maşuk ile
vuslatın olmadığı durumlarda nispeten haklılığı olan sözdür. sonuçta yaşanmış bir şeyin unutulması mümkün değildir. lakin, zamanla fırtınaların yavaşladığı, yangınların harının geçtiği de malumdur. ancak, sizi gerçekten yerden yere vurmuş maşukunuzu, her daim görür ve yahut hakkında her daim bir şeyler duyarsanız, fırtanalar geri dönecek, sönmeye yüz tutan ateş yeniden harlanacaktır. bu da aslında işkencenin önde gidenidir. ama, kavuşamadığınız yâriniz bambaşka mekanlarda, bambaşka ortamlarda yaşıyor ve zırt pırt sizin gündeminize de girmiyorsa, en fazla bir şarkı dinler dalgalanırsınız, ya da bir hatırayı hatırlayınca dağılırsınız biraz. ama bunlar görmek, muhatap olmak kadar etkili değildir, insanı şöyle bir sallar ama yıkmaz.
bir de, seneler boyunca görmeyip de birden karşınıza çıkması durumu vardır maşukunuzun, ki afedersiniz ağzınıza sıçıldığının resmidir. (bkz:
agd)