işin dinsel boyutu ve maneviyatını bir tarafa bırakırsak bu durum hiç de esergeçer bir durum değil, malum herkesin kendisine ait bir sosyal çevresi ve bir anlaşma mekanizması var diğer insanlarla ve bu mekanizmaların işleyişi hepsinde farklı farklı ve istisnalar hariç herkesin sözde bir kaçınımı mevcut güce tapan tarafının afişe olmasından ki bunu her fırsatta dile getirmek için uygun ortam kollarlar, şayet oluşmuyorsa bu ortam; yaratırlar bir şekilde..
kavramın eskiliğinden sual olunmaz o ayrı ancak insanın ehlileşmesinden bu yana çeşitli periyotlarda az biraz görülmüştür bu davranım her canlıda, genele yaydığımız zaman ise devletler yıkılmış, devletler kurulmuş ve hatta dünya fiziki coğrafyasında kalıcı değişiklikler yapılmış.. dedik ki ‘her insan en az bir kere..!’
evet; eveliyetinden sual olunmayacağı gibi çekiciliği de sorulmaz.. konfordan yola çıkalım örneğin; üzümünü yiyen bağını iplemeyen hiç kimsenin kayıtsız kalamayacağı bir olgu ve bu konforu ona sağlayan güce aklı tapmasa bile metabolizması boyun eğecek yaratıklarız ve canımız üzüm çekecektir tabiatımız gereği..
kimi zaman bu güç karşılıksız verendir, kimi zaman verdiğinin karşılığında daha az alandır.
bazen bir inek olduğu gibi bazen güneştir.. daha lokalize edersek durumu; babadır, annedir..
mitleştirildiği derecede tanrı çıkar arkasından maddesiz bir biçimde ancak mucizeler koordinatlarında..
ilkelliğinden sual olunmaz demiştik; fakat katışıksız bir ilkellik anlayışından global – bireysel reformlar, buluşlar, teoriler ile sıyrılıp heran kendimizi kollarında bulabileceğimiz bir dinamikten bahsediyoruz.. belki de akılcı alanlarda kullanılsa çok daha verimli olabilecek en esnek olgu, şöyle ki; tapınılan gerçek bir gücü eksikler doğrultusunda kanalize ederken karşılığında iyi birer tapınıcı olmak..
ve bir ikinci kişiyi baz alırsak (karşımızdaki muhatap) en can alıcı
ihtiras ve
zaaflarla karşımıza çıkması da olası bir durumun sebebi olabilir.. bunu anlatıp dökmek ne kadar gerekli bilemeden; bu çaresizlikler içerisinde, kaldırıldığında altından güce tapınmanın çıkacağı en ağır taşın adı
yalan veya
riya olabilir.