merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

gümrük birliği

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. (bkz. onlar ortak biz pazar)
    tekstilde kotaya tabi olmamız nedeniyle son senelerde başımızdan krizin eksik olmamasına ve kıbrısı masa başında yitirmemize neden olan tansu çiller imzalı anlaşma. vatan hainliğidir.
    türkiye de yine de öngöşlü insanlar mevcuttur. hiç unutmam 1999 senesinin sonunda ecevit in imf ile imzaladığı anlaşmaya bakan bir büyüğüm "fidel, bu anlaşmaya imza atanlar vatan hainidir," demişti. iki sene sonra anladım nedenini. böyle insanların söz sahibi olduğu bir yönetim diliyorum hepimize.
    not: bu satirların yazarı korumacılık taraftarı değildir. ülkeler arası gümrük duvarlarının inmesi herkes için iyidir. fakat avrupa birliği ülkeleri tekstilde bize kota uyguladığından (hala uyguluyorlar mı, bilmiyorum) gümrüklerin indirilmesi bir anlanmda tek taraflı gerçekleşti. üçüncü ülkelerle ticaretin de sınırlandırılması nedeniyle korkunç sonuçları olmuş bir anlaşmadır.
  2. bu tip tarihi gaflara karşı son derece nesnel bakmama rağmen , dönemin politikacısı tansu çiller'in bardağı taşırarak vatana ihanet ettiğine inanmamı sağlayan , ülkemiz üretici ve ticaretçilerinin 3. ülkeler ile olan ticari ilişkilerini bile özgürce yapamamasını ve 3. ülkelerin bile anlaşma kapsamında olmasının ülkemizin ekonomisine ağır darbe vurması ile sonuçlanan ,kendi pazarımızı özgürce seçmemizi halen engelleyen , zamanında birtakım aydınlarımızın ve de aydın doğan'ın sahibi olduğu birtakım gazetelerin "yaşasın avrupa birliğine girdik" diye mutluluk naraları atması ile sonuçlanan , bayram gibi kutlanmış olan , kötü getiriler ile dolu anlaşma.
  3. avrupa birliği'nin türkiye'ye attığı büyük kazıklardan birisidir.

    erol manisalı birlik(?) hakkında şunları söylemekte:

    "avrupa birliği içinde brüksel'e gittiğiniz zaman burası gümrük birliği dairesidir, burası gümrük birliği başkanlığıdır diye bir kurum yok.* türkiye aslında gümrük birliği'ne de girmedi. türkiye hiçbir şeye girmedi. çünkü, bir şeye girmek demek, girilen şeye katılımcı olarak girmek demektir. bir derneğe girdiğiniz zaman derneğin üyesi olursunuz. türkiye sadece avrupa birliği'nin gümrüklere ve dış ilişkiler politikasına ilişkin yükümlülükleri altına girdi. biz 1995 yılının 6 mart'ında bir belge imzaladık. bu belge türkiye'yi tek yanlı bağımlılık altına alan, sosyal ve siyasal sonuçları olan bir anlaşmaydı. türkiye'nin avrupa birliği dışındaki tüm dünya ile ekonomik ilişkilerini ipotek altına alıyordu. herkes bunu bu bir gümrük birliğidir, ortak gümrük tarifesi uygulanacak zannetti. bu belgeyle avrupa birliği kurumlarının kendi dışındaki ülkelere karşı izlediği tüm ticaret politikalarına türkiye uymak zorundaydı. yani japonya'ya tarife dışı bir engel varsa, bir ticaret yasağı getirilmişse avrupa birliği tarafından, türkiye avrupa birliğine dahil edilmiş bir ülke olarak, ona, otomatikman uyma yükümlülüğü altına giriyordu..."
  4. afedersiniz göte giren şemsiye diye bir örnek var, o budur. avrupa birliğine giriş süreci denen halt şemsiyenin açılmaya çalışılmasıdır. göreceğiz bakalım şemsiye açılacak mı açılmayacak mı?
  5. bilgi eksikliği ve önyargı olunca haliyle tamamen yanlış giriler girilmesi kaçınılmaz oluyor. hurafeleri ve önyargıları bir kenara bırakarak türkiye-ab gümrük birliğinin ne olduğunu anlamaya çalışalım.
    12 eylül 1963 ankara andlaşması ile gümrük birliği anlaşması da imzalanıyor. bu andlaşmaya göre taraflar 10 yıllık bir hazırlık süreci geçireceklerdi. 1971 yılında katma protokolimzalanıyor ve 1 ocak 1973'te yürürlüğe girmesi karara bağlanıyor. andlaşmaya göre; ab türkiye menşeli sanayi ürünlerinde gümrükleri sıfırlıyor, türkiye'ye ise bazı ürünlerde 10 yıl, bazı ürünlerde ise 22 yıllık bir geçiş dönemi hakkı veriyordu. yani, türkiye ab sanayi ürünlerinden alınan gümrük vergilerinin bazılarını her yıl belli oranlarda indirerek 10 yıl sonunda sıfırlayacak, bazı ürünleri de 22 yıl sonunda sıfırlayacaktı. 10 ve 22 yıl tamamen türkiyenin çıkarlarına göre belirlenmiştir, görece olarak rekbet şanşımızın yüksek olduğu ürünlerde 10 yıl, düşük ürünlerde ise 22 yıl olarak belirlenmişti. 1 ocak 1973'te gümrük indirimi başlayacaktı (avrupa 1971 de zaten tamamen kaldırmıştı). şimdi sıkı durun, biz 31 aralık 1972'de tam bir şark kurnazlığı ile önce gümrükleri %100 (evet, yüzde yüz) artırdık ve o oran üzerinde indirimlere başladık. avrupalılar bunu sineye çektiler. anlaşmaya pek sadık kalmadık, ilerleyen yıllarda da çok çirkeflikler yaptık. işte 1995 yılı 22 yıllık sürenin sonuydu, dönemin başbakanı çiller olduğu olduğu gümrük birliği nihai anlaşmasını o imzaladı. yani bizi gümrük birliğine asıl sokan çiller değil, 12 eylül 1963 tarihli ismet inönü kabinesidir.
    3. ülkelerle ticaret kısıtlanır, doğrudur. çünkü gümrük birliği bunu gerektirir. 3. ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulanmazsa gümrük birliği diye bir şey olmaz. adı üstünde, gümrüklerin bir olması, yani aynı olması.
    bu anlaşma bizim için çok önemli ve o kadar da iyi bir anlaşmadır. 350 milyon nüfuslu dünyanın en zengin pazarına gümrüksüz mal satabiliyoruz. şartlarımız eşit, onlar bizden alacakları her malı belki de aynı fiyattan başka ülkelerden de alırlar, ancak biz o malları her ülkeye aynı fiyattan satamayız. gümrük birliğinin bozulması bizim için felaket olur. cumhuriyet tarihinin en önemli anlaşmalarından biridir.

    önemli not: avrupa birliği (ab) 1992 yılında bu adı almıştır. ancak ben bu yazıda hep ab olarak kullandım.
  6. ato başkanı sinan aygün e göre türkiye ye yarardan çok zararı olan anlaşma imiş.
  7. türkiye'nin derhal terk etmesi gereken, vazgeçmesi gereken anlaşma. bu anlaşma ile türkiye, dış ticaret açısından ab ülkelerinin aldığı kararlara bağımlı kalmaktadır. bireysel olarak anlaşma imzalayamamakta; karar mekanizmasında yer almadığı avrupa birliği dış ilişkiler komisyonunun aldığı kararlara uymak zorunda bırakılmaktadır.

    2004 yılında dünya ihracatının yüzde 0.69'unu gerçekleştiren türkiye; ancak yüzde 41 oranındaki “en yüksek” ithalat artışı ile “30 lider ithalatçı ülke” arasında 22. sırada yer almaktadır.

    hammadde ve ara malı ithalatımızın bile toplam ihracatı aşmaktadır. tüketim malı ithalatının da rekor seviyede artmış ve bu nedenle de pek çok işyeri kapanma noktasına gelmiştir. dış kaynaklı mallarla rekabet edemeyen iç üretim durma noktasına gelmiştir. toplumumuz üretmek yerine hazır tüketime alıştırılmaktadır. türkiye'nin ab'ye girişine nazlanan, hatta aralarına almayacaklarını beyan etmekten bile imtina eden ülkeler, gümrük birliği'nin kendilerinin lehine olan kapütülasyonlar benzeri haklarını sonuna kadar kullanmaktadır. aynı ülkeler, türkiye'nin haklarına gelince çekimser davranmakta, ihracat yaptığı mallara dahi kota koymaktadır. bu nedenle türkiye ab'ye tam üye oluncaya kadar gümrük birliği anlaşması askıya alınmalıdır.
  8. avrupa birliği ile yapılan bu antlaşma temel olarak her iki tarafın çıkarı için hesaplanmış, ortak bir sinerji ile verimliliğin artırılması amaçlanmıştır. acaba her iki taraf için de öyle olmuş mudur?

    bu tarz uluslararası ticari antlaşmalar her iki tarafın çıkarına görünse bazı ülkelerden görülebileği gibi ekonomisi güçlü olmayan tarafın genelde sanayisinin ve toplam üretiminin düşmesine yol açmıştır. gümrük duvarlarının kaldırılması ile ülke ithal mallarla dolmuştur. maalesef ithal edilen mallar ham madde ve yarı mamül olmayıp ikamesi ülkemizde bulunan tüketim mallarıdır. eğer antlaşma uygulandığında devlet teşvikler ile kobileri destekleseydi bu sonuç üretimin ve dolayısıyla istihdamın artmasına yol açacaktı. bunun haricinde ülkede temel olarak bazı malların kalitesi doğan rekabet ortamıyla daha da artmıştır.*

    sonuç olarak bu antlaşma türkiye için gerekli ve faydalı bir antlaşma olmasına rağmen iç dinamiklerin yetersizliği ve antlaşma sonrası iktidarların hataları yüzünden bir dezavantaja dönmüş, türk sanayicisi yıpratılmıştır.
  1. 1