"fornication under control of the king"(kralın kontrolünde bafileme) anlamına gelen ibarenin kısası. beşinci henri zamanında ingiltere nüfusu kıtlıktan ıvır zıvırdan yarıya düşmüş. kral da o sıralar hırsızlarla, ayyaşlarla, rspularla dolup taşmış olan hapishaneleri bafi katsayısı artsın ve nüfus yükselsin diye kısmen boşaltmıştır. ve bu taktik işe yaramış, kısa zamanda nüfus artışı sağlanmıştır. sizin anlayacağınız ingiltere nüfusunun yarısı rspu çocuğudur.
ingilizcedeki neredeyse tek küfür cümlesi. küfürden zaten mahrum olan bu dilin argosunu sadece bu kelime ayakta tutmaktadır. eğer "fuck" da olmasa tüm ingilizce konuşan halklar içlerindeki hayvani duyguları dışa vuramadıkkları için depresyona girip topluca intihar edeceklerdi. aynı zamanda sansürlü versyonu da f worddür.(bkz. s word)
eğer fuck gerçekten "fornication under control of the king" sözünün kısaltılmışı ise akraba dil almancada aynı anlama gelen ficken fiili nasıl oluyor da bu kısaltmaya böylesine benziyor diye kendisinin bir kısaltma olmadığını bas bas haykıran ingilizce fiil. volvo'ya da "very odd looking vehicular object" diyorlar, ne kadar doğrudur bilinmez. ingiliz halkının yarısının ne olduğunun da ingilizlerden başka kimseyi ilgilendirmemesi daha ayrı bir konudur.
"fucking fucker's fucking fucked" gibi tepeden tırnağa fucka kesmiş, absofuckınglutely unfuckingbelievable bir cümle de faktır. neden bu kelimeyi gramer öğretmede kullanmıyorlar, bilmiyorum. ve esasında: i dont give a fuck. (unfuckingruly st!, sikik bir bahar akşamı, baltimore)
ingiltere tarihinin en kanlı ve dramatik dönemi kral 8. henry dönemidir.veba, katliam, savaşlar, uzak diyarlardaki sömürgelere gidenler, orada kaybedilenler ve buna benzer nedenlerle ingiliz nüfusu neredeyse yarı yarıya düşmüş; kral, ülkesinin geleceğinden ciddi biçimde kaygılanmaya başlamıştır.bu duruma çare arayan kral, yaptırdığı araştırmalar sonunda ülke hapishanelerinde çok sayıda serseri,hırsız ve katilin yansıra çok sayıda da orospu olduğunu tespit ederek nüfus artışını sağlayabilmek amacıyla hapishanelerde krallığın denetimi altında çiftleşmeler organize etmiştir.dünyaya getirilen çocukları yetiştirip topluma kazandırma işini de ingiliz krallığı üstlenmiştir. bu toplu çiftleştirmelere “fornication under control of the kingdom” (kraliyet denetimi altında zina) denilerek “fuck” olarak kısaltılmıştır. toplu
“fuck”larla ingiltere nüfusu 10 yıl içinde yaklaşık ikiye katlanmıştır.“fuck” sözü de ingilizceye böylece girmiştir.ingilizlerin yarısı, tarihte “fiziksel anlamda” o... çocuğudur.
hakkında çıkan "for unlawful carnal knowledge", "fornication under cardinal/carnal knowledge", "fornication under [the] control/consent/command of the king" gibi şehir efsaneleriyle uzaktan yakından alakası olmayan (atan da destekli atmış), birebir etimolojisinin halen net olarak belirlenemediği kelime. almanca'daki "ficken"le birebir bağı şüpheliyken bunun sadece cermen menşeiyi kanıtladığı ifade edilir.
"fuck" ifadesinin en eski bilinen kullanımına, latince ve ingilizce karışık (bkz: tarzanisch), 1500'ler öncesi tarihli bir şiirde rastlanmıştır. ingiltere, cambridge 'deki carmelite keşişlerini hicveden "flen flyss" adlı şiirin giriş dizelerinin orijinali şöyledir:
"non sunt in coeli, quia gxddbov xxkxzt pg ifmk"
"non sunt in coeli, quia" kısmı latince'de "(keşişler) cennette değiller, çünkü" şeklinde tercüme edilirken, ikinci dize alfabedeki bir sonraki harflerle şifrelendiği için, asıl yazılış birer harf geri gidilerek bulunur. bu yapılınca da ortaya "fvccant vvivys of heli" dizesi çıkar ki tercümesi "ely'deki (cambridge yakınlarında bir kent) kadınları sikiyorlar" olur. yani dizelerin tam tercümesi "cennette değiller, çünkü ely'deki kadınları sikiyorlar" biçimindedir. (istanbul türkçesiyle de sikmek fiili ne de şukela oldu)
görüldüğü üzere bu kanıt fuck kelimesine atfedilen yeraltı mokar alma örgütünün kısaltması tadındaki şehir efsanelerinin gerçek dışı olduğunun ispatıdır.
(kaynak: wikipedia)
ha bunu öğrendik de ne değişti? "kahretsin, aşağılık!" (fuck, motferfucker!).. trt yine aynı trt, sinirlenince daha da güzelleşen holivud aktörlerinin dudaklarındaki artistik kıvrımlara bayılırken aslında adamların ana avrat düz gittiklerini asla ve asla öğrenemeyeceğiz.