1780'in sonlarından 1799'a kadar olan tarih aralığına denk gelir. tabi bu tarih aralığı zorlama ile oluşturulmuştur. nitekim ihtilal devrim gibi değildir; öyle bir anda başlayıp birden bire sona ermez. etkileri uzun vadeye yayılır ve uzun vadede ancak neticelenir ve ihtilal fikrinin yeşermesi de elbetteki uzun bir zaman aralığına denk gelir.
bir yanda
aydınlanma fikrinin öncüleri olan büyük düşünürler (j.j.
rousseau,
voltaire,
montesquieu,
aquinolu thomas ve benzerleri) ihtilal fikrinin düşünsel temelini hazırlarken diğer yandan da halk kitleleri büyük vergi yükleri altında ezilmiş olduklarının ayırdına varıyorlardı. 1215
magna carta ve devamında
1614 devrimi ile monarşiyi yıkan ingiltere'nin de etkisi altında kalan bazı
burjuvazi, yönetime ortak olma hevesine düşünce kendiliğinden harekete geçecekti ve bu harekete geçişi de nerdeyse bir anlık bir patlama şeklinde olacaktı. öyle ki, kral 16. louis halktan ve aristokratlardan yeni bir vergi alınabilmesi önerisini dile getirmek için en son 1600'ün başlarında toplanmış olan
tiers etat (üçlü meclis)'yı toplayacak ama vergi talebine karşı çıkılınca da dış ülkelerden aldığı askeri destekle meclisi dağıtmaya kalkacaktı. derler ki kral aristokrasinin malına göz dikmeseydi, menfaatlerine el uzatmasaydı ihtilal başlamazdı. her ne ise, halk meclisin dağıtılacağını duyunca, tam
14 temmuz 1789'da
bastille hapisanesini bastı bu bahaneyle harekete geçen burjuvazi önderliğinde ve ihtilal gerçek anlamda devriminin ilk adımını atmış oldu. daha sonraları
cumhuriyet bayramı olarak fransa'da kutlanacak olan bu tarih, bir dönüm noktası idi. bundan sonra kral 1793'te idam edilecek, rahipler öldürülecek, kiliseler yağmalanırken 1792 anayasası temel kanun olacaktı. kurucu meclistir,
konvansiyon'dur,
direktuvar'dır derken 1799'a gelindiğinde
napoleon bonaparte başa geçecek, imparatorluğunu ilan edip sağa sola saldıracak, onun da dünyanın yardımıyla alaşağı edilmesiyle fransa, cumhuriyetine tam olarak kavuşacaktı.
işte tüm bu anlatılanlar, dış ülkelerin (özellike
prusya ve
avusturya- macaristan imparatorluğu; devrimin ulusalcı ve özgürlükçü yönünden rahatszız oldukları içi özellikle saldırıyorlardı ki bu saldırılarda en büyük destekçileri de idamından önce fransa kralı ve onun destekçisi aristokrasiydi) saldırıları ve iç ayaklanmalarla sürüp giden ihtilalin genel olaylarıdır.
farkettim de, ihtilalin bitiş tarihini 1799'dan da sonraya, napoleon sonrasına taşımışım. diyorum ya, bu tarihler öyle bıçakla kesilip bölünebilecek tarihler değiller.