gönül postası   

adana çık aradan

  1. hayat mecmuası'nda yer alan güzin abla tadındaki köşenin adıdır. 1960'lı yıllardaki kadın-erkek ilişkilerini, aile ilişkilerini, insanların sorunlarını çok rahat öğrenebileceğiniz bir köşedir aslında. anlaşılan o ki o zamanlar insanlar camdan bakıştıkları insanı severler ve evlenme planları kurarlarmış, yüksek tahsil yapanlar, yapmayanlarla evlenmekte ciddi tereddütler yaşarlarmış. genel olarak daha bir saflık varmış ve tabi daha çok kapalılık, daha çok (toplumsal) baskı da...

    birkaç örnek bu durumu açıklar sanırım ama esas gülünç yan gelen mektuplara yapılan yorumlar. biraz haydar dümen tarzında bir sertlik var yorumlarda ama bir o kadar akılcı, tam yol gösterici nitelikte.

    örneğin;

    mektup
    "ben evliyim, iki çocuk sahibiyim. maalesef halim vaktim yerinde değildir. hatta fakirim. fakat bir kızı da seviyorum. bana ne tavsiye edersiniz?"

    cevap (çok bomba)
    "aklınızı bir doktora muayene etmenizi tavsiye ederiz. evvela çalışmak suretiyle fakirlikle mücadele ediniz. çalışırsanız boş vaktiniz kalmayacağı için aşk oyunları da sizi rahatsız etmez."

    mektup
    "bir kızı seviyorum. bundan kendisinin haberi var. fakat kızı nerede görsem benden kaçıyor. bu hareketi beni daha da çıldırtıyor. muhitimiz içinde kendisiyle konuşamıyorum. ne yapmalıyım?"

    cevap
    "kız sizin kendisini sevdiğinizden haberdar ama o sizi seviyor mu bakalım? sevmiş olsa niçin kaçsın, değil mi?"

    mektup
    " hukuk fakültesine giden bir kız bana her zaman bakıyordu. kendisiyle konuşmak istedim. reddetti. fakat hala bakmakta devam ediyor. ne yapayım dersiniz?"

    cevap
    "siz ona bakmazsanız onun size baktığını göremezsiniz. herhalde sizinle konuşmak niyetiyle bakmadığı muhakkak." (az ve öz sözle durum izahatı)

    mektup
    "bir zamanlar evlenmek istediğim kızı başkasına verdiler. ben de başkasiyle evlendim. dört sene evli kaldım, çocuğumuz olmadı. ayrıldım. şimdi tekrar evlenmek istiyorum. acaba ilk evlenmek istediğim kızla mı evlensem? fakat onun da iki çocuğu olmuş. hayatından memnun olmadığını bana söyledi. tavsiyeniz nedir?"

    cevap
    "yahu, durup dururken iki çocuklu kadınının yuvasını niçin bozmaya kalkarsın! sen mademki ayrıldın, başka bir kadınla evlen de o kadıncağızı yeni dertlere bulaştırma!" (ünlemler ve yahular adamın gözüne girmiştir sanırım, ya da başka bir yere)

    ve benim favorim:

    mektup
    "askerliğimi yaptım. 25 yaşındayım yaşıma uygun bir bayanla iki senedir görüşüyorum. evlenmeyi daima tasarlıyoruz. fakat ben bir mağazada tezgahtarım. aldığım para ile geçinemeyiz. kızı ailesi beni sıkıştırıyor. ben cesaret edemiyorum. almazsam kızı başkasına verecekler. ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteyim..."

    cevap:
    "daha çok çalışarak aldığınız parayı arttırmaktan başka biz de bir çare göremiyoruz. meşhur sözdür: iki çıplak bir hamama yakışır derler. dışarıda sıkıntı çekersiniz."

    mektup:
    "19 yaşındayım, halen talebeyim, mezun olmama bir sene var. yine bir seneden beri bir erkek arkadaşımla mektuplaşıyoruz. onun da hayata atılmasına 2 sene var. konuşmalarımız şimdilik çok ciddi. bu hususta sizin fikriniz nedir?"

    cevap
    "konuşmalarınızda ciddi olmakta devam ediniz."
    (tanrim ben nerdeyim, 17.05.2007 11:51 ~ 12:35)