|
|
- meclis'ten geçse de senatodan geçemeyeceği idda edilen yasa teklifi ki, bir çok avrupa ülkesinin ne kadar çifte standartlı iki yüzlü olduğunun göstergesi hede. kopenhag siyasi kriterlerine toptan aykırı hede. zaten aihm'in türk yargıcının da açıkladığı gibi bu yasa fransa'yı aihm'de bir çok dava ile karşı karşıya bırakabilir.
- sosyalistler tarafından kasım ayına ertelenmesine uğraşılan tekliftir..
hayır, ne yapmaya çalıştıkları çok belli, bunlara kılıf uydurmaya gerek yok..nitekim çok tepki çekecekleri aşikar, bundan dolayıdır ki hafif bir tırsma söz konusu..an itibari ile meclislerinde hararetli tartışmalara sebep olan tekliftir..
- oylanması ileri bir tarihe ertelenmiştir.
- fransa'yı aklı selim insanlar karşısında rezil eden, düşünce özgürlüğünün palavra olduğunun ortaya çıktığı hede.
- (bkz: fransa nın cezayir soykırımı)
(strateji, 18.05.2006 14:14 ~ 18.01.2007 13:21)
- ak parti hükümetinin gündem degiştirmek için kullandığı yasa tasarısıdır.şöyle ki; hali hazırda ermeni soykırımını tanıyan 18 devlet bulunmaktadır..bunlar içinde arjantin ve polonya bu hükümet zamanında bu yasayı meclislerinden geçirip kabul etmişlerdir(ki bunlar sadece benim net olarak bildiklerimdir).o zaman sesini çıkartmayan bu hükümet ,(üstelik polonya yasayı meclisten geçirmeden 2 gün önce bu ülkenin dışişleri bakanı abdullah gül o ülkeyi ziyaret etmişti ), sanki ilk kez bir devlet ermeni soykırımını tanıyormuş gibi vatan millet sakarya muhabbeti yapıyor ki ? hiç bi işiniz mi dürüstçe samimice olmaz be arkadaş ?? pes vallahi.
- fransa'nın tasarının meclisten gecmemesine karşılık airbus ve 4.5 milyar dolarlık helikopter ihaleleri için türkiye'den garanti almaya çalışmasına hiç şaşırmayacagım olayın somutu teklif
- millet meclisi'nde 19'a karşı 106 oyla kabul edilerek kanun teklifi olmaktan çıkmıştır. uygulamaya konması için senato ve cumhurbaşkanınca da onaylanması gerekmektedir.
şimdi bu nedir?
gelin öncelikle 1789 yılında, fransız ihtilali'nin akabinde yayınlanmış olan, 17 maddeden ibaret insan ve yurttaş hakları bildirisi'nin dört ayrı maddesine göz atalım.
madde 5
yasa ancak toplum için zararlı fiilleri yasaklayabilir. yasanın yasaklamadığı bir şey engellenemez ve hiç kimse yasanın emretmediği bir şeyi yapmaya zorlanamaz.
madde 8
yasa ancak açık ve zorunlu olarak gerekliliği beliren cezaları koymalıdır ve bir kimse ancak suçun işlenmesinden önce kabul ve ilan edilmiş olan ve usulüne göre uygulanan bir yasa gereğince cezalandırılabilir.
madde 10
hiç kimse inançları nedeniyle, bunlar dini nitelikteki inançlar olsa bile, tedirgin edilmemelidir; meğer ki, bu inançların açıklanması, yasayla kurulan kamu düzenini bozmuş olsun.
madde 11
düşüncelerin ve inançların serbest iletimi insanın en değerli haklarındandır. bu nedenle her yurttaş serbestçe konuşabilir, yazabilir ve yayınlayabilir, ancak bu özgürlüğün yasada belirlenen kötüye kullanılması hallerinden sorumlu olur.
bildirinin tamamı için (bkz: http://www.turkhukuksitesi.com/...)
bildirinin orijinal metni için ise (bkz: http://www.justice.gouv.fr/...) (les membres de l'assemblée nationale française, cliquez ici svp, merci)
özgürlüklerin kullanımı konusunda demagoji yapıp kafa bulandırmaya gerek yok; kirlenmemiş ortaçağ havası koklamak isteyen fransız politikacılarının 1788 yılına dönmek amacıyla icat ettiği bir zaman makinasıdır bu yasa.
- (bkz: ermeni soykırımı kanun teklifinin yasalaşması)
- hakkındaki haberleri artık çiğnenmesiye beraber tutuklanacak ilk insanın görüntülerine bırakacak olan tekliftir ve hatta kanundur.
bu kanunu ilk çiğneyecek kişinin türk olmamasını dilerim. çünkü olur da daha önceden türk olmayan birisi bunu çiğner ve basın tarafından belgelenir ve ardından da tutuklanmazsa işte o zaman daha büyük bir olay kopar: doğrudan ayrımcılık. fransız devleti tamamen şapa oturur.
ayrıca başbakan veya cumhurbaşkanımızın fransa'ya gidip şöyle bir bu yasayı çiğnemesi güzel olurdu. bakalım onları da tutuklayabilirler mi??
- pisliği pislikle temizleyelim,gayet uygundur.cezayir soykırımı vardır.hatta ve hatta "yok!" demek yasaktır!
- dallama fransızlar deyiminin evrensel bir yargı haline gelmesine vesile olan hadisedir. daha farklısı beklenir miydi ki ?
fakat bu dallamalığa karşı "biz de fransızlar gibi yapalım, cezayirde soykırım işlenmedi denildiğinde suç sayılsın" yaklaşımı da bambaşka bir dallamalıktır.
fransızlar cezayirde soykırım işlemiştir elbet, hem de öyle bir işlemiştir ki cezayir'liye "fransızlar size soykırım yaptı" deseniz "hayır canım, fransızlar bizim dostumuz" şeklinde mankurtlaştırılmış, maddi manevi yokedilmiş bir insanın verebileceği bir tepki ile karşılaşabilirsiniz.
fakat tüm bunlar, yapılan hataya hata ile karşılık vermeyi haklı kılmaz. diyelim ki türkiye gitti "cezayir de soykırım işlendiğini reddeden kişi hapse atılır" şeklinde bir yasa çıkardı. peki böyle bir yasayı çıkaran ülke olarak türkiye , o saatten sonra dallama fransızları neyle suçlayacak ? böyle bir durumda türkiye "yahu siz olmayan bir soykırımı kabul ettiniz ve kabul etmeyeni içeri attınız, yanlış yapıyorsunuz, buyrun kanıtlar" diyebilecek mi ? pek tabii diyemeyecek.
karşısında dallama fransızlar olduğunu bugüne kadar idrak edememiş midir acaba bu hükümet, bu devlet ? bugüne kadar bu dallamaların, böyle bir yaklaşımda olmadıklarını bilememiş midir ? hükümetimiz kör müdür, devletimiz sağır mıdır ? o halde bugüne kadar ermeni tezlerini çürütmek için çaba sağlayacağına, dünyada lobi faaliyetlerin yürüteceğine, fransızlara daha olaylar bu noktaya varmadan yaptırım uygulayacağına bugüne kadar neden beklemiştir ?
politik bir hatayı politik bir krizle çözmeyi tercih etmek, politikayı tercih etmeyen veyahut politik olarak aciz olanların tercihi olabilir ancak.(skuba, 12.10.2006 20:00)
- cezayire soykırım yapmış ve belgeleri gün gibi ortada olan bir millet hangi cüretle bu yasayı onaylayabiliyor şaşkınlık içerisindeyim. fransanın amacı ne? 1-sizi ab'ye istemiyoruz 2-dünyada istemiyoruz(yani tc silinsin yeryüzünden). kendi ayıbıyla utanarak yaşaması gereken bir toplumun ne haddine bu işlere girişmek. evet oyu verenlerin başı mı göğe erdi yoksa türkiye mi yerin dibine girdi?
(sahra, 12.10.2006 20:05 ~ 20:06)
- dallama fransızların böyle bir olayı yapmamasını kim bekliyordu, hayret doğrusu... yani dallama fransızlar düne kadar türk dostuydu da bir anda mı dallama fransızlar oluverdiler ?
kartel medyanın utanmasa kutlayacağı bir fotoraf vardı. kocaman heykelin altında bizim yüce başbakanımız r.t.e. değil miydi ? bizim dışişleri bakanımız değil miydi orada bulunan, imza atan ?
fransızlar değil miydi "hepimiz bizansın çocuğuyuz" diye ?
fransızlar değil mi , kürt enstitüsünü açan ?
fransızlar değil mi , güney illerimizde ermenileri bize karşı kışkırtıp sonra onları en gariban halde bırakıp "biz kaçıyoz siz halledersiniz artık" diyen ?
her türlü bokun altında bu fransızlar yok muydu ?
kim neye hayret ediyor , hayret ediyorum doğrusu...
bugüne kadar ne mal olduğu belli olan fransızlara karşı hükümet ne yaptı ? ne önlem aldı ? hükümet fransızlara derdini anlatıp (mealen) "arkadaş bu benim iç meselem, buralar burnunu sokma, kürt kartına oynama, ermeni kartını oynama, bak şurda aynı yolun yolcusuyuz, eğer değilsek söyle bilelim, sonra külahlar değişir , dikkat et"
diyebildi mi ?
ticari anlaşmalar yapılırken, fransız firmalarına ülkemizin üretim araçları, bankaları teslim edilirken bu hükümet mealen yukardaki paragraftaki gibi derdini anlatsaydı, acaba fransızlar bu kadar ileri gidebilir miydi ?
politika yapmayı, yurt dışı gezilerine çıkmak, yemeklere katılmak olarak gören bir zihniyetin politik acizliğinin sonucudur bunlar, politikayı beceremeyenlerin cefasını çekiyor, milletim, devletim ve halkım. hayret edilecek ne var ki ?(skuba, 12.10.2006 20:14 ~ 20:15)
- 400000 ermeni oyu, mecliste 10 milletvekili için koca bir türk milletini karşısına alan fransızların dallamalığıdır.teklif sarkozy nin baş danışmanı deveciyan ( ki kendisi asala nın avukatlığını yapmıştır) ın başının altından çıkmış türkiye cumhuriyeti iç siyaset oyunlarına alet edilmiştir. eğer karar senatodan dönmezse chirac ın bu teklifi geri çevireceği düşünülemez çünkü bizzat kendisi ermenistan da sözde soykırım anıtına çelenk koymuş ve ermeni tezlerini savunan açıklamalar yapmıştır.
- 12 ekim tarihinde oylanan değildir. fransız parlementosu 2001'de ve diğer bir çok ülke geçmişte parlementolarında bunu kabul ettiler, anma günleri belirlediler. ancak 12 ekim'de hepsinden farklı olarak fransa, soykırım yoktur diyene ceza getirdi.
- olayın şahsımı en rahatsız eden noktası şudur ki olay şu anda "sözde ermeni soykırımı" nın varlığı ya da yokluğundan çıkmış, sözdelik ortadan kalkmış duruma gelmiş gibi fransa'nın bunun aksini iddia eden insanları cezalandıracak bir yasa teklifi yapmış olması ve düşünce özgürlüğü tartışmasına dönmüş olmasıdır.
öte yandan "fransız mallarını boykot, fransaya gitmem" gibi şoven, tribünlere oynayan açıklamalar, fevri davranışlar da iyice bir komiktir, fransız mallarını boykot ilk başta ülkemiz ekonomisini etkileyecek bize zarar verecektir, her hangi bir kişinin de bir daha fransa'ya gidip gitmeyecek olması fransız parlamentosunun, senatosunun ve başkanının zerre umurunda değildir, komiklik yapmanın alemi yoktur.
sözkonusu yasa öncelikle fransız anayasasına aykırıdır (lütfen yahudi soykırımının reddi ile karıştırmayalım, o olay milletlerüstü anlaşma ve mercilerce belgelenmiş kabul edilmiş ve anayasalar dışı özel statülerle kanunlaşmış bir şeydir) ve senatodan geçmesi ya da cumhurbaşkanı tarafından onaylanması imkansız gibi bir şeydir, yapılmış olan sadece bir seçim şebekliğidir; buradan hareketle kendimizi yırtmamız ve fransa'nın düşünce özgürlüğü konusundaki bu yasasıyla uğraşmamız suni gündemdir. esas meşguliyetimiz bu işlerin tarihçiler ve uzmanların ellerine bırakılması ermenistan ile adam akıllı kurullar oluşturulması ve tarihsel çalışmalar yaptırılmasıdır.
ermeni soykırımı var ya da yok, tarihçilerin araştırmasına bırakmak, konu üzerine pozitif adımlar atmak gibi hareketlerle dünya'nın gözüne türkiye'nin duruşu gösterilmelidir.
not: gidip orda burda peugeot araba camı kıranlar ya da bu tip hareketlerde bulunanlar da ilaveten hıyardır, allah cezalarını versindir.
|