göziçi sıvısının gözküresi içinde oluşturduğu basınç.göziçi basıncı da denir.normal düzeyi 10-20 mm civa basıncı arasıdır,yüksek olması kalıcı görme kaybına yol açabilir.yüksek olması durumuna "glokom" denir.
dünyada en sık görme kaybına neden olan hastalıktır.özellikle 40 yaşın üzerindeki insanların yaklaşık %2,5'inde bu hastalığa rastlanır.
glokom, gözün kendi basıncını düzenlemede başarılılı olamaması nedenyle,gözün iç basıncının yükselmesidir..bu hastalığın en tehlikeli yanı çok geç oluncaya kadar bu durumun fark edilmemesidir.görme kaybını önlemek için,hastalığın erken teşhisi çok önemlidir..
efendim bi kere bu hastalığa yakalananlar bu hastalıkla yaşamayı öğrenecekler ömür boyu birincisi bu. ikincisi morallerini bozmayıp allahım yandım ben kör oldum ayvayı yedim ayaklarına yatmayacaklar ikincisi. gerçeklerle yaşamayı öğrenecekler. sinir harabiyetinin telafisinin olmadığını unutmayacaklar ve sürekli kontrol altında tutulacaklar. yanlarından göz damlalarını eksik etmeyecekler. tatilde, okulda,otobüste,yürürken,karanlıkta,aydınlıkta,denizde şurada veya burada aklınıza gelen her yerde bu damlaları yanlarında taşıyacaklar. onlara bağımlı yaşamayı öğrenecekler. bu hastalığın ne kadar sinsi olduğunu uyuyan bir yılan olduğunu akıllarından çıkarmayacaklar. gözleri bir anda değil hissettirmeden çevreden sararak bir boruya baktığınızı düşünerek ilerlediğini unutmayacaklar. ve tespitinde erken tanının ne kadar önemli bir nimet olduğunu hatırlayıp elhamdülillah diyecekler yaradana. diyorum:elhamdülillah. ben o şanslı kesimdendim. erken tanı konuldu ve sinir harabiyetinden en az hasarla kurtuldum. görme alanları çekildi ve hasarın fazla olmadığı anlaşıldı. ve bu hastalık denildiği gibi 40 yaşın üzerindekilerde görülecek diye bir şey yok bunu unutmayın. yenidoğan bebelerde bile var bu hastalık. o derdini anlatamayan bi çareler ne yapsın. unutmayın siz glokomlusunuz ve sürekli ilaç tedavisi görebilirsiniz. belki ameliyat operasyon da geçirebilirsiniz. yada hastalık hafifleyebilir ilaçlar bir süreliğine kesilebilir. ama unutmayın bu hastalık geçmez. onun için tetikte olmalısınız ve en ufak bir şikayette sıra almadan hangi hastanede tedavi görüyorsanız göz tansiyonunuzu ölçtürmelisiniz. bu sizin için hayati önem taşır sonuç iyi çıkarsa içinizde ferahlamış olur. aman ben ilacı dün kullandım bugün kullanmasamda olur bakış açısıyla hareket edemezsiniz bu hastalıkta. doktor ne derse aynen tatbik etmeniz gerekir.ve harabiyeti ölçmek için belli aylarda görme alanına girmeniz gerekir. hata affetmez. yeri gelir üç damlayı birden karanlık odada tek başınıza damlatırsınız 10 ar dakika arayla artık işin ustası olmuşunuzdur 6 yıldır nokta atışı yapmaya başlarsınız gözlere. yolda yürürken otobüste farketmez tek elle damlayı damlatırsınız gözünüze. kolay gibi gözükür ama yapamazsınız. bir süre sonra refleksler haliyle alışıyor tecrübeyle sabittir. herneyse ben şanslı olan kesimdeydim ama bu hastalıktan dolayı gözlerini kaybeden insanları gördüm aralarında arkadaşlarımda vardı. herneyse dikkatli olacaksınız herşeye sinirlenmeyeceksiniz çünkü tansiyonunuz göz tansiyonunuzu da etkiliyebilir. yemek konusunda değişik rivayetler var. çok tuzlu yeme falan diye ama tuz herşeye zararlı zaten. sigara desen hakeza. ben yemeklerin çok fazla tansiyonu etkilediğine inanmıyorum. doktorlar da zaten farklı bir yemek listesi önermedi. önceki hayatında ne yediysen aynen yemeye devam edeceksin demişlerdi zamanında. yani denildiği üzere sizin artık iki hayatınız var. glokomdan önceki ve sonraki bunu unutmayın ve sevdiklerinizi son halleriyle hatırlamak istemiyorsanız sürekli kontrolde olun, ilaçlarınızı zamanında alın. ameliyatın son çare olduğu söyleniyor kesinlikle doğru. allahım düşürmesin oralara. hastalık ilaçla seyrini devam ettirebiliyorsa ne mutlu size. gözlerimiz dünya penceremiz.
göz tansiyonu olarak bilinen "glokom" hastaligi milyonlarca insani etkileyen bir saglik sorunu. göz içindeki islevlerin yapilabilmesi ve gözün normal sertligini koruyabilmesi için özel bir sivi salgilaniyor. bu sivi gözün ön kisminda göz merceginin kenarlarinda bulunan ve 'silier cisim' denilen yapilardan salgilaniyor.salgilanan sivi , gözün renkli kismi olan iris ve dis tabaka olan kornea nin birlesim yerinden geri emiliyor.
kalıtsal bir hastalık.
çok hassas gözlere sahip olanların mutlaka kontrol ettirmesi gerek ki ilerleyen yaşlarda vakit geçmişken fark edilmesin, önlem alınabilsin.