yeri geldiğinde komik yeri geldiğinde çok duygusal olan, müziklerine herkesin hayran kaldığı (bkz. kazım koyuncu), ailece her hafta büyük keyifle izlenesi, izlendikçe daha çok sevilesi, sevildikçe daha da çok izlenesi karadeniz dizisi. kanald'de yayınlanırdı bir zamanlar. *
kanal d'nin tarihindeki nadir merhametli kararlarından birinin sonucu olarak bugün yeniden yayınlanmaya başlamış dizidir artık. kamran usluer'in resmen ete kemiğe büründürdüğü demiroğlu'yu, güzelim sesiyle, gözlerindeki karadenizle şevval sam'ı, kafası bir milyon olmayan bir nejat işler'i, en tanınmamışından bir mine tugay'ı, yan rollerde "küçük roller yoktur, küçük oyuncular vardır" mottosunu layığıyla sergileyen muhteşem oyuncuları, ve sokaklardaki şair ceketli gitaristi tekrar görmek çok güzeldir.
oyuncu kadrosuyla , müzikleri ile , senaryosu ile , samimiyeti ile,
kısaca herşeyi ile bence şu ana kadar türkiye'de yapılan en iyi diziler arasında ilk 3'e girebilecek dizidir...
oyuncular arasında şevval sam,nejat işler,kamran usluer,yeşim ceren bozoğlu,savaş akova,burak sarımolla,alican yarka,selin işcan ve adı aklıma gelmeyen pek çok iyi isim bulunmaktadır.
müzikleri kazım koyuncuya aittir.ve şevval sam da bu dizide
gelavera deresi
ben seni sevduğumi
divane aşık gibi
karşıya çifte çamlar
hastayım inlerim (sek albümünde olup karadeniz türküsü değil tsm eseridir)
gibi eserleri başarılı bir şekilde seslendirmiş
bazen de kazım koyuncu ile birlikte söylemiştir.
kısaca herkesin mutlaka izlemesi gereken bir yapımdır...
günümüz senaristlerin örnek alması gereken bir yapıttır.şöyle ki sadece 1 sezon oynamış fakat bu bir sezonda hem sade hem de öz olmayı sağlamış ve tadını damakta bırakmıştır.günümüz dizilerinin her bölümünün mübarek 1.5 saat olduğu ve izlerken sürekli bir ileri sarma tuşunu aratma özelliğine bakarsak acilen bir çözüm gerektiği gözükecektir
süper babadan sonra zaten süper baba hayatımın dizisiydi halada öyle ama şevval sam'ın en güzel dizilerinden biridir kamuran usluer'in nejat işler'in onlarında hakkını yememek lazım tabi. samimi aile olmanın ne demek olduğunu anlatan olayları uzatılmadan tadında bitirilen dizilerden bir tanesiydi
en küçük detayının ve sahnesinin ince ince işlendiği, yan rollerin bile göz doldurduğu çok iyi bir yapım.
kazım koyuncunun da ara ara sokak şarkıcısı gibi ortaya çıkıp en güzel yerde o güzel sesiyle duruma en uygun şarkısını söylemesi, bu diziyi unutulmaz yapan detaylardan sadece biri.
kesintisiz her yaz tatilde televizyon izleme sebebiydi, bu sene kanal d sağolsun yayınlamayıp tatilimi rezil etti.
süper babadan sonra tekrarlarını 12565689885656 defada olsa yeniden izleyebileceğim türk dizi tarihinin yüz aklarından bir yapım.gülbeyazı ,kadiri ,demirağası,beyaz anası vay be.aşkın yaşı olmaz sözünü doğrular nitelikteydi bu dizi .bir de şair ceketli çocuk kazım koyuncunun eşsiz müzikleri alıp hüzün deryasına salardı insanı.
haftaiçi her sabah bu saatlerde evet tam olarak bu saatlerde kanal d'de yayınlanan yurdum dizisi. konusu klasikleşmiş konulardan biri aslında. düşman ailelerin cocuklarının birbirlerine aşık olması falan. tüm bunlara rağmen oyuncular iyiyse ve yapım kaliteyse izlenir. ayrıca dizinin bir sahnesinde kazım koyuncu'da gitarıyla şarkı söylemekteydi. ah ahh üzüldüm bak şimdi sözlük.
bir sonraki haftayı beklemek fikri beni üzdüğünden bittikten sonra izlerim ben dizileri. ancak bu dizi beni benden almış tv karşısında takılıp kalmışımdır. bu kadar seveninin olması dizinin doğallığındandır. aşk hikayeleri vardır ama gözünüze sokmadan anlatılır, rahatsız etmez başka dizilerdeki gibi. ne zaman görsem izlerim sanırım.