fuzuli 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. 16. yy. divan şairlerinden biridir. nereli olduğu ve hangi tarihler arasında yaşadığına dair kesin bir bilgi yoktur. şiirlerinde her zaman hasret çekmenin, özlemle yaşamanın kavuşmaktan daha güzel olduğunu vurgular. halk arasında yaşayan ender divan şairlerinden biridir, hz. hüseyin'in türbesinde uzun süre türbedarlık yapmıştır. su kasidesi, leyla ile mecnun gibi bir çok eseri vardır.

    su kasidesinden bir beyit:

    âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
    yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

    günümüz türkçesiyle:

    şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa
    gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem.


    bu da kendisiyle ilgili bir hikaye:

    zamanında divan şairi ruhi ile aralarında şöyle bir olay geçer:

    bir gün ruhi ile fuzuli sokakta yürürken uyuz bir köpek görürler. ruhi, fuzuli'ye sataşır:

    - bu it burda fuzuli.

    fuzuli altta kalmaz:

    - vur kafasına kafasına çıksın kıçından ruhi.
    (aqua, 21.12.2004 01:29 ~ 01:30)


  2. aşkın çaresi aşktır, inancındadır...
    (noneed, 11.02.2005 19:31)
  3. ben de mecnundan füzun aşıklık istidadı var,

    aşık-ı sadık benem mecnunun ancak adı var...
    (dr conners, 23.02.2005 01:12)
  4. söylesem tesiri yok
    söylemesem gönül razı değil.
    (dr conners, 24.03.2005 22:28)
  5. her ne var alemde aşk imiş
    ilim bir kiyl-ü kal imiş ancak
    (azwepsa, 06.04.2005 14:49 ~ 14:49)
  6. "söylesem tesiri yok,
    sussam gönül razı değil." diye söz söyleyip insanların kendilerini anlatmada çektiği sıkıntıyı dile getiren usta divan şairi.
    (siradisi, 15.04.2005 11:24)
  7. ehli temkinem beni benzetme ey gül bülbüle
    derde yok sabrı onun her lahza min feryadı var

    aşiyanı mürgi dil zülfü peruşanundadur
    handa olsam ey peri gönlüm senin yanındadır ...
    (husatin, 19.04.2005 23:51)
  8. kim canı cananı için sevse cananın sever
    kim ki canı için cananın sever canın sever.
    (organometallic complex, 30.04.2005 14:05)
  9. "ben aşıkâm, hemişe sözüm aşıkânedir"
    dizesinin yazarı.
    (schacklaban, 30.04.2005 15:07)
  10. bu adı yaşadığı dönemdeki diğer şairlerin beğenmeyeceğini düşündüğü için alan ünlü şairimizdir. oysa "fuzuli" kelimesi görünenden çok daha fazlasıdır. iki anlama sahiptir:

    1- işe yaramayan, gereksiz.

    2- erdem.

    türkçe, arapça ve farsça'yı çok iyi kullanan bir şairimizdir. onun dünyasında şiirlerinin özünden sevgi fışkırmaktadır. şiiri "bilim" le kolkola gezdirmiştir.

    inanan ve seven insanın "acı çeken" insan olduğu görüşüne sahiptir.

    edit: son günlerde üzülen arkadaşlar varsa belki iyi gelir diyerek son cümleyi yazdım.
    (sunflower, 26.08.2006 13:46 ~ 02.09.2006 10:27)
  11. attila ilhan'ın şiir kitaplarının kimi bölümlerine girişte beyitlerini kullandığı divan şairi...
    (van den budenmayer, 27.08.2006 03:13)
  12. ne olduğunu bir parça bilmemiz gereken şey, belki de bir insanın yaşama başlamak için öğrenmesi gereken en önemli şey...
    (skuba, 18.10.2006 00:40)
  13. bilim ışığında yazılmayan şiirleri,şiir olarak görmeyen hatta değersiz yazı parçası olarak gören türk divan şairi.
    (headbangbro, 21.01.2007 19:39)
  14. ''bu gamlar kim benim vardır ba'irin başına konsa
    çıkar kafir cehennemden güler ehl-i azab oynar''

    demek olur ki:şu benim başımdaki gamlar,eğer bir devenin başına konulsa,kafir cehennemden çıkar,azab ehli gülüp oynamaya başlar.


    '
    (peasklepios, 21.01.2007 23:22)
  15. ...eksik olmaz gâmımız bunca ki bizden gâm alıp, her gelen gamlu gider şâd gelip yanımıza....
    (leyl, 26.01.2007 13:45)
  16. salt aşka aşık olan gönül insanı

    şikayetnamesi de ünlüdür ve türk nesrinin temel taşlarından sayılır

    üç dilde divan oluşturacak kadar alim bir şairdir..azerbaycan da onun adını taşıyan bir şehir vardır yanılmıyorsam
    (gölgeningücü, 13.03.2007 17:50)
  17. su kasidesi gibi büyük bir sanat eserinin ve daha nicelerinin yazarıdır.
    (subaquatic, 13.03.2007 23:55)
  18. 16.yy.ın en ünlü divan şairlerindendir. azeri'dir, şiirlerini azeri türkçesi ile yazmıştır. divan edebiyatı'ın en güzel naat örneği olan su kasidesi'nin sahibidir. divan'ında gazel ve kasideleri dikkat çeker. aşk acısı, aşk acısından duyulan mutluluk ve beşeri aşktan ilahi aşka geçiş şiirlerinin ana temidir. aynı yüzyılda şairler sultanı baki ile beraber şiir tahtına kurulmuştur. ilk kez genceli nizami tarafından kaleme alınan leyla vü mecnun mesnevisi onun kaleminde başyapıt niteliği kazanmıştır.
    eserleri:
    +türkçe divan
    +farsça divan
    +arapça divan
    +enisü'l-kalb(kalbin güzellikleri)
    +hadikatü's-süeda
    +leyla vü mecnun
    +sıhhat ve maraz: tıp bilgisini sergilediği eseridir.
    +beng ü bade: şah ismail ile ıı. bayezid'i karşılaştırdığı eseridir.
    (olric, 14.03.2007 00:16)
  19. ya râb belayı aşk ile kıl aşina beni
    bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni

    az eyleme inâyetini ehli derdden
    yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni

    oldukça ben götürme belâdan iradetim
    ben isterim belâyı çü ister belâ beni

    gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigarımın
    geldikçe derdine beter et müptelâ beni

    öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
    vaslına mümkün ola getürmek saba beni

    nahvet kılıp nasib fûzûlî gibi bana
    ya râb mukayyed eyleme mutlak bana beni


    beyitinin yazarı. türkçe meali şu şekildedir:


    tanrım, aşk belasıyla beni tanıştır
    bir an bile aşk belasından uzak tutma beni

    elinin bolluğunu dert isteyenlerden esirgeme
    yani bir sürü belalara müptela et beni

    ben olduğum sürece beladan dileğimi çevirme
    çünkü ben belayı istiyorum, bela ister beni

    sevgilimin güzelliğini gittikçe artır
    bela geldikçe derdine daha beter müptela et beni

    vücudumu onun ayrılığında öyle hafif kıl ki
    hafif esen sabah rüzgarı bile ulaştırabilsin ona beni

    kibirlilik edip fuzuli gibi bana
    ey tanrım, bir an bile başbaşa bırakma kendimle beni
    (ateşli koala, 14.03.2007 23:24)
  20. selam verdim
    rüşvet değildir diye almadılar...şikayetnamesinden..
    (zeushera, 27.03.2007 09:14)
  21. üniversiteye başlamadan önce fuzuli deyince aklıma sarayda yaşayan, bol bol övgülere mahzar olmuş, böyle süper rahat biri gelirdi. bu anlamda bi baki idi gözümde. ancak üniversiteye başladıktan sonra fuzuli'nin bağdat'ta yaşayan kendi halinde bir şair olduğunu öğrenince üzüldüm çok üzüldüm. hatta bu sebeple meşhuuur şikayetnamesini de yazmıştır ( selam verdim rüşvet değüldür deyü almadılar). kısaca zamanında değeri saray çevresince bilinmemiş bir şairdir. şiir hakkında "ilimsiz şiir temeli yok divar gibidir." şeklinde bir görüşü de vardır. şiirlerinde yoğun bir lirizm ve allah aşkı vardır. dili oldukça sadedir.
    (fb, 08.05.2007 22:04 ~ 17.11.2007 02:36)
  22. fuzuli, ruhi ile aynı dönemde yaşamış bir şairdir. her seferinde fuzuli galip gelse de sürekli atışırlarmış bunlar. yine bir gün beraber güzel manzaralı bir yerde yürürken manzaranın en güzel yerinde sıska çelimsiz bir sokak köpeği belirir. ruhi durumdan vazife çıkarıp "bu köpek bu manzarada fuzuli " der. üstad hemen cevaben " o zaman vur kıçına çiksin ruhi."
    (radi, 14.05.2007 15:57)
  23. aşk acısı çekmekten zevk alan şairimiz.ayrıca fuzuli kendisinin takma adıdır fuzuli gibi bir takma ad kullanmasının nedeni şudur; zamanında sevilen şairlerin takma adları bazı korsancılar tarafından kendi şiirlerinin altına yazılırmışş fuzulide bunun kendi başınada gelmemesi için böyle kimsenin kullanmak istemediği bir ad kullanmıştır helal olsun...
    (thesummernight, 14.05.2007 20:32)
  24. '' şiire başladığımda her gün bir mahlası beğeniyordum. fakat biraz sonra aynı mahlası kullanan bir başka şaire rastlıyor ve mahlasımı değiştiriyordum. sonunda anladım ki, benden önce gelen şair dostlarım kelimelerden çok mahlasları kapışmışlar. düşündüm: eğer şiirde başkalarıyla ortak bir mahlas alır da muvaffak olursam şiirlerim mahlas ortaklarımın sanılabilir, bana yazık olur. muvaffak olamazsam, mahlas ortaklarıma kötülük etmiş olurum. bu benzerliği ortadan kaldırmak için fuzuli adını aldım. kötü adlılık beni başkalarıyla karıştırılmaktan korudu.

    allah'a şükür ki dikenim gül, taşım elmas oldu. alemde tek kalmak istiyordum. bunu mahlasım sağladı. şahsiyetimin eteği ortaklık elinden kurtulmuş oldu. sonra mahlasımın gerçek manasını keşfettim. ' fuzul' lugatte, faziletin çoğuluydu.''

    demiştir.
    (muglak, 15.06.2007 00:17)
  25. seni keşfettim cahilliğimde
    şarabın testisini kırarken kızgınlığımla
    hayatın anlamını sorarken yalnızlığımla
    çok derinlere daldığımı zannederken körlemesine
    kör gözlerimle
    anladım ki fuzuli
    fuzuli
    bir dikenin battığı ten kadar kolay yaşamak
    en aşağıdaki mahallenin çamuru kadar çamur olmak
    ağacın yaprağı gibi dökülmek
    çiğ tanesi gibi beklemek güneşi
    ışıl ışıl ışıldayan bir martı kanadının tek tüyü olmak
    ya da gül goncası sevdiğime verdiğim
    anladım ki fuzuli
    ya içindeyim
    ya da dışında
    gerisi fuzuli
    (varolmayan şövalye, 15.06.2007 00:23)
 sayfa  / 2