belki ilginizi çeker
  1. · victor hugo
  2. · jean jacques rousseau
  3. · emile zola
  4. · montaigne
  5. · lamartine
  6. · terza rima
  7. · jean racine
  8. · madame bovary
gündem
  1. · cehennemin girişinde yazan söz
  2. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  3. · darwin i bitiren balık
  4. · sözlük yazarlarının itirafları
  5. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  6. · aşk
  7. · disko kralı
  8. · yıllık izin
  9. · le roi le sage et le bouffon

fransız edebiyatı  

  1. yetiştirdiği isimlere bakacak olursak dünyada edebiyatın bel kemiğidir diyebiliriz.

    (bkz: montaigne)
    (bkz: corneille)
    (bkz: racine)
    (bkz: moliere)
    (bkz: la fontaine)
    (bkz: victor hugo)
    (bkz: balzac)
    (bkz: stendhal)
    (bkz: flaubert)
    (bkz: guy de maupassant)
    (bkz: emile zola)
    (bkz: jean jacques rousseau)
    (bkz: lamartine)
    (bkz: jules verne)
    (onurene, 08.09.2008 16:58 ~ 09.09.2008 01:38)
  2. yeni dönem yazarları içinde sanırım en çok konuşulanı jean christophe grangedir.
    (pedesa, 08.09.2008 17:05)
  3. 20yy ın önemli kadın yazarlardan biri olan simone de beauvoir da aralarında sayılabilinir.
    (joeninmemeucu, 08.09.2008 17:28)
  4. rus edebiyatı ile birlikte dünya klasik ve neo-klasiklerine en çok kitap kazandırmış edebiyattır. fransız edebiyatı' nın diğer dünya edebiyatlarından ayıran en önemli özelliği yazarlarının çoğunun aynı zamanda bir felsefe veya düşünce adamı olmasıdır. özellikle 20.yüzyılın başında jean paul sartre, albert camus, andre gide üçlüsü fransız edebiyatını şekillendirdiği kadar dünyada da felsefi bir çok akımın öncülüğünü üstlenmiştir. ve yarattıkları akımlar diğer akımlardan farklı olarak aydın gençliğin sorunlarına yönelik olup , siyasi ve felsefi çözümler üretmiştir. sartre varoluşçuluk felsefesinin geldiği son ve en olgun noktasıdır. kanaatimce en güzel kitabı bulantı' dır. camus ise bence bir diyen absürd bir felsefe anlayışı ile hayatımıza saçma' yı sokmuştur. andre gide' nin bilinen en büyük eseri mozart' ın bir eseri ile de aynı adı taşıyan pastoral senfoni' dir. gide ise genel geçer bir ahlakın (bkz: genel geçer ahlak yasası) olmadığını halkına anlatmaya çalışmıştır. belki de eşcinselliği bile buna bir tepki olarak seçmiştir, kim bilir. sonuç itibari ile bu üç yazarın dünya edebiyatı üzerindeki etkileri nobel edebiyat ödülü ile taçlandırılmıştır. gerçi komunist sartre kapitalist düzenin ödülü kabul etmemiştir ama olsun.

    bu üçlü dışında ondan bir önceki nesilde jan jak russo ve voltaire hem edebiyat hem de siyasi bakımdan dünyayı etkilemiş iki yazarından biridir. tepeden inmeci (bkz: jakoben) russo ile özgürlükçü ve bireyci (bkz: indivudualism) voltaire' in toplum ve devlet yapısına ilişkin görüşleri günümüz siyaset felsefesi üzerinde hala etkilidir. genel olarak bu iki yazardan birine tez diğerine antitez dersek ve uygun diyalektiği de kurabilirsek toplum yapısına-yapımıza daha güçlü bir gözle bakabiliriz. bunun için russo' nun toplum sözleşmesi ve voltaire' in iyimserlik kitapları okunabilir.(candide' yi henüz ben de okumadım bu arada.) voltaire demişken onun nasıl bir yazar olduğunu anlatmak için şu cümlesini de yazmak isterim; '' senin fikirlerine katılmıyorum fakat senin fikirlerini özgürce söyleyebilmen için canımı bile verebilirim'' böyle özgürlükçüymüş işte voltaire.

    neyse konumuz edebiyat, fransız edebiyatına dönelim. fransız edebiyatının bir diğer hoş yanı gerek biçim gerekse uslup anlamında birçok yeniliği dünya edebiyatına getirmiştir. mesela bilinen ilk bilim kurgu yazarı jules verne' dir. bilimsel araştırmların yeni yeni hızlandığı dönemlerde kendinden sonraki 200 yıl içersinde gerçekleşecek olayları kurgulayıp anlatmak muazzam bir olay bence. bu muazzam olayı anlamayanlar zamanında verne delirmiş dese günümüzde onu deli diyenlerin adını değil verne' in adını biliyoruz. bunun dışında deneme tarzı ilk yazılar da fransız edebiyatından montaigne' den çıkmıştır. montaigne' in kendisinin kitabın başında yazdıklarım paçavradır vaktinizi benle ziyan etmeyin demesine rağmen yüzyıllar önsözü haksız çıkarmış birçok yazar montaigne' in düşüncelerine katılmasa da, düşüncelerinin derinliğini yetersiz bulsa da montaigne' in birçok konu hakkında düşüncelerini yeni bir tür ile iletmesi bunların çoğunu da çiçero' dan lecritius' a kadar birçok şair ile desteklemesi gerçekten takdire değerdir.

    şiir anlamında bir dahi olan charles baudailaire da eserlerini fransızca vermiştir. yazdığı şiir kitabı kötülük çiçekleri (le fleurs du mal) romantizm akımının doruk noktasında olan bir kitaptır. hatta ülkemizde yahya kematlı olmak üzere birçok şairi etkilemiş ve etkilenenler bu etkiyi baudalaireperest olduklarını söyleyerek açıklamışlardır. bu edebiyat dahisinin frengiden ölmesi ne acı! baudailaire demişken yakın arkadaşı victor hugo' dan da bahsetmek gerekir. roman biçim üzerinde i fransız ve dünya edebiyatının en parlak eseri victor sefiller' dir. sefiller yer-zaman-mekan kurgusu en sağlam kitaptır. eylem birliğine uygun klasik bir roman yazmak isteyenlerin dostoyevski' nin suç ve cezasıyla birlikte sefiller' i çok dikkatli incelemesi gerekir bence. victor hugo ile küçük bir dip ayrıntı vermek isterim, bir konuşması sırasında hugo' ya bu eserleri nasıl verdiği sorulmuş hugo ise günde 10 saat okuyarak ve yazarak çalıştım ve böylece yazmayı öğrendim. bunu burda söyleme amacım edebiyatın yetenekten daha çok çalışma ve birikime bağlı olduğunu sizlere de anlatma isteğimdir.

    fransız bir diğer değer parma manastırı ve kırmız ve siyah' ın yazarı stendahl' dır. kilisenin iç ve diğer kurumlarla ilişkileri için güzel kaynaklardır içerdiği entirikası bol aşk hikayesi de cabası. italyan yazar calvino klasikler niçin okunmalı kitabında parma manastırı ve kırmızı ve siyah için dünya edebiyatının hikayesi en güçlü kitapları olarak değerledirmiştir standahl demişken sanat eserlerine olan bağlılığından ve kendi adıyla anılan stendahl sendromundan bahsetmemek olmaz. bu sanat düşkünküğü hakkında detaylı bilgi için; (bkz: standahl sendromu).

    fransız edebiyatı anlatırken bir çizgiden bahsetmek gerekir. bu çizginin bir ucunda flaubert diğer ucunda ise proust vardır. madam bovary ile kayıp zamanın izinde kitaplarının en önemli noktası bilinç akışı tekniğine yaptıkları katkılardır. bilinç akışı tekniği ile yazılmış en büyük eser ne yazık ki bir irlandalı olan joyce' un elinden fransızca değil ingilizce olarak çıkmıştır. bu kitap ise ulysses' tir.

    şimdilik fransız edebiyatıyla ilgili aklıma gelenler bu kadar. balzac' tan mapusant' tan bahsetmedik ama neyse...
    ama gerek yok herhalde lise bitirmiş her insan ya goriot baba'yı yada vadideki zambak' ı bitirmiştir diye düşünüyorum.

    bir dahaki sefere rus edebiyatında görüşmek üzere. jötem!

    edith piaf: imla
    (pembe bir mısradır aşk, 31.01.2009 12:27 ~ 01.02.2009 12:47)
  5. dünya edebiyatı'nın büyük çoğunluğunu kalitesiyle parsellemiş olan edebiyattır. devamlı rus edebiyatı ile kıyas halinde olsa da hiçbir zaman ikinci sıraya düşmemiştir.
    içerik yönünden belki bir nebze daha iyileri ile karşılaşmam mümkündür ama üslub olarak tüm diğer eserlerin papuçlarını eline vermiştir. son derece etkileyici bir anlatımı vardır ve hemen her fransız eserinde muhakkak bir amaç, bir ideal bulunur. boş beleş yazdıkları çok nadirdir.
    klasizm akımının öncüsü de bu fransız edebiyatıdır ve bunun etkileri her edebiyatta görülmektedir. aynı şekilde sürrealizm de en fazla buradan beslenmiştir. zaten dikkat edilirse bunlar sonradan diğer saflarda görülmüşlerdir.
    sadece romanlar değil elbet, şiirde de oyunda da bu böyledir. henüz kimse edebiyat alanında onların eline su dökememiştir. zaten eğer bir ölçüt olarak kabul edilirse (ki çoğu tarafından kabul edilmez ama yine de belirtelim.) en çok nobel edebiyat ödülü'nü alan ülke: fransa'dır. bu da neyin ispatıdır? bir düşünceye bağlılığın, idealizmin en başarılı aktarımıdır.
    velhasıl fransız edebiyatı ürünleri (şahsi kanaatim) edebiyatın eli koludur.
    (ilişik yaşam formu, 30.09.2009 11:33)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil