lisedeyken bir kaç arkadaşımın dediğini duyduğum cümle. bir tanesi tıpta okuyor, bir tanesi de sabancı'da burslu. bir kerameti var herhalde diye düşünüyorum. ama bu soruları çözüp, akıl sağlığını korumak bayağı zor bir iş herhalde.
gerçekten çözünülüyorsa bile söylememe akıllılığını göstermek lazım.hem böyle diyip bir de sınavlarda kötü sonuçlar alırsa salak olduğu tescillenir.en iyisi mi sessiz ve derinden gitmektir.
eski günlerim aklıma geldi. dershaneye giderken arkadaşlar vardı çalışır dururlardı inek gibi. kaç soru çözdün bugün derdim 1000 derlerdi. gerçektende çözerlerdi. ancak bu iş soru çözmekle bitseydi herkes sabahtan akşama soru çözerdi üniversiteye girebilmek için. sonra deneme sınavı olurdu. sonuçlar açıklanırdı. günde ortalama 150 soru çözen ben belki de daha az bu arkadaşları geçerdim. şimdi bunu niye anlattım demekki iş soru çözmekle bitmiyor. mantığı anlamanız gerekiyor. adam sana aynı kalitede aynı mantıkta ters çevrilmiş soruyu pişirip pişirip önüne koyuyor sen her seferinde aynı sorulardan farklı tat alıyorsan vay senin ağzının tadına. önemli olan eksik olduğun yeri bilmek zinciri koparan halkayı tamamlayabilmektir. yoksa 1500 soru çözsen ne fayda eşşek yine eşşek...
şahsım adına günde ortalama 50 soru çözdüm, kazandım, bununda pek ötesi yok.
günde 800 düzenli çözen arkadaşım benden 40 puan az almıştı.
bir gün iddiaya girdik arkadaşlarla 10 saatte felan 1340 soru çözdüm, bi hafta öğlen yemeğine para vermedim ama bi daha da o şekil bi mallık yapmadım.
gözler felan başka görmeye başlıyor, cümle kuruş şekliniz değişiyor. yapmamak lazım.