toplumsal yaraya parmak basmak böyle birşey sanırım. sözleri durumun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olur:
canım abim vurma beni, bu dünyadan alma beni, dökülür mi kardeş kanı ?
bir karında yatmadık mı, bir anadan doğmadık mı, bir memeden doymadık mı ?
binbir yarayla, tek bir kurşunla gitti güldünya, kim farkında kimin umrunda
yandı bir dünya... seni gönderene söyle, köydeki büyük meclise, söyle daha
çocuk yaşta üstüme çıkan herife... eğer böyle ölürsem iki elim yakanızda
hayaletim gezer düşer peşinize, binbir yarayla tek bir kurşunla gitti güldünya
kim farkında kimin umurunda yaralı bir dünya binbir yarayla tek bir kurşunla
gitti güldünya kim farkında kimin umrunda söndü bir dünya...
"binbir yarayla, tek bir kurşunla..." ağlayası geliyor insanın...
zülfü livaneli'nin de aynı isimli ve aynı konuyla ilgili bir parçası vardır.
köşede bucakta adı hiç duyulmayan başka güldünyaların da çok benzer hikayelerini dillendirmiş, töre cinayetlerini ve genel anlamda kadına yönelik şiddeti, acıklı bir hikayeyi anlatarak kınayan, insanın içini acıtan ve kaç saatte bir, töreler için bir kadının daha kanının akıtıldığını düşündürten şarkı.
zülfü livaneli'den dinlediğim, çok sevdiğim ve hikayesini öğrenince hüzünlendiğim parçadır. öyle ki bir kardeşin bir kardeşi göz kırpmadan vurmasıdır olay.
töre cinayeti ve tecavüz sebebiyle öldürülen zavallı bir kurban için yazılmış ve aylin aslım tarafından mükemmel yorumlanmış bir şarkı olmasına rağmen trt tarafından "söyle daha çocuk yaşta üstüme çıkan herife" sözleri sebebiyle "tü kaka şarkı" olarak gösterilen ve bu nedenle radyolarda çalınması yasaklanan şarkı.
bu arada ibrahim tatlısesin bol memeli parçaları neden aynı yasağa takılmıyor merak ediyorum. ülkede yasaklanması gereken o kadar abidik gubidik parça varken bu kadar anlamlı bir parçaya neden bulaşırsınız ey trt yetkilileri?
aylin aslım'ın bu parçasındaki töre davası gerçek hayattan alınmıştır. http://www.sabah.com.tr/... işin ilginç yanı zülfü livaneli'nin mutluluk isimli kitabı (sonradan filmi çekilen kitap) bu parçadaki töre olayının neredeyse bire bir aynısı.işin apıştıran tafarı ise kitabı töre olayından önce yayınlanması. yani zülfü amcamız galiba farkında olmadan kehanet çıkartmış.
şimdi dizisi çekiliyor. hem de timuçin esen hem de sanem çelik'le. bunca zırtapoz dizinin içinde bilmiyorum tüylerimizi ne hale getirecek. kesin olmamakla beraber kasım ayı gibi çıkacakmış. gerçek ve yıkıcı.
sezen, sadece sezen diyebiliyorum şu anda.
onun dilinde bambaşka anlamlara sürüklenmiş şarkı, bambaşka yerlere gitmiş.
almış, diyar diyar sürüklemiş şarkıyı, onun dilinde dünyanın en acılı ağıdı olmuş sanki güldünya.
tüm geliri, aile içi şiddete son kampanyası çerçevesinde, oluşturulan acil yardım hattına aktarılacak olan albüm.
(bkz: güldünya şarkıları)
albüm; yıllar önce amcasının oğlunun tecavüzüyle hamile kalan, ve sonra insafsızca öldürülen güldünya'nın adını alıyor. şiddet gören özellikle de töresel zulümlere maruz kalan kadınlarımız için sembolleşmiş olan güldünya! albümde şebnem ferah, aylin aslım, sezen aksu, zuhal olcay, nilüfer, ajda pekkan, funda arar, ayten alpman, rojin,emel müftüoğlu, aynur, nazan öncel ve şevval sam duyarlılıklarını göstererek ezgileriyle haykırıyor bu tehlikeli düzene. dilerim, albüm raflarda kalmaz ve bu insani hareket halkımızca da değer görür, bakış açılarımız aydınlanır.
trt denetiminden geçemeyen şarkı. aylin aslım'ı baş tacı etme nedeni olabilir pekala.
"seni gönderene söyle, köydeki büyük meclise
söyle daha çocuk yaşta üstüme çıkan herife
eğer böyle ölürsem iki elim yakanızda
hayaletim gezer düşer peşinize
binbir yarayla, tek bir kurşunla
gitti güldünya"