son bir haftadır gün içinde belli saatlerde başıma gelen hadise henüz ne olduğunu kavrayabilmiş değilim. bilgi için ;
http://www.habervitrini.com/...
normalde hep çok kısa sürdüğü için biri beni anıyo deyip geçiştirdiğim, ama bütün gün sürmesi sebebiyle heralde biri bütün gün beni konuşacak değil diyerek altında başka nedenler aradığım sinir bozucu bir durum. bulduğum sebepler içinde nörolojik ve psikolojik bir sebep olmadığına kendi kendime kanaat getirip, heralde uykusuzluk ve stres diyerek teşhisi koyduğum göz kasının kontrol dışı hareketi.
sebebi genellikle bilgisayar ekranına çok bakılması sonucu gözün kuruması olsa da yapılan araştırmalara göre
magnezyum eksikliği veya
ms hastalığı da yol açabiliyormuş.
http://saglik.milliyet.com.tr/...
uzun sürmesi durumunda kötü bir olaya işaret olduğuna inanılan hede..
her ne kadar hoş bir şey olmasa da, gizli özentiliklerimden biridir bu. yani şöyle bir sinir hastası olsam belli başlı durumlarda gözüm seğirse, erkekler "vaaavv adamın gözü seğiriyor kafası attı galiba ruh hastası oğlum bu" desinler kızlar da "vaav ne kadar cool hemen yatmalıyım" türü düşüncelere kapılsalar. çok hoşuma giderdi. sonra bu başlığa gelip sürekli yazardım heralde;
"yıllardır başımın belası olan hede"
"sebebini bilmediğim ama her sinirlendiğimde vuku bulan olay"
"özellikle sabah oluyorsa çok can sıkıcıdır, kendimden biliyorum." gibi, gözüm gerçekten seğirse daha da uzatırdım tabii.
bastırdığın, unutmak istediğin, konuşmak isteyip de söyleyemediğin şeyler yüzünden... unutmaya, yok saymaya çalıştıkça sen, vücudun isyan ediyor .
bünyenin işletim sisteminin ufaktan hata vermesidir.
yorgunluk,
uykusuzluk ve
monitöre bol bol bakmak (refresh rate'i ne kadar düşükse ve monitör ne kadar tarihi eserse o kadar eğlenceli saatler sizi bekler) en genel sebepleridir.
stres her türlü sağlık probleminin sebebi olabileceğinden onu es geçiyorum.
eğer yukarıdakilerini bazı
zeki yazar arkadaşlar gibi aynı zaman aralıklarına denk getirirseniz gözünüz seğirmekle yetinmeyip alenen atmaya başlar. kendi benliğini kazandı sanırım... biraz daha uğraşırsam ayrı bedene çıkacak.
edit: imla
3 gündür beni deli eden yorgunluk ve stres kaynaklı olduğunu düşündüğüm hadise.ya bitsin artık
güven kıraç'a çok yakışan tikimsi olay.
eskiden de olurdu, ama şöyle iki pır pır eder geçerdi. bu sefer fecî musallat oldu, iki gündür paso çırpınıyor sağ göz kapağım. avucumun içiyle bastırmam gerekiyor. ben de
uyku gözlüğü üzerinde gerekli değişiklikleri yapıp taktım artık, sağ gözüme basınç uygulasın diye.
kill bill'deki
elle driver karakterine döndüm resmen, korsan gibi tek gözle oturmuş çizim yapıyorum bu saatte..
tanım: dünyadaki en sinir bozucu şey!
-------
beşinci gün. dellenip gözkapağımı kesicem sanırım.
tam lan durdu galiba dediğim anda yeniden başlayan şey, ilk kez başıma geliyor, 3 saattir gözüm seğiriyor. yeter ulan. üzgünlüğün yan etkisi olabilir...
zamanında beyin tomografileri çektirdiğim rahatsızlık. meğersem sadece nörolojik yorgunlukdan ötrüymüş. uykusuzluk, mutsuzluk, stress vb. gibi beyin mekanizmasını etkileyen faktörler sebeb olurmuş.
embole yada asferlerin atması durumunda sakin kişiliklerin kendini istemeden de olsa ele vermesine sebep olan otonom sinir sistemi eylemidir.
çok fazla kahve tüketimi de sebeplerinden biridir. günlük kahve içimini azaltmak, -şayet çok aşırıysa göz seğirmesi- birkaç gün içmemek -ki buna bünye nasıl dayanır bilemiyorum- etkili bir çözümdür.
sınav dönemi hastalığı. uzun sürerse, nöroloji servisleri genelde 3. katta olur.
sağ göz sağlık, sol göz varlık derler bizim oralarda.
her koşulda da başınıza kötü bir şey gelecektir, böyle yorumlamışlar neye hikmetse artık. anadolunun karamsar dünyası işte... 1 reçetelik çözümü vardır takmayın. tek kötü yanı sinir bozar. ne sağlığa ne de varlığa ufacık bir gözün titreşmesi birşeycikler yapamaz. 1 haftada geçip gider, tecrübeyle sabittir.
(içses, 14.06.2009 00:29)
biriyle konuşuyorken başka taraflara bakmanızı gerektirir. öteki türlü karşındakine göz kırpıyormuşsun gibi oluyor. hiç hoş bir durum değil.
doktora gitmeye üşendiğim için internetten çözüm aramıştım bir ara ('zaten gideceğim doktor da muhtemelen yine 'psikolojik'
* diyerek rahatlatıcı bir hobi edinmemi tavsiye edip başından atacak' diye düşününce kendini de suçlamaktan kurtulmuş oluyorsun). ha, internet demiştik; 'göz kapağına gazete kağıdı yapıştırınca geçiyor' diyenler bile vardı da, çayın dinlendirici etkisini bildiğim için en mantıklısı çaylı pamuk yöntemi gelmişti o ara. pamuğu çay ile ıslatıp hangisi zıplıyorsa onu kapatıp üzerinde bekletiyorum, plasebo etkisi de olabilir; kendimi şartladığım için bir süreliğine rahat ediyorum. yine de
evde denemeyin, 'bir sağlık kuruluşuna müracaat edin' derim ben.
sinirler bozulunca vücudun dışa verdiği tepkidir.
mesela şu emperyal patron ibnesine ne zaman kızsam, bir hafta gözüm seğirir. ta amk ben senin yağuşşak.
2 gündür 5 dakikalık aralarla peyda olan vücut tepkimem. senin ağzını yüzünü kırarım. git lan, rahat bırak beni. anaa bu ne be! tık tık tık. bok var sanki. sinir bozukluğundan oluyormuş. daha çok sinirimi bozuyor bu şerefsiz.
ayrıca annemle şöyle bi diyaloga girmemi sağladı;
+anne bak göz seğirmesi psikolojik ve nörolojik bi bozukluğa sebep olabilirmiş.
-sağ sağlığa, sol varlığa
+anne adam bilimsel açıklama getirmiş, sen ne diyosun ya?
-bilmiyorum kızım. öyle derlerdi.
+haspinallaaah... (bu arada atmaya devam eder)
ed: 5. gün.. geçmiyo lan!
(gitana, 28.07.2009 19:05 ~ 31.07.2009 21:51)
bu sabah, işe başlamak için gereken evrakları görünce başıma gelen olay. hala da geçmedi. yarın kısmetse resmi kurumlara psikopat izlenimi vermeyi planlıyorum. evrak işlemlerini hızlandırırlar belki.
on beş gün olur da geçmezse kendinize acımaya başlarsınız artık.uyumak istiyorum lan artık.hiç bişi benim suçum değil.
*