içinde bulut, kuş, uçak, çeşitli gazlar ve uçan böcekler olan mekandır. uçan kaz ve nill'deki uçan kaz da orada uçar. nefes alırız ya, işte o zaman gökyüzünü emeriz. gökyüzü yer yer seyrek, yer yer de sıktır. hatta bazı yerlerde gökyüzü olmaz. mesela biri boğulursa anlayın ki, orada gökyüzü bitmiştir.
(bkz. hancı)
denize rengini veren ve insanoğlu için her zaman mistik ve çekici olmuş yerdir. gökyüzü hüzünlüyse deniz üzer,gökyüzü kızgınsa deniz korkutur,gökyüzü neşeliyse deniz şenlendirir. deniz,gökyüzü olmadan yavan kalır;gökyüzü ile birleşince oluşturduğu manzara ile de sigara üzerine sigara yaktırır.
iyi ki mavi... başka bir renk olsaydı daha güzel olamazdı...
" iyi ama o zaman her şey değişik olurdu! " diyenlere gölge etmeyin başka ihsan istemem diyorum
gökyüzünün mavi olduğunu çoğu zaman görsekte aslında bir çok rengi kendi içinde barındırır. bazen alabildiğine beyaz, uçuk bir maviyle birleşir.
güneş ile bir araya geldiğinde o uçsuz bucaksız göğün renkleri adeta bir tualdeki gibi karıştığına tanıklık edebiliriz.
yada tamam tersine yağışlı bir gün de gri bir gökyüzü olduğuda bir gerçektir.
soner yalçının ve yalçın küçüğün sabetaycılık konusunda yazdığı kitaplarda adı geçen yazılarının çoğunun bu yazarlar tarafından çalındığını yeni harman dergisinde kanıtlayan, türkiyedeki yönetici sınıfının hepsiyle hemen hemen akraba olduğunu belgeleyen sandal formunda bir dönem yazan yazar.
gökyüzü insanın kopyasıdır. bazı farkları vardır insandan ama bu onun kopyası olmasını etkilemez. eksik çekilmiş bir fotokobi düşünün.
gökyüzü, büyük bir zevkle oturup insanları izler, tıpkı insanların gökyüzüne bakması gibi. çoğu zaman büyülenip dikkatle izler. bazı zamanlarda da acıyla izler. kimi zaman ağlar. insanlar onu yağmur sanarlar ama öyle değildir. insanlar gibi büyüleyici varlığın nasıl olup da böyle kötü olduğunu anlayamaz. acısını, üzüntüsünü bu şekilde ortaya çıkartır.
dünyada her zaman bir yerlerde yağmur yağar ve insanlar her zaman büyüleyiciliğini bozar. yaradılışından gelen kötülüğü her zaman uygular. tıpkı nefes alması gibidir. bu devamlılığını sürdürecek bir durumdur.
gökyüzü devamlılığını hep sürdürecektir. işte insanlardan tek farkı budur.
bir yazarın hakkında "deniz bulamıyorsanız gökyüzüne bakın" dediği.
insanlar bol bol bakar. sever. sayar. büyüktür gökyüzü. özgürdür. mavidir.
kimileri bakıp sonsuz hayaller dünyalar ister, içine sığamaz, orada yaşar, bulutlarda hayat bulur, yağmurda ağlar.
kimileri ise yok olmayı seçerken karanlıkta yaşar, gökyüzünden kaçar, bakmaya utanır, yıldızlardan korkar, "içine sığamayacak kadar büyüğüm" yalanını yüzüne çarpar gökyüzü çünkü, utanır, karanlıkta yok olmaya devam eder, yaşayamaz, zaten karanlıkta yok olmak kolaydır.
kimilerinin bakıp da "ulan hayat ne güzel be" derken de yine kimilerinin "hayat ne boktan" dediği diyebildiği şeydir gökyüzü.