görseller
gölgegölge
gölgegölge
belki ilginizi çeker
  1. · senden sonra
  2. · ab ı nafi
  3. · kuyu
  4. · yaran belki ilginizi çeker sonuçları
  5. · 110
  6. · vasiyet
  7. · haşim kılıç
  8. · yalnızlık
  9. · odien
  10. · bir kız için değmez
gündem
  1. · ufuk uras
  2. · aklidengegorecelibikavramdir
  3. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  4. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  5. · sözlük yazarlarının dinlemekten bıkmadığı şarkılar
  6. · 15 kasım 2009 galatasaray fenerbahçe basket maçı
  7. · thierry henry
  8. · denge
  9. · derste telefonu çalan hoca modeli

gölge  

 sayfa  / 2
  1. saydam olmayan cisimlerin ışığı engelleyerek arkalarında bıraktıkları karanlık alan...
    (8844455, 10.03.2004 16:08)
  2. (bkz. gölge oyunu)
    (8844455, 10.03.2004 16:09 ~ 23.10.2007 01:00)
  3. bana bağımlı yaşayan asalaklardan biri
    (sözlükçü, 10.03.2004 17:53)
  4. gücünün adı telif hakkı alınarak he man kişisinin götünü kaldıran, ışığın eziği yokluk.
    (azureel, 17.03.2004 17:34)
  5. elimle kuş köpek yapama suretiyle çeşitli oyunlar yarattığm aslında herkesin bi zamanlar oynadığı nadide oyun arkadaşı
    (peynir, 05.04.2004 20:29)
  6. kadıköy'ün, adından hardcore yada black çalınmasını beklediğiniz içeri girip merdivenleri çıktıkça buğday sarısı duvarların ve papatya çayı kokusunun sizi sardığı dumur ötesi mekanı..
    (tutkuyakar, 04.10.2004 13:17)
  7. (bkz: gölge çiçeği)
    (excalibur, 04.10.2004 21:52)
  8. feridun düzağaçın köprüden önce son çıkış albümündeki en güzel şarkıların biri.

    sesimin gölgesi ol
    şarkılar söylerken yanımda bulayım seni
    hüzün gözlerinden akmasın
    yarın çok geç hemen şimdi
    ellerin
    kirletirken
    incitirken sokaklar düşlerimi
    örseleyip yok ederken
    yaşamak yüreğimi
    içime saklan hep orda kal
    her solukta duymalıyım seni
    umudumda kal umurumda ol
    sensiz anlamsızım sevgi
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 09.10.2004 11:24)
  9. ben giderim, o gider, peşimden tıntın eder.
    (guenhwyvar, 18.10.2004 20:05)
  10. (bkz: shadow)
    (pinklucifer, 26.10.2004 10:59)
  11. bayan vokalin berrak dingin ama diri sesiyle başlar bu mükemmel şarkı.
    feridun girer ağır ağır sonra "yarın çok geç" der
    sesi titrek devam eder: "kirletirken, incitirken sokaklar düşlerimi
    örseleyip yokederken yaşamak yüreğimi
    içime saklan hep orda kal
    her solukta duymalıyım seni
    umudumda kal umrumda ol
    sensiz anlamsızım sevgi"

    müphem melodi girer ardından
    feridun: yakarır düşlerine dair... bayan vokalde yakarışına yardım eder diri dingin sesiyle.

    "içime saklan hep orda kal
    her solukta duymalıyım seni
    umudumda kal umrumda ol
    sensiz anlamsızım sevgi"

    umut dolu bir solo:
    sonra bayan vokalin umut yığını sesi ve biter şarkı her güzel şey gibi.
    (kerrigan, 15.11.2004 00:50)
  12. kuaförlerin saç boyama yöntemlerinden biridir. kuaför, saçı,ince ve sık tutamlar halinde ayırır ve uygulamanın gerçekleştiği kişinin isteğine göre renk kullanır.
    (pembe cekirge, 11.06.2005 19:39)
  13. 110'un atomların harika dünyası albümünde bulunan, aynı zamanda gen filminin sonunda da çalan aşmış şarkısı, bence en iyisi. sözler:

    çok yalnızım, sevdiğim
    herkesten uzağım
    çok yalnızım
    yaptığın bir hatayım..

    bak savaştım,
    yara aldım ama hiç kaçmadım
    çok yoruldum
    sonunda anladım ki unutulmuşum..

    karanlıkta yürüyen bir gölgeyim aslında.
    insanlar geçer yanımdan ama
    hatırlamazlar adımı bir daha.

    bir hikaye, tanıdık, dilimin ucunda.
    hatırlamaya çalıştıkça, acı vermiş daha fazla.
    (plectrum, 07.05.2006 08:03)
  14. bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşmaya başlamışsa, orada gün batmaya başlamış demektir*
    (gaia, 30.06.2006 18:49)
  15. (bkz: gölge etme başka ihsan istemem)
    (cherryblossomgirl, 30.06.2006 19:08)
  16. lise sonda harıl harıl dershaneye gittiğimiz günlerde, bir coğrafya dersinde ekvatorda gölgenin sıfır olduğunu söylemişti hocamız. kankayla dumur olup gülmüştük : "nasıl lan? ekvatorda yok muyuz yoksa?" çok uzun süre gitti bu geyik; sarhoşken gülme krizlerine girip, "ulan ya ekvatorda olsaydık, gölgemiz sıfır oldu!!" tadında takılırdık.
    hey gidi günler nasıl da geçti,ama gölgeler hala yerinde...
    (lazarushadow, 10.08.2006 00:13)
  17. 110'nun süper sözlere sahip şarkısı, dinlerken "dur çıkaracağım, başka bir yerde duydum ben bunu." deseniz de, sözleri sağlamdır, insanı düşünmeye sevk edebilir.
    (maia, 02.11.2006 18:59)
  18. (bkz: gölge bar)
    (frock, 02.11.2006 19:01)
  19. kimi insanların tamamen silip attıktan sonra yeni bir hayata merhaba diyebileceklerine inandıkları pişmanlık, yalan, düşman, nefret vs tarafından meydana getirilen, ve kendi yokluğuyla ışıkları dahi ortadan kaldırabilcek güce sahip olan karartı. oysaki gölgeler olmadan üçüncü bir boyuta bile sahip olunamayacağı, bir ölünün bile bir gölgesi olduğu ele alınırsa gölgesi olmayana bu dünya arsasında ufacık bir alan bile bırakılmayacak, bu nedenle bir ihtimal yok edilseler bile mutlaka yerleri başka karartılar tarafından dolduracaktır.
    (alchemilta, 21.01.2007 10:24)
  20. yaz mevsiminde sudan sonra en çok aranan hayati unsurlardan biri.sıfır on yaş arası insanların yolda yürürken bir ışık kaynağı arkalarından geliyorsa onları yoldan çıkartarak şuursuz adımlar atmasını,genelde kafalarının yere göre simetriği olan bölüme basmaya çalışmalarını sağlayan,gün içersinde sürekli boy değiştiren kumsal gibi yerlerde bir çubuk yardımıyla saati öğrenmemize yardımcı karartı.
    (paranoidandroid, 13.02.2007 16:58)
  21. feridun düzağaçın yazdığı en mucize sözlere sahip şarkı.

    her solukta duymalıyım seni
    umudumda kal umrumda ol
    sensiz anlamsızım sevgi.
    (ximxili, 21.03.2007 03:11)
  22. kadıköyde aslında ambiyans olarak güzel, fakat hafta sonları liseli gençliğin çiftleşme yeri olan uzak durulası cafe.
    (snaps, 21.03.2007 03:17)
  23. böyle buyurdu zerdüşt'te geçen bölümlerden birinin adı. gölge'nin dile gelmiş hali;

    ""gölge

    fakat gönüllü dilenci daha henüz sıvışıp kaçmış ve zerdüşt yine yalnız kalmıştı ki, arkasından yeni bir sesin bağırdığını işitti. "dur! zerdüşt! bekle! evet ben'im, ey zerdüşt ben, senin gölgen!" ama zerdüşt beklemedi; çünkü dağlarına üşüşülmesinden ve kalabalık edilmesinden öfkelenmişti birdenbire.

    "nereye gitti benim yalnızlığım?" diyordu.

    "doğrusu, pek fazla oluyor; bu dağlar karınca gibi kaynıyor; benim ülkem artık bu dünyadan değil; yeni dağlar gerek bana.

    beni gölgem mi çağırıyor? vız gelir gölgem! varsın koşsun ardımdan! ben, --- kaçarım ondan."

    böyle dedi zerdüşt gönlüne ve koşup kaçtı. fakat ardındaki onu takip ediyordu, öyleki, hemencecik üçleşti birbiri ardında koşanlar, --- yani, en önde gönüllü dilenci, sonra zerdüşt, üçüncü olarak ta, en arkada, gölgesi. ama böylece çok koşmamışlardı ki, zerdüşt çılgınlığının farkına vardı ve bir silkinişte öfkesiyle tiksintisini üzerinden attı.

    "ne!" dedi, "en gülünç şeyler hep biz ihtiyar yalnızlarla ermişlerin başına gelmez mi?

    gerçek, cennetim benim büyüyüp gelişti dağlarda! altı yaşlı kaçığın bacaklarının birbiri ardında takırdadığını işitiyorum şimdi işte!

    ama zerdüşt bir gölgeden korkmalı mı ya? sonra, bana öyle geliyor ki, ne de olsa benimkilerden daha uzun onun bacakları."

    böyle diyordu zerdüşt, gözü gönlü gülerek; sonra durdu, çabucak arkasını döndü, --- ve bakın hele, peşini bırakmayanı, gölgesini az kalsın yere devirecekti, o kadar yakından takip ediyordu beriki kendisini, çok da zayıftı. zerdüşt, bakışlarıyla gölgesini dikkatle süzünce, sanki aniden bir hayalet görmüş gibi korktu, öyle zayıf, kara kuru, çökmüş ve bitkin görünüyordu bu takip eden.

    "kimsin sen?" diye zerdüşt sordu öfkeyle, "işin ne burada? ve ne diye senin gölgenim ben diyorsun? hoşlanmıyorum senden."

    "affet beni," diye cevap verdi gölge, "gölgen olmamı affet; ve hoşuna gitmiyorsam eğer, --- varsın öyle olsun, ey zerdüşt! seni ve sağ beğenini takdir ederim bunun için.

    uzun zaman peişini bırakmamış bir gezginim ben; yoldayım daima, ama amaçsız ve yurtsuz da hem: hani doğrusu ebedi gezgin yahudi olmama az bir şey kaldı, şu farkla ki, ne ebediyim ben, ne de bir yahudi.

    ne? yolda mı olmam gerek hep? esen her rüzgarla savrularak, durup bir yere konmadan, sürüklenerek oradan oraya? ey dünya yuvarlağı, bana sen pek yuvarlak gelmeye başladın!

    her yüzeyde oturmuşum ben şimdiye dek, yorgun tozlar gibi aynalarda ve pencere camlarında uyuyup kalmışım: her şey benden alıyor, bana bir şey veren yok; gittikçe inceliyorum, --- nerdeyse bir gölgeye döndüm.

    ama senin ardında, ey zerdüşt, uçtum yürüdüm en çok; kendimi senden sakladımsa da, yine de bendim senin en iyi gölgen: sen nereye oturduysan, ben de oraya oturdum.

    en uzak, en soğuk dünyalarda dolaştım seninle; kış damları ve karlar üstünde gönüllü gezen bir hayalet gibi.

    en yasak, en kötü ve en uzak şeylerin içine seninle geçip girdim: ve eğer erdem diye bir şey varsa içimde, bu, benim hiçbir yasaktan korkmayışımdandır.

    seninle kırıp parçaladım gönlümün saygı duyduğu ne varsa; bütün sınır taşlarını heykelleri alaşağı ettim; en tehlikeli arzuların peşine düştüm, --- gerçek, bir vakitler ben her suçun üstünden geçtim.

    ben seninle unuttum kelimelerle değerlere ve büyük isimlere inanmayı. şeytan deri değiştirince, ismi de değişmez mi? çünkü, o da deridir. şeytanın kendisi belki de, --- deridir.

    'hiçbir şey doğru değil, her şeye izin var': böyle diyorum ben kendi kendime. en soğuk sulara daldım kafamla ve gönlümle. ah, kaç kereler çıplak kaldım bu yüzden, kırmızı bir yengeç gibi!

    ah, nereye gitti benim bütün iyiliğim, bütün utancım ve iyilere duyduğum inancım! ah, nerede bir zamanlar sahip olduğum yalancı masumluk, iyilerin ve onların soylu yalanlarının masumluğu nerede şimdi!

    doğru, sık sık peşinden giderek, gerçeği iyice yakından takip ederdim: o vakit tekmeyi yapıştırdı yüzüme. bazen yalan söylediğimi zannederdim, şu ise bakın ki, tam isabet, gerçeği o zaman vurmuşum asıl!

    birçok şey gözümde aydınlandı: artık hiçbiri beni ilgilendirmiyor. sevdiğim hiçbir şey hayatta değil artık, --- nasıl severim ben kendimi hala?

    'ya canımın istediğince yaşamak, ya da hiç yaşamamak, ben bunu isterim; en kutlu kişi de bunu ister. fakat ah! nasıl olur da hala, --- bende istek olur?

    halan benim --- bir amacım var mı? benim yelkenimin yöneldiği bir liman? uygun bir rüzgar? ah, ancak yelken açtığı yönü bilen bilir hangi rüzgarın kendisi için iyi, hangi rüzgarın uygun olduğunu.

    ne kaldı ki daha bana? yorgun ve haddini bilmez bir yürek: kararsız bir istem; çırpınan kanatlar; kırık bir belkemiği.

    bu kendi yurdumu arayış: ey zerdüşt, bilir misin ki bu arayış içimin derdi oldu; beni yeyip bitirir!

    'nerede benim yurdum? bunu sorup ararım, bunu aradım ne zamandır, ama bulamadım. ey ebedi 'her yer', ey ebedi 'hiçbir yer', ey ebedi 'boşuna'!"

    böyle diyordu gölge; zerdüşt'ün yüzü ise, onu dinlerken asılıyordu. "benim gölgemsin sen!" dedi sonunda mahzun mahzun.

    "karşılaştığın tehlike küçük değil, ey özgür ruh, ey gezgin! kötü bir gün geçirdin: bak ki daha beter bir akşam geçirmeyesin!

    senin gibi huzursuz olanlara, sonunda zindan bile mutluluk gibi gelir. hapse atılmış suçluların nasıl uyuduklarını gördün mü sen hiç? sakin sakin uyurlar, yeni güvenliklerinden zevk alırlar.

    sonunda, dar bir inancın, sert, amansız bir aldanışın tuzağına düşmemeye bak! çünkü dar ve katı olan her şey seni kandırır, ayartır artık.

    sen amacını kaybetmişsin: yazık, bu kaybın acısını nasıl unutur da, teselli bulursun? bununla, --- sen yolunu da kaybetmiş oldun!

    ey zavallı yolcu, zavallı avare, ey yorgun kelebek! dinlenmek ister misin, yerin yurdun olsun ister misin bu akşam? haydi öyleyse benim mağarama git!

    şu yol benim mağarama gider. artık çabucak, koşarak ayrılacağım yine senden. şimdiden bir gölge var sanki üstümde.

    yalnız başıma koşacağım, öyleki pırıl pırıl olsun etrafım yeniden. bunun için, uzun zaman daha sevinçli durup kalmalıyım bacaklarımın üstünde. akşam ama, mağaramda dans edilecek!" --- ---

    zerdüşt böyle diyordu.""
    (cala, 27.03.2007 01:02)
  24. denildiğinde aklıma pek çok şey gelmesini sağlayan kelime

    1. küçüklük bilmecemizin cevabı:

    ben giderim o gider peşimde tıntın eder??
    --> gölge

    2. kanal d'de "canlı canlı" isimli magazin programını sunan gül önadlı afetin soyadı

    3. bir de lise fizik sorularında sorarlardı o geldi aklıma "yok efenim ışığa doğru yürüyen bi adamın gölgesinin boy değişimi zamana karşı nasıldır" diye
    (yiiit, 11.04.2007 18:49 ~ 18:50)
  25. ignacio padilla'nın ölümsüz eseri.

    s p o i l e r


    yıl 1916. avusturya-macaristan imparatorluğu, çoktan çökmüş doğu cephesine trenlerle adeta "cephede ölmeleri" için asker sevk etmektedir. bu askerlerden biri, thadeus dreyer, yolculardan viktor kretzschmar'la hayatı pahasına bir satranç maçına girişir. dreyer kazanırsa kretzschmar'ın kimliğini, bir demiryolu makasçısının sakin yaşamını devralıp, karşılığında rakibine kendi kimliğini ve cephede onu bekleyen ölümü verecektir. kaybederse yapması gereken, şakağına bir kurşun sıkmaktır. kazanır...



    s p o i l e r
    (foseptik çukuruna düşmüş bok böceği, 25.08.2007 13:51)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil