basit bir senaryo üzerine kurulmuş, izlerken insanda aşırı duygu boşalması uyandıran film. bu kadar yıldız oyuncu biraraya gelmiş, bunlar reklam filmi dahi çekseler izlenir dediğim filmdir. filmin senaryosuna %40 tav olmuşsam, %60 da metin akpınar mimiklerine, zeki alasya babacanlığına, eşref kolçak bakışlarına, yıldız kenter estetiğine, ayşegül aldinç albenisine tav olmuşumdur.
filmde birçok sahnede eski nesil-yeni nesil uyuşmazlıkları irdeleniyor. izlerken dedim hakkaten gençler bu kadar sığ mı? yaşlılar bu kadar bilge mi? senaryosuna mükemmel demek isterdim ama o soygun sahnesi olmamış. yani bu kadar düz geçilip, esas sona köprü kurulabilir. orda biraz ağız yamulttum ama gene de güzel film, izlenmeli bence.
bir belediyenin etki alanından çıkarken görülen tabelalardaki yazı. genellikle yolun sağında yazar. arkamızda hoşgeldiniz yazısını da bırakarak aheste aheste...
esas olarak helene segara'nın elle tu l aimes adlı parçasının arnajmanı olan ammavelakin gülegüle filmiyle aynı adı taşıyan ve filmle bütünleşen sözlere sahip olan - ne kadar bu zatım 1990 sonrası aranjmanlara kıl kapsam da- demdeğişik anlamlar yüklediğim parçadır- film sayesinde oluyor galiba-. şarkının terennümcüsü ayşegül aldinç'tir ve sözleri ise:
ey gece, dine beni
acı haber aldım ben bugün kuşlardan
ey yağmur, avut beni
içim yanar
efkardan
bir rüzgar olup savrulayım
her yerde ben onu sorayım
ey kalbim, ağla hadi
hasret vurmuş
onsuz bir hayat ne zormuş
gün yoksun
bülbül yetim
gönül bahçem bozulmuş
bir rüzgar olup savrulayım
her yerde ben onu sorayım
ey kalbim, ağla hadi
hasret vurmuş
onsuz bir hayat ne zormuş
bir tanem
güle güle
aşkın kalsın benimle
sing your song adlı yarışmada tanıdığım karanlık oda adlı grubun finale kalan parçası. öyle sanıyorum ki yarışma 5-6 sene önceydi ve o zamandan bu zamana şarkıyı dinleme fırsatım olmadı. birden bire aklıma gelip, beynimi meşgul eden bu hoş şarkının sözlerini yanlış da hatırlıyor olabilirim. yine de bu haliyle söyleyip duruyorum, pek de kulak tırmalamıyor.
"tabiat bizi her dürttüğünde peşinden gidersek nerde kaldı bizim insanlığımız?"
güle güle filminde galip*'in yıllardır sadece mektuplaştığı, tek bir gün gördüğü sonra kübaya giden sevgilisi hakkında konuşurlarken; arkadaşının kızının yıllardır gerçekten hiç kimseyle birlikte olup olmadığını sorması üzerine verdiği cevap.
"ama ben erkeğim benim ihtiyaçlarım var bik bik bik" gibi bahanelerle sadece aczlerine bahaneler yaratmaya çalışanlar bi daha okusun şimdi girinin başını. bi defa yetmez dön dön elli kere daha oku.