1. kendisiyle bu gece tanıştım. ilk görüşte aşk bu olsa gerek.

    dört saat boyunca ekrana kilitledi teke tek programında. sümerlerden girdi, kabaladan çıktı, kabala eşittir ebced hesabı oldu, 12 havari, 12 imam, tanrıça inanna, maria magdalena, paskalya, nevruz ... neler neler...

    tek tanrılı dinler ile ilgili bir çok konuya değinecekti ancak programın başında çekinceleri olduğunu baştan söylemişti, anlatacağı bir çok şeyi pas geçti.

    anlattıklarını dinledikten sonra sümerlerden bir kez daha korktum, ne kadar köklü bir coğrafyada yaşadığımız bir kez daha dank etti. dört saat boyunca ne anlattı derseniz belli bir konu, belli bir bölge yoktu ancak zaman su gibi akıp geçti.

    sadece anadolu değil, çok geniş bir coğrafyadaki bir çok geleneğin aslında sümerler ve tanrılarından geldiğini, divan edebiyatı'nın temelinde aslında bize öğretilenlerden çok farklı, çok zengin bir altyapı olduğunu, tek tanrılı dinlere geçişin nasıl olduğunu ve aralarındaki sıkı bağları öğrenmek çok keyifliydi.

    daha da keyiflisi tüm bunları uzmanlık alanı türkoloji olan bir profesörden dinlemekti. çengname'yi ilk okuduğunda anlayamadığı için kendisini harvard üniversitesi'nin kütüphanesine atıp dördüncü katında arkeoloji kitaplarının arasında bulup, sonrasında sümerlere uzanan araştırmalarını dinlemek aslında en az anlattıkları kadar, çok büyük bir ders verdi bu gece.
  2. değeri bilinmeyen bilim insanlarımızdan biri..şinasi tekin in eşidir kendisi.karı-koca çok önemli işlerin altına imza atmışlar.

    tanışmak için hepimiz biraz geç kaldık;ne yazık..

    bir pazar gecesi bu kadar çok şey öğrenebileceğimi hiç düşünmemiştim.son zamanlarda yapılan en iyi canlı yayın programıydı..

    bavulları toplayıp cunda adasına gideceğim..
  3. tek tanrılı dinler konusunda da bizi aydınlatmasını çok istediğim profesör. şeker hastası olan on yaşındaki kedisinin iğne saati geçtiği için başına bir şey gelmemiş olmasını dilerim. böyle insanlardan daha fazla olsa çevremizde diye dilemekten kendimi alamadım.
  4. anlattıklarını dinlerken kafamı taşlara vura vura neden üniversitede bize edebiyatı ve türk dilini anlatacak böyle öğretmenlerimiz olmadı diye dertlendiğim dünya tatlısı dünya bilgini insan.
  5. gönül alpay tekin, talat tekin'in değil, rahmetli şinasi tekin'in eşidir. özlem tekin'in annesi de değildir. akrabalık meselesine bu kadar girmişken önemli bir ayrıntıyı da eklemeden olmaz: gönül hanım, aynı zamanda boğaziçi'nin efsanevi profesörlerinden, türkoloji dünyasının büyük isimlerinden günay kut'un da ablası olmaktadır.

    gönül alpay tekin profesör değil, doçenttir. bunun nasıl olduğuna herkes gibi ben de şaşmıştım. bunca şey bilen, bunca eser veren ve türkoloji dünyasına kelimelerle tarif edilemeyen ölçüde hizmetleri olan bu hoca nasıl olur da profesör değildir, diye düşünmüştüm. efendim şöyle oluyor: bizim yök isminde, kelimenin tam manasıyla bir hilkat garibesini andıran kurumumuz, bir insanın profesör olabilmesi için türk üniversitelerinde en az beş yıl çalışma şartı getirmiştir. hal böyle olunca, gönül tekin gibi, en az elli tane yusuf ziya özcan'ı cebinden çıkarabilecek, harvard'da senelerce hocalık yapmış ve dünyanın en kaliteli türkoloji dergilerinden birini otuz seneden fazla bir zaman boyunca çıkartabilmiş bir insan "profesör" unvanı alamamaktadır. bu, ancak ve ancak türkiye'de olabilecek bir iştir. doçent olduktan sonra beş yıl boyunca derse girip bir-iki göstermelik tebliğ sunmaktan başka bir iş görmeyen ve dahi bir gün bile beklemeden profesör olanlar ise memleketimizde oturacak yer bulamamaktadırlar. gönül tekin öyle yüce gönüllü bir insandır ki yök'ün "ulufe" kabilinden dağıttığı bir unvana suret-i mutlakada tenezzül bile etmemiştir.

    bir sempozyum sırasında, iki gün boyunca kendisine eşlik etme onurunu yaşadığım için biliyorum ki dünyaya böyle insanlar az gelir. bu kadar çok şeyden haberdar olan; mitoloji gibi, kim ne derse desin gerçekten karmaşık bir dünyayı avucunun içi gibi bilen ve her şeyi çok sade bir şekilde tane tane anlatabilen bu büyük hoca, elbette ki her türlü takdiri hak eden gerçek bir bilim insanıdır. bir türkolog olmasına rağmen tarihi çok iyi bilen, osmanlıcaya her yönüyle hakim olan ve onu her milletten insana öğretmeye çalışan bu ufacık tefecik kadına allah sağlıklı bir ömür versin.
  6. 05 nisan 2009 tarihinde teke tek programında izleyenlere edebi bir ziyafet çekmiş kişidir.sabahlara kadar soluksuz dinlenebilecek ton ton bir babanne gibidir. dinlerken insanın ufkunda genişlemeye yol açabilecek değerli şahsiyettir. tarih, dil bilgisi, edebiyat, mitoloji, sanat, arkeoloji, din gibi çeşitli dalları harmanlıyarak kullandığı anlatım şekli takdirimi fazlasıyla kazanmıştır.
    program linkleri:
    1) http://video.google.com/...
    2) http://video.google.com/...
    3) http://video.google.com/...
    4) http://video.google.com/...
  7. cunda adasını ziyaret ettiğimde rahmetli eşi şinasi tekin ve kedileriyle tanışmaktan onur duyduğum kişi. mitoloji ve sanat tarihi uzmanı. harward da profesörlük yapmakla alman geleneği olan türk üniversitelerinde profesör ünvanı almak farklı şeydir. amerikada doktorasını yapmış herkes yaptıklarıyla beğenilip kadro bulursa profesör olarak görev yapar. alman geleneği olan türk üniversitelerinde ise sadece akdemisyenliğinize bakılmaz. göt yalaya yalaya önce asistan, sonra doktor ve yrd. doçent, doçent ve profesör olursunuz. olduktan sonra hiç bir b.k yapmasanız da ölünceye kadar profesörsünüz.,

    gönül hanım şu anda haberturk kanalında tarihin arka odası programında.
  8. dün her işten beni alı koyan üstün kişidir. ansiklopedi dizini gibi hafızasına hayran kaldım. işin güzelliği anlattıklarını o kadar neşe verici, hevesli şekilde dile getiriyor ki insanın oturup sabaha kadar izleyesi geliyor. harvard'a gitme sebebini de iki kelimeyle (teşvik ve saygınlık) açıklayıp üniversitelerimizin genel halini bizlere göstermiştir. açıkcası mitolojiye olan hayranlığımı iyice doruğa çıkarmıştır. ah keşke böylesine kişiler, araştırmacılar, bilim insanları olsa da tarihimizin o kısmına da ışık tutabilsek. maalesef islamiyet'ten öncesini araştırmak, türklerinde zamanında nelere inandığını bilmek insanlara ürkütücü geliyor, bir de çoğu geleneğimizin o dalga geçtiğimiz mitolojiden(türk mitolojisi ve etkilendiklerinden), şamanizm'den geldiğini öğrenen kişilerin kabullenemeyip bu tonton anneannemize karşı çıkmaları üzücü.

    ayrıca: dün ki programda (haber türk; tarihin arka odası) 4 bin yıllık bir sümer şarkısı dinlemek fazla etkileyiciydi.