frederic chopin   

adana çık aradan

  1. 1810 doğup 1849 yılında kemik veremine yakalanıp vefat eden ünlü polonyalı besteci. (bkz. piyano)
    (laudatedominumvesperaedidominica, 21.04.2004 23:35)


  2. müzik tarihinin gelmiş geçmiş en büyük piyano müziği bestecisi.
    (bkz: frederic francois chopin)
    (harakiri, 23.11.2004 21:12)
  3. ömrü boyunca var olmanın rahatsızlığını çekmiş bestecidir. manik depresif bir adammış. eserleri melankoli kokar, insanı en mutlu gününde bile tutup anılarının ortasına bırakabilir. balık burcudur. lizst, berlioz, hugo, balzac gibi bir arkadaş çevresi varmış. ömrü boyunca memleketi polonya'nın özlemini çekmiştir. vücudunun paris'e kalbinin ise polonya'ya gömülmüş olduğu söylenir. naktürnlerinin dinlenmesi tavsiye edilir.
    (gibigibi, 29.06.2006 16:12)
  4. the pianist isimli filmin soundtrackinde bilimum eserleri bulunabilen,piyano dinlemeye sebep olabilecek derecede güzel eserleri bulunan sanatçı.klasik müzik dinleme nedeni.

    (bkz: wladyslaw szpilman)
    (sycrone one, 13.08.2006 22:57 ~ 22:59)
  5. bazı eserlerini elimizdeki kayıt tarihlerine göre şöyle sıralayabiliriz;

    -17 polonya şarkısı, op.74
    -rondo a la mazur, fa majör op.5
    -12 etüd, op.10
    -4 mazurka, op.17
    -nocturne no.5, fa diyez minör op.15 no.2
    -scherzo no.1, si minör op.20
    -ballade no.1, sol minör op.23
    -12 etüd, op.25
    -2 polonez, op.26
    -nocturne no.7, do diyez minör op.27 no.1
    -24 prelüd, op.28
    -nocturne no.8, re bemol majör op.27 no.2
    -scherzo no.2, si bemol minör op.31
    -4 mazurka op.33
    -piyano sonatı no.2, si bemol minör op.35
    -ballade no.2, fa majör op.38
    -scherzo no.3, do diyez minör op.39
    -2 polonez, op.40
    -tarantella, la bemol majör op.43
    -polonez, fa diyez minör op.44
    -prelude, do diyez minör op.45
    -ballade no.3, la bemol majör op.47
    -nocturne no.13, do minör op.48 no.1
    -nocturne no.14, fa diyez minör op.48 no.2
    -fantezi, fa minör op.49
    -impromptu no.3, sol bemol majör op.51
    -ballade no.4, fa minör op.52
    -polonez, la bemol majör op.53
    -scherzo no.4, mi majör op.54
    -nocturne no.16, mi bemol major op.55 no.2
    -piyano sonatı, si minör op.58 no.3
    -3 mazurka, op.59
    -polonez-fantezi no.7, la bemol majör op.61
    -3 mazurka, op.63
    -4 mazurka, op.67
    -mazurka op.68 no.4, fa minör
    -polonez, si bemol majör op.71 no.2
    -nocturne no.21, do diyez minör op. posthum
    -piyano ve flüt için rossini'nin bir teması üzerine varyasyonlar
    -viyolonsel ve piyano için polonaise brillante, op.3
    -viyolonsel-piyano sonatı, sol minör op.65
    -piyano konçertosu no.1, mi minör op.11
    -piyano konçertosu no.2, fa minör op.21
    -andante spianato ve grande polonasie, op.22

    kaynak: irkin aktüze, müziği okumak, pan yay., istanbul 2002, c.2, s.514 vd.

    bunlar dışında nocturneleri var elbette ama ben göremedim kitapta, waltz'ları da çok meşhurdur. ayrıca bugünlerde bir de baruarolle in f sharp minör op.60 isimli bir eserini indirdim. gayet de güzel. hoş bir noktürn tadı var sanki. mutlaka dinlenmelidir.
    (open your heart i am coming home, 05.02.2007 04:25)
  6. (bkz: chopin akşamları)
    (kuzudis, 19.03.2007 10:37)
  7. kabri fransa'dadır, pere lachaise isimli mezarlıkta yatmaktadır. ünlüler mezarlığı olarak da bilinir.
    (thor, 19.03.2007 11:24)
  8. bir zamanlar ki 1991 yılında sanırım çekilen bir film vardır: impromptu. bu filmde edebiyatçı george sand ile chopin'in hayatı ele alınır. bu filmde chopin'i hugh grant canlandırmıştır. henüz filmi izleme şansına sahip olamadım. zira araya araya bir hal oldum ama sanırım türkiye'de bu film yok.
    (open your heart i am coming home, 05.04.2007 02:03)
  9. varşova havalimanına adını vermiş sanat adamı.
    (bkz: okecie)
    (bkz: frederic chopin international airport)
    (bosvermis bunye, 05.04.2007 02:06)
  10. polonya'nın milli bir değeridir. adına bir havaalanı vardır. her sene yarışmalar düzenlenir. bu sevginin oluşmasında hiç şüphesiz chopin'in fransa'ya hüzünlü bir sebeple göç etmiş olması ve vatanına duyduğu büyük sevginin yanında eserlerini bestelerken polonya'nın geleneksel dans ve müzik türlerinden de ilham alması etkili olmuştur. en iyi örneklerini verdiği polonezler ve mazurkalar aslı itibariyle polonya'ya has olan müzik türleridir ve chopin bunları usta bir şekilde piyano'ya aktarabilmeyi başarmıştır.
    (open your heart i am coming home, 19.05.2007 01:23 ~ 29.05.2007 21:52)
  11. türkan şoray'ın bir filminde duymuş olduğum isimdir. nedense şopen denildiğinde aklıma hep kadir inanır gelir.
    (evreninsay, 14.06.2007 16:02)
  12. türkan şorayın balıkçı güzeli azizeyi canlandırdığı kara gözlüm-(sevemedim karagözlüm olarak da bilinir) adlı yeşilçam filminde kadir inanır için hitap ettiği izat-ı muhteremdir,fakat kendisi şopen olarak telaffuz etmektedir.
    (purplemurple, 09.08.2007 01:24 ~ 01:26)
  13. vikipedi'de bibliyografik hayat hikayesi bölümünde şöyle bahsediliyor:
    "..."aklıma tek bir melodi bile gelmiyor" diyordu. ne olursa olsun paris'e dönmeye kararlıydı. paris'i tepeden gören ve nohant'a benzeyen bir eve taşındı. zaman zaman hastalığına rağmen paris'te toplantılara katılıyordu. evinde ise sürekli çaldığı eser, majorca'daki en verimli günlerinde yazdığı ve halen bir bölümü cenaze marşı olarak bilinen opust 35 sonat'tı. dinleyen herkes bunun bir veda eseri olduğunu biliyordu. chopin, ne zaman dinletilerinde bu eseri çalsa, ne kadar alkışlanırsa alkışlansın piyanonun kapağını kapar ve sahneyi terkederdi..."
    (bkz: vikipedi)
    (bkz: funeral march)

    edit:eksilenince pek sevilmediğine kanaat getirdiğim kişi.olayı ben uydurmadım,sorun nedir?
    (sophia, 27.11.2007 16:23 ~ 21.04.2008 22:06)
  14. romantik dönemin zirvesindeki bestecilerdendir. yalnız polonya'nın değil, dünya müzik sanatının gelişmesinde büyük etkisi olmuştur. üstün yaratıcılığı ile piyanonun ifade olanaklarını genişletmiş, piyano müziğini bambaşka bir biçime, anlatıma ve yoruma kavuşturmuştur. ünlü piyanist-besteci liszt, aynı zamanda çok yakın dostu olan chopin'i, "romantikler arasında duygularını en şiirsel biçimde ifade eden ve buna bağlı olarak yeni bir devir açmış olan besteci" olarak ifade etmiştir. schumann ise besteciyi "çağının ve müteakip tüm çağların en gözü pek şairi" olarak tanımlar.

    1829 yılında avrupa'da turneye çıktığında resmen yer yerinden oynamış, besteci inanılmaz bir üne kavuşmuştur. fakat chopin'in müziksel niteliğinin altında aslında daha güçlü olan bir de siyasi niteliği vardır. polonya'da 1830 yılında yapılan halk devriminin dış dünyadaki temsilcisi konumuna gelen besteci, halkının yaşadıklarını ve duygularını, kendi eserleriyle bıkmadan usanmadan konserlere çıkarak ifade etmiştir. o dönemde rusya-polonya gerginliğinde polonya'nın sempati kazanmasının en önemli nedenidir chopin. bir bestecinin ulusu ve vatanı için ne kadar önemli olduğunu ispatlamıştır.

    ülkesinde devam eden savaşa cephede katılmak için defalarca fransa'dan ayrılmaya kalkan chopin; çevresi tarafından onun yaptığının cephede savaşmak kadar önemli, değerli ve vatanı için büyük bir moral ve destek kaynağı olduğu gerekçesiyle hep engellenmiş, bir yandan bu sorumluluğun verdiği gururla yılmadan çalışmış, diğer taraftan da yurttaşları ile omuz omuza savaşamamanın ve vatanı uğruna kan dökememesinin verdiği hüzünle, yurdundan uzak olmanın özlemiyle kendini kemirmiştir. eserlerindeki yoğun duygu çatışmasının kaynağında yatan budur.

    chopin, yüzyıllardır asla değişmeyen "sanatçı kaçar" düşüncesini yere çalarcasına, kimi büyük askerleri ve devlet adamlarını solda sıfır bırakan görülmemiş bir vatanseverdir. tek şanssızlığı ve mutsuzluğunun asıl kaynağı, ülkesine dönememesidir. 1848 yılında ingiltere'de verdiği son konserin ardından hastalığı iyice ilerlemiş, bir yıl sonra da paris'te ölmüştür. mezarı fransa'da olan bestecinin kalbi, vasiyeti üzerine polonya'ya götürülmüş, orada gömülmüştür.

    chopin bir piyano bestecisidir; piyano için yazmadığı diğer tüm eserlerinde de piyano yer alır. müzik yazısındaki üstünlük, parlaklık, ustalık ve ince işçilik, bestecinin müziğini karakteristik bir niteliğe bürümüştir. chopin'in müziği, diğer çağdaşlarının arasında hemen sıyrılıp daha ilk notadan kendini belli eder. eserlerindeki yoğun duyguları kullandığı armonilerin ve ezgilerin zenginliğiyle dışa vurmuştur.

    chopin, tarihte çok az müzisyenin yaptığını yapabilmiş; hem kendinin, hem de ulusunun duygularını mükemmel ve en önemlisi "evrensel" bir anlatımla ifade etmiştir.
    (akhilides, 09.09.2008 15:09)