sağlam bir
bassline, bassline'a uygun keskin ve
groovy gitar riffleri, ikisini bağlayan esnek bir davul ritmi, ateşleyici olarak trampet, saksofon tarzı üflemeliler, duyguyu artırmak için de güçlü piyano tuşları...
funk'ın kısaca tarifi bu şekilde yapılabilir. fakat
funk oldukça zengin bir müzik türü olduğu için tek başlık altında ve tek bir tarifle tanımlanamaz. funk'ın
hardcore funk,
electro funk,
jazz funk,
pop funk,
disco funkgibi bölümleri vardır ve bunlar kısmen birbirinden bağımsızdır.
hardcore funk: pür funktır. herhangi bir müzik tarzıyla etkileşimi yoktur.
george clinton,
james brown gibi funk'ın ilk örneklerini verenler hardcore funk yapmıştır. çoğu etkileşimsiz olmasına rağmen
blues ve
soul etkileşimleri yok değildir.
pop funk: pop etkileşimli duygu yüklü funk. vokalin en önemli olduğu funk türüdür ayrıca. 70'lerin sonu ve 80'lerin başında iş yapmış çoğu popçu bu alana da kaymıştır mutlaka.
jazz funk: funk altyapısına sahip jazz müziği. yine sağlam bassline, gitar riffleri var, fakat jazz'ın tüm elementleriyle harmanlanmış bir şekilde.
electro funk: tamamen synthlere dayalı müzik türü. "ciyuv ciyuv", "boying boying" tarzı garip sesler çıkaran
synthbass, ve pek tabi vurucu synth tuşlarının yanında davul makineleri.
synth pop'la karıştırılmamalıdır.
funk, 70'lerde zirve yaptı, 80'lerde synth tarzı aletlerin işin içine girmesiyle büyüsünü biraz kaybetti, fakat yine de farklı bir tad kazandı. 80'lerde funk'ın özünü koruyanlar da oldu fakat eskiden funk müzisyeni olan zenci gençlerin rape merak salması, rapin de kendini bilmez kişilerin eline geçmesiyle funk müziği icra eden müzisyenler 2000'lerde büyük ölçüde azaldı.
2000'lerin başında
jamiroquai,
brand new heavies,
triple x,
moloko gibi gruplar
funk'ı tekrar ekranlara taşısa da, bu hareket pek uzun soluklu olamadı.