baş döndürücü bir koşuşturmaca ile gecen hayatlarımıza "hele bir durun da düşünün" der bir şiirdir. 19. yüzyıldan,
yenişehirli avni'nin kaleminden;
gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur
ateş kesilir geçse saba gülşenimizden
o mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler
bir ah etsem bu dünyayı viran ederim ben
göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mahım
kurbanın olam var mı benim bunda günahım
o gül endam bir al şala bürünsün yürüsün
ucu gönlün gibi ardınca sürünsün yürüsün
neler çeker bu gönül derdim şikayet olur
ben aşıkım sözüm de benim aşkaanedir
ne yanar kimse bana ateş dilden özge
ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı
not: bu şiirin bir kaç büyük şairin şiirlerinden derlenip toplandığını düşünmekteyim. "gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur" dizesi'nin
divani mehmed çelebi'ye; "ne yanar kimse bana ateş dilden özge / ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı" beytininse fuzuli'ye ait oluşu bu düşünceyi güçlendiriyor. araştırmalarım sürüyor, gelişmelerle tekarar karşınızda olacağım.
not 2 : "ateş kesilir geçse sabâ gülşenimizden" dizesi de
selimi'ye aitmiş.
not 3: "neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur" - yahyâ bey