|
|
- geçici süreli olarak bir suç işlediğinden şüphelenilen kişinin (şüpheli) hürriyetinin kısıtlanması durumudur. bu hürriyeti kısıtlama ilgilinin bir adli birime sevki ile sona erer. şu durumda gözaltı; kişinin kendi hür iradesi ile herhangi bir şekilde kolluğun yanından ayrılamaması durumuna kadar indirgenebilir.
- türkiye'de resmi azami süresi kişiler için 48 saat, toplu gözaltılar için 1 hafta olan yaptırım. uzatılması için savcılıktan izin alınması gerekir...
- orada kaldığınız süre için sizden para alırlar bir de..
- tek kişinin işlediği suçlar için 24 saat çok kişi veya karmaşık olaylar için süre 48 saat olarak işletilir. gün arttırımı savcının yazılı talimatıyla 4 güne kadar olabilir. ayrıca gözaltında bulunduğunuz sürec içerisinde yaşamınıza dair her türlü gereksinim devlet tarafından karşılanır. müdafiden yararlanma hakkı dahil olmak üzere
- (bkz: sorgu)
(mavio, 07.02.2005 10:32)
- (bkz: göz altındaki morluklar)
(esdora, 07.02.2005 10:34 ~ 10:35)
- türkiye'de bir zamanlar görünmez adam üretimi için kullanılmış olan uygulama.
(camel, 06.11.2005 00:13)
- (bkz: işkence)
- çilekeş'in y.o.k adlı albümündeki 4. parçası olup sözleri
yanlış yolda kayboldu
doğrular hiç oldu içim dolu kural kesti kolu
ölü dağlardan battal gazi
komiser olamaz kovalar mazi
dağda ovada işkence var
sana da bana mabusta tek çare kapuska
apışma kel yapışma len karışma sen yoluma giden ben özgürsem
hakimiyet kimde kalır rüşvet satın alır
paraya tapın yaraya bakın
infaz ölümden sonrada var
yan gelip yatın bende kaybolan her gencin adı
damağında kaldı iyilerin tadı örümcek ağında emilir kanı
dönersek bu yoldan yerde kalır kanı
ödeşir mahşerde büyücüde cadı
bile bile ölmek zor geliyor sonuna kadar kahrolmaktan
direnene yollar dar geliyor esir olmaktan...
politikası ışık söndürür tavuk karası avukat haaoh çarkı döndürür
yarasına tuz basılan hücresine asılan gardiyan kasılan şaşıran
kaşınma ama yaşanma taşınmadan kaldır taşınmadan saldır yakınmadan
lolo yapan denyoları takip eder adam anneleri kalbi kanayan yara
bile bile ölmek zor geliyor sonuna kadar kahrolmaktan
direnene yollar dar geliyor esir olmaktan...
aynı kandan rock ve rap yatsipere fuat ve çilekeşş...
- olağanüstü hal zamanlarında akılalmaz sürelere uzatılabilen, insanın her türlü hakkından mahrum bırakıldığı, etrafındaki iki üç polisin veya askerin insafına kaldığın durumlara taşınabilmektedir. express dergisinin bu ayki sayısında ümit kardaş'ın anlattıklarından aktarayım:
"ben 1980-81'de, diyarbakır'da askeri savcıydım. birçok şey yaşadım, mücadelelerim de oldu. işkenceyle ölüm olayları vardı. gözaltı süresi 90 gündü. aldıkları kişiyi 90. gün savcının önüne getiriyorlardı. yediden yetmişe, kadın-erkek, bizim önümüze kim geldiyse işkence görmüştü. belki sizi yoldan geçerken almışlar, önemli değil, yöre halkındansanız, potansiyel suçlusunuz, 90 günde bu hale getiriyorlardı."(malina, 07.06.2007 13:09 ~ 13:09)
- çilekeş'in fuat ergin ile düetinden ortaya çıkan şarkı türünün en güzel türkçe örneklerindendir. ya da değildir de bana öyle geliyordur.
- rock ve rap in müthiş uyumunu barındıran şarkı. harbiden aynı kandanmış gibi hissettiriyor. öyle olmadığını düşünen biri tarafından bile öyle zannediliyor en azından. bu şarkıda yakalanan rap-rock uyumu bir daha yakalanır mı tahmin etmek zor. keşke bunlardan daha çok olsa.
- bir zamanlar blue jean dergisinin arkasındaki rockçı ve rapçi atışmalarını hatırlatan şarkı.
"yeah ve yo" demiştir bu konuda fuat.
- küçük bir çocuğun ilerde hiç unutamayacağı anılara sahip olmasına sebep olabilecek durum.
saf olur küçük bir çocuk. etrafında olan bitenden habersizdir, tek derdi misketleri ya da barbie bebeğidir. ara sıra gidip akrabalarının evinde kalır, yaşıt çocuklarıyla oynar. yine bu tür kalmalardan birindedir. 3-4 gün olmuştur evden geleli. baba almaya gelir. gitmek istemez, biraz daha kalayım der, babayı eve yalnız yollar. sonra günler geçer. orada kalmaya devam eder. anneyle telefonda konuşur ama gelmez baba onu ordan almaya. sonradan öğrenir, baba o akşam eve döndüğünde kendisini evin önünde bekleyen polislerle karşılaşmıştır. sadece eşine telefon edebilmiş, "ben emniyete kadar gidiyorum" diyebilmiştir. sonra günlerce sorguda tutulmuş, kimbilir neler yaşamıştır. ama çocuk farkına varamaz bunların o yaşında, haberi bile olmaz.
aradan 4 yıl geçer. büyümüştür biraz. çalışkan çocuktur, artık dersleri, okuludur derdi. akşam eve döndüğünde babanın bir arkadaşı arar telefonla annesini. anlar bu kez ters giden bir şeylerin varlığını. baba gözaltındadır yine. akrabalar gelir eve, destek olmaya. akşam boyunca panzerler, polis arabaları geçer evin önünden. anne apar topar bir şeyleri toplamaya çalışır. yasadışı olmasalar da polis tarafından suç olarak gösterilebilecek dergiler, kasetler, sendika belgeleri saklanır. ertesi gün okulu olduğu için erken yatar çocuk. sabah kalktığında dağıtılan kitaplığını, dağıtılıp yeniden toparlandığı belli olan kıyafet dolabını görür. polis dağıtınca evi bu kadar, anne çocuğu fark etmesin diye sabaha kadar oturup yeniden düzenlemeye çalışmıştır evi elinden geldiğince. bunun ne büyük bir fedakarlık olduğunu yıllar sonra anlar ancak çocuk. o sabah kalkıp okula gittiğinde arkadaşları "babanı televizyonda gördük", "senin baban terörist mi?" derler. ama çocuk görmemiştir ne şekilde gösterildiğini babasının. sonradan öğrenir ki bazı kanallarda örgüt evlerine yapılan baskınlar, gözaltına alınanlar ve evlerde ele geçirilen silahlar, bombalar, patlayıcılar gösterilmiştir. oysa bilir ki çocuk, babasının bobmayla, silahla işi yoktur ve o gece evden böyle bir şey çıkmamıştır. o günden sonra nefret eder medyadan, çıkan her habere inanmamayı öğrenir. bir de evi aramaya gelip hırsızlık yapan, para çalan polislerden nefret eder, polisin bile hırsız olabildiği bu ülkede kime güveneceğini bilemez. büyüyünce o günlerden kalan anıları düşündüğünde çocuk, halasını hatırlar çok net bir şekilde. 2 çekyatlı salonda arkasını dönüp ağlayan halasını. bir de babasının eve döndüğü günü unutamaz hiç. okuldan dönmektedir, kapının önüne gelmiştir. evden çıkan bir yakını "hadi gözün aydın, gelmiş baban" der. uçarak girer eve çocuk. sarılır babasına ama hiçbir şey diyemez, konuşamaz, babasına onu özlediğini bile söyleyemez. zor tutar kendisini ağlamamak, babasını üzmemek için. aslında her şeyi kesin olarak anladığı andır o an. tüm hayatı boyunca bilir ki çocuğuna böyle sarılan bir babanın onun daha güzel bir ülkede yaşamasını istemekten başka bir amacı yoktur. inandığı haklı mücadelesinde hep destek olur babasına ve onun izinden gitmeye karar verir.
çocukluğunda farkına varamasa da birçok şeyin, bu anıların, gözaltılarının onu büyütüğünü, fikirlerinin oluşmasında yardımcı olduğunu anlar büyüyünce. belki de yaşarken hiç göremeyeceği aydınlık günlerin hayallerini kurar.
- (bkz: gözaltında kayıp onu unutma)
- üniversitede izinsiz bir gösteri sonucu toplu gözaltı vakası. olaydan yaklaşık 12 saat sonra kişiler evden toplanarak gözaltına alınmış han solo ve bir kaç arkadaşı da orada üstelik izinsiz gösteride bulunmadıkları halde.... sorgu öncesi kayıt tutanağı sırası han solo sırada önünde sima olarak bildiği ama şahsen tanımadığı bir öğrenci.... diyalog aynen şöyle;
+: adın?
-: ....
+: soyadın?
-: ....
+: yaş?
-: ....
+: doğum yeri?
-: .....
+: olm bu sorgu değil tutanak bunnarı değil içerdeki soruları cevaplamıcan salak...
- çilekeş'in y.o.k. albümünden fuat'ı da misafir ettikleri parça. size tavsiyem, şarkıyı beğendiyseniz çilekeş'in bir konserine gidin ve boğazınız parçalanasıya çilekeş!!!! diye böğürmenin insanı nasıl gaza getirdiğini görün.
(ntcik, 24.04.2008 19:21)
- aynı şarkı içinde müzik geçişlerini süper yapan şarkı. rock'tan rap'e, rap'ten rock'a bu kadar uyumlu geçiş yapmak kolay olmamıştır eminim. şarkı güzel. fakat buna benzer çok fazla şarkı olmamasının sebebi, rockçıların rapçilere karşı bir önyargı ile yaklaşıyor olması ve rap yapan rapperların rock müzik içine girince yadırganacaklarını düşünmesi olabilir.
müzik süper, dinlemek eğlenceli.
|