falan bi hafta sonunda bişi kalmazdı zaten geriye. gerçi benim tüm planlı işlerim böle olmuştur, bi hafta sonra geriye bişi kalmamıştır. yapımla ilgili olsa gerek. ayrıca günlük tutmanın bi aralar ünlü olmasında çılgın bediş in rolu yadsınamaz. sevgili günlük diye başlar ve o giderdi öle.
"sevgiler paylaşıldıkça artar, acılar paylaşıldıkça azalır" mantığını benimsemiş ama maalesef çevresinde bunları paylaşacak birini bulamadığı için defter yapraklarına aktarmış, aktardıkça rahatlamış kişinin yaptığı ve giriş cümlesini küçükken "sevgili günlük, ben bugün xxx yaptım"ın oluşturduğu eylem
sevgili günlük diye başlar vee içinizde neler varsa dökebileceğiniz bir ortamdır ama tabi diğer insanlar tarafından okunması olası bir risk taşır
özellikle anneler deli gibi merak ederler çocuklarının günlüklerini nedendir ki... acaba benim hakkımda ne düşünüyor diye mi ki ...
birde hep söyleriz başkalarının gizli şeyleri okunmaz diye ama birinin günlüğü elimize geçince okumamak için kendimizi zor tutarız yani gizlere karşı inanılmaz bir haz taşırız günlükte öyle bir gizdir işte....
hayatın her günü değişik olaylarla bezeli olmadığından günü gününe yazılmayan ve bu nedenle yazılan kağıt tomarının adının değişmesi gereken bir ergen tribi.
tam anlamıyla kafada geçenlerin aktarılmadığını düşünmüşümdür hep çünkü her zaman kafanın bir köşesinde günlüğün bir başkası tarafından okunma ihtimali vardır.