doğup büyüdüğüm istanbul semti. bağcılar ilçesine bağlıdır. eski adı şimdiki yükselen plazalarına tezat güneşliköy'dür. eski haliyle gerçekten de bir köydü. dedelerimiz anlatırdı, kışın kar yağdığında kurtlar inerdi buraya diye de inanmaz abartıyorlar sanırdık. 80'li yıllarda birkaç bina yapılmış az da olsa köy görünümünden uzaklaşmış küçük bir semtti. 90'lardan sonra birşeyler oldu güneşliköy'e. ilk önce metro grossmarket daha sonra bankalar caddesi, ve en son yapılan plazalarla tamamen çehresi değişti. eskiden bir tatar mahallesi vardı, bir de genelde bulgaristan göçmenlerinin oturduğu bahçeli evlerin bulunduğu tertemiz bir mahalle. küçük bir semt, sokaklarda top oynayıp ip atlayarak büyüyen çocuklar, komşunun bahçesindeki erik ağacına dalmalar, mahallenin çocuklarıyla toplanıp bahçelievler'e kadar gidilen bisiklet turları, bütün mahalleyi tanıyan aileler, sabah erkenden kalkıp kapılarının önünü süpürüp sonrada kapı önünde oturup örgü ören dedikodu yapan anneler, mahallenin kızına laf atan yabancıyı pataklayan delikanlılar. şimdi ortalık iyice karışmış güneşli'de. insana doğup büyüdüğü semti ziyarete gittiğinde serserilerin tacizine uğramak ne zor geliyor. ben orda yaşarken de vardı serseriler, ama en fazla arkadaşlık teklif ederler, ben şunun şunun kız kardeşiyim/kızıyım dediğinde pardon bacım derler ve uzaklaşırlardı.
kocaman bahçesinde çiçekler ve ağaçlar içinde büyüdüğüm evin olduğu yerde şimdi 5 katlı bir apartman var. sadece semtin değil, insanların da çehresi değişmiş. 80'li yıllarda bile görmediğim kadar çok kara çarşaflı kadınlar, cüppeli sarıklı sakallı adamlar var her yerde. insan bir plazalara bakıp vay be ne kadar gelişti burası diyor, bir taraftan da kara çarşaflıları görünce gelişmiş mi acaba diye çelişkiye düşüyor.