haftalık bilemediniz 10 günlük hadi oda olmadı diyelim 15 günlük olması planlanan bir sanal fanzinin adıdır. adından da anlaşılacağı üzere mizah ağırlıklı olacak, yüzde 99'u yazılardan oluşacaktır. yazıların büyük çoğunluğu benim elimden çıkacak olsa da sözlükten nazımın geçtiği bazı arkadaşların yazıları da ben yazmışım gibi yayınlanacaktır.
uzun süreli bir planlama aşamasının ardından mayıs başı itibariyle kişisel blogumda hayat bulması planlanmaktadır. ropörtajlar, hayat hikayeleri, sözlük yazarları ile yapılan msn görüşmeleri de bu fanzinde yer alacaktır. tek amacım okuyan kişilerin yüzünde tebessüm oluştumak gibi ulvi bir kisve altında reklam alıp para kazanmaktır. bedavadır ama illaki destek olmak isteriz abi diyen arkadaşlar özel mesaj atarlarsa hesap numaramı memnuniyetle verebilirim (asgari 5 tl).
"bu ne ya adam resmen reklamını yapıyor abi" diyen arkadaşlar, parası neyse verdik yapıyoruz kime ne? sen kızsan da oku, sinirlensen, beğenmesen de oku ki tık falan alalım.
ilk sayısının kapağı eksikleriyle de olsa hayat bulmuştur. yazarlarımızdan gelen yazıların sayısı elbetteki artacaktır. bu sadece bir taslak çalışmadır. deneme yaptık oldu valla.
sanal sözlüklerden birinde üç beş rep alınca kendini ciddi ciddi mizahçı sanan standart bir adamın güncesidir.
funzin ne lan? "adından da anlaşılacağı üzere mizah ağırlıklı olacak"mış. bunun adından bir sikim anlaşıldığı yok. bugün iki girisi beğenilen her yazar, hemen o tarzda bir blog açacaksa vay bizim halimize. zamanında nihavenduyek nobel alacak dedik, olmadı. şimdi diazepam, bu girişimiyle sanıyor ki yarın uykusuz, penguen falan "abi lütfen gel bizde yaz" diyecek kendisine.
bu oluşum, sanal dergi, blog her ne sikimse benim başıma iş açacak o belli. siz siz olun, ergenlik ruhu taşıyan 30 yaş üstü birisiyle muhabbetinizi seviyeli tutun.
blogtaki sağ ayak izinden ikinci parmağının uzun olduğunu görüp, ayağı eciş bücüş mizahçılarımızı akla getiren sıçım. şener şen'in bi' garipti ayakları. ne ayaktır anlamadım.
sevgili diazepam ile bu girişimin kısa bir kritiğini yaptık ve yazılacak bir çok orjinal fikir olduğuna inandırdı bizi. görecez bakalım...destek olunuz...
ilk sayısı bir takım teknik sorunlar sebebiyle biraz geç de olsa yayınlanmıştır. 1 mayıs'ta çıkacak dedim, sabahlara kadar uğraştım ama değdi doğrusu diye düşünüyorum. isteyen arkadaşlar kendi şahsi bogumdan dergiyi okuyabilir. ilk sayı olduğu için 40 sayfalık bir dergi oldu ama sanmıyorum ki bu her onbeş günde bir böyle olsun.
çok yordu beni, tutarsa yayın yönetmeni, muhabir, yazar, köşe yazarı kadrosu oluşturacağım. yoksa ben her gece sabahın 5'inde yatamam abicim.
şöyle bir göz gezdirdim bu dergiye ve en sikindirik kısmının diazepam ın benimle yaptığı msn röportajı olduğuna karar verdim.
epey emek verilmiş ama tabii ki diazepam' ın kısıtlı kapasitesiyle bu kadar olur. bir dahaki sayıya yazı vermezsem beni sikecekmiş. evet aynen bu kelimeyi kullandı bana. şu kadar harcayacak enerjim ve yazma hevesim olsa suç ve ceza yı ben yazardım be.
gayet iyi olmuş. penguen ya da uykusuz'daki yazılardan eksiği yok, fazlası var. beleş olması da büyük avantaj. inşallah paralı olmaz. sadece biraz renksiz olması gözüme çarptı. ergen hikayeleri özellikle çok komik. okunmalı.
sevenlerini kıramamış ve funzin'in kapağına ednan beyciğini koymuştur diaze abi. ama var ya aşk ı memnu'yla ilgili iki kelam etmeden ilk sayıyı kapatsaydı çok kırılırdık.
fikir güzel, uygulayıcısı güzel. daha ne olsun kardeşim? bir iki ay geçsin bak internet dünyası nasıl çalkalanıyor. in diazepam we trust and laugh. güvenli gülüşler.
sağ taraftaki insansayar saymayı unutmuş galiba iki şer iki şer sayıyor artık ahahaha. 10. kez deniyorum hala 2 şer 2 şer atlıyor.. benimle beraber başka manyakla saniyelik bir uyum yakalamadıysam bi' gariplik var *
son derece profesyonel olmuş. onca fanzin okudum böylesini görmedim, o derece.
diazepam çok merhametli bir insan; kırılmayalım diye beni ve bree van de kamp'ı konuk yazar olarak istihdam etti bu sayıda... ha aldığımız üç-beş, bir öğle yemeğine ancak yeter; ama olsun: para paradır canlar.
gelelim diaze'nin neden paraya kıyıp konuk yazar alımı yaptığına... bu sayı iş yapmazsa "bunların uğursuzluğu" diyecek, ona göre parayı da konuşacağız. (gülüşmeler küfürleşmeler)*
diazepam açılımı. emeğini takdir ediyor, göz kayması yaratmaması için aralara renklendirici resimler atmasını rica ediyor, hele de bana sayfa verecekse iki satırdan fazla yazma konusundaki karın ağrım nedeniyle resimin boyutunu sayfa ebadına yakın tutmasını istiyorum. ha istiyorum da ne olacak? adam patron olma yolunda. misafir yazarlarına da emekçi muamelesi yapar, meyili de var önceden tespit ettim eminim.
şimdilik şöyle bir göz attım * pek sık dergi okumam ama(ntv tarih dışında) hoş bir e-dergi olmuş daha önce gördüğüm e-dergilere göre en iyisi hatta. devamlılığı olur diye umut ediyorum.
yani okuyun güzel.
edit:yeni sayısı bugün yarın çıkmasını bekliyoruz ayrıcana.
yeni sayısı içerik olarak hazırlanmış olan dergiciktir. bu sayıda biraz daha sözlüğe ağırlık verdik ve sizler için wondrous ve azureel ile konuştuk. yine sizlerin çok merak ettiğine inandığımız birisiyle röportaj gerçekleştirdik. alkolik2000, bree van de kamp ve rahmetli başkan kennedy yazarlarımızın yazılarına yer verdik.
40 sayfanın üzerinde bir dergi hazırladık. teknik işlerini bitirebilirsem bugün gece yarısına doğru blogumdaki yerini alacak.
çok hoş bir sayı hazırladığımızı düşünüyorum umarım keyif alınacak bir işe imza atmışızdır. derginin sayfa sayısı çok okuyamıyoruz diyen arkadaşlara tavsiyem, bir oturuşta bitirmeye kasmamalarıdır, en nihayetinde misal ntv bilim dergisini de bir oturuşta okumuyorsun, yoksa okuyor musun?
2 sayısını da okuduğum, eğlenceli bir "sanal fanzin". hatta bu dergiyi görükten sonra yaşam amacımı değiştirdim. artık bırakıyorum yok meslekmiş, büyüyüp adam olmakmış, çoluk-çocukmuş böyle şeyler benim için geride kaldı. bu dergide yazsam bana yeter. ya da böyle bir dergim olsa. tabi bir de birkaç bin kişi okusa... neyse her şeyi geçtim, arka kapağı olsaymış güzel olurmuş. bittiği pek anlaşılmıyor.
yapılan yerinde ve ince tespitler insanı hem güldürüyor hem de çocukluğa doğru astral bir seyahate çıkarıyor..diazepam zaten insan yaşantılarının ortak noktalarını birleştirip ortaya bir swh çıkarmada özel bir yeteneğe sahip..
okurken "harbi lan flama kaldırırken beni de hoca kepaze etmişti ehe ehe!" tarzı flash back ler yaşanıyor..iki sayısını da okurken çok eğlendim ve üçüncüsünü sabırsızlıkla bekliyorum..çok gecikmesin hele hele kesinlikle "yarın yaparım yeaaa!" tarzı erteleme havasına girilmesin..
emekleme evresinden sonra hiç durmadam koşmaya başlayacak forrest gump intibası uyandırdı bende..