hep unutuşlara,terkedilişlere,kana,cesetlere,mermilere tanık olup da,içinden anlamsız bir sıvı çıkaran insan organı..bir de görmeye yarar,o yararını pek göremedim.
eşyalarda da bulunur. mesela dolabın çekmecesine göz denebilir ya da sıranın gözü bulunabilir. genellikle ihtiyar insanlar daha çok kullanır bunu. canım dedeciğim ben küçükken ziyarete gittiğimde "git gözümden bir gofret al" derdi. hey gidi
bir insanı en güzel tanımlayan kısımdır. insanın ruhu, düşünceleri, tepkileri, kimyası ve tam kimliği hakkında en rahat fikir sahibi olabileceğimiz kısım göz sanırım. kimliginin belli olmamasını isteyen kişiler genellikle resimlerde sadece gözlerini kapatır... bu belki de tesadüf değildir. kendini saklamak isteyenler gözlerini kaçırır veya saklama ihtiyacı hisseder. doğumdan itibaren vücutta tek büyümeyen organdır. nerdeyse hiç değişmeyen...
göz insanin kimliğidir.
göz, bakışların mekanı. bakışlarsa düşüncelerin, duyguların, ruhun bir aynası. belki vücudumuzun her yerine maskelerimizi geçirebiliriz ama gözlerimize hayır. göz insanın en korumasız en yalın en gerçek kısmıdır.
gözdeki her hangi bi bozukluk sebebiyle, görebilmek için kullanılan gözlük ve lensin yanında kuşkusuz en hoşu, olayı pür-i pak bir şekilde çözmek adına "excimer laser" tedavisidir.
(bkz: lasic)
(bkz: intralase lasic)
göz görür, gönül de sever derler. eyvallah.
göz, önündeki perdeleri açar. maksat ferini koruyup görebilmektir etrafı. başarır da. ama işte keşke gönül gözünü de açmak bu kadar kolay olsa. yani sureti değil de suretten öte olan sireti görmeyi başarabilse göz denen güç.
türkçe seslendirilmiş halini izlediğim yüzüklerin efendisi filminde frodonun sürekli kendilerini takip ettiklerini söylediği şey.eye of sauron yani.filmde kısaca göz diye seslendirilmişti.