bu tür başlıkları ciddiye alıp giri yazmak adetim değildir ama bu seferlik affola:
bu insan gariptir gerçekten de. o namaza gider, camiye girer ve hiç tanımadığı insanlar dışarıda kalmasın, üşümesin diye önündekinin sırtında secde eder; hiç tanımadığı bir insanın kendi sırtında secde etmesini de yadsımaz. belki işlerinden, belki okulundan ve hatta belki de üşengeçliğinden normalde gitmediği camiye koşar bayram namazı için (hemde canhıraş vaziyette). çünkü bu onun geleneğidir. öyle görmüştür büyüklerinden. yeterince büyüyünce de düşünüp, normal zamanda hatırlayamadığı, fırsat bulup sevindiremediği büyüklerini tanıdıklarını görmenin kötü ya da çağdışı bir yönünü bulamadığı bayramların bayram namazıyla en güzel şekilde başlayacağını öğrenmiştir. sonra bunu denemiş ve gerçekten de öyle olduğunu farketmiştir.
kimbilir belki de kendisini şöyle savunacaktır, normal zamanda gitmediği camiye bayramlarda koşa koşa gitmesi konusunda: "yolun birazını katetmiş olmak, yolunu şaşırmış olmak demek değildir." kimbilir, belki de şöyle devam edecektir: "eğer bayram namazına gitmek, namazdan sonra tanımadığın kimselerle bayramlaşmak, yaşlıların elini öpmek, çocuklara, diş çürüten ama aynı zamanda hayatın tadı olan şekerleri dağıtmak, harçlık verdiğin bir çocuğun gözündeki sevinci görmek hele de bunları bir yerlerini yırtarcasına yapmak gericilikse ve sen de ilericiysen; ben gericiyim, cahilim hatta kullanılıyorum."