you are an asshole
you are an asshole
thats right!
you are an asshole
you are an asshole
yes! yes!
sözleriyle sevdiğim,sahnede sigara çay kahve keyfi yapan,gitarını genellikle tapping tarzı çalan,elli küsür albüme sahip,lirik bir sanatçı.
barış manço'nun zamanında konserine gidip 45'liğini hediye ettiği adamdır.frank zappa bu 45'liği ne mi yapmıştır?sahneye kadar çıkartıp,"thanks baris mancho,be sure ı'm going to listen this,thank you"(ya da onun gibi bişey)deyip barış manço'yu onurlandırmıştır...
çevreci, popüler kültüre sürekli dokunduran, hayatta önümüze dayatılmış sorgulamadan aldığımız her şeye karşı çıkan, hayata bakışını 70 küsür albümüne sığdırmış çılgınlar gibi gitar çalan rock müzisyeni.
şarkı sözleri küfürsüz olmaz, ama güzel de küfreder. yakışır.
sıradışı tabir edilir kimilerince bu adam. kızının ismini moon koydu diye. ya da eserlerinde ilginç sözlere denk geldiğimizden. işte adam buna küfür eder. hayatta şartlanılmış durumlara küfür eder. iyi de eder. misal rolling stone a da küfür eder herkesin istediği konuları sanatçıları işlediği için yayınlarında. reytinge göre hareketlenmeye karşıdır.
cnn crossfire ında (1983) washington times gazetecisine sansür konusunda ayarı veren adamdır ayrıca.
hayatı boyunca 57 albüm yayınlamış, ölümünden sonra bile boş durmamış aşmış virtüöz. 18 tane ölümünün ardından yayınlanan albüm var ve bunların 3te 1 daha önce yayınlanmamış kayıtlar. discographysini indirmeye karar verdikten sonra girdim isohunta baktım, 1 of 3 discography 4,2 gb, 2 of 3 discography 4,4gbyi görünce peki deyip 4 gb kotayla imkansız olduğunu görüp vazgeçtim.
the mothers ile birlikte çalıyormuş bir zamanlar yanılmıyorsam.bu grubun adını daha sonra plak şirketi değiştirmiş ve ismini the mothers of invention koymuş.zaten smoke on the water da da "frank zappa and the mothers" şeklinde geçmektedir bu ünlü virtuözün adı... açık radyo geniş çaplı bir yayın yapmıştı frank zappa hakkında,her bir şeyini söylemişlerdi ama sadece bunlar kalmış aklımda bir de bu adamın hayranlarının anneleri sokaklarda yürüyüşler yaparlarmış,"çocuklarımızı kötü yola saptırıyorsun" diye...kısacası ilgiç birisiymiş.
alman gencler hıncahınc doldurmus stadı. cünkü yirminci yuzyılın en
onemli filozof-sanatcılarından frank zappa konser verecek. ama bir sorun var: konser saati gelmis olmasına ragmen sanatcı ortada yok.
yarım saat, bir saat geciyor, yok yok yok...
tam iki saat sonra teşrif ediyor nihayet. ağır adımlarla sahneye
cıkıyor, mikrofonun önünde durup seyirciye bakıyor.
sonra eliyle bir nazi selamı cakıveriyor birden:
"heil hitler!"
stadyumda ölüm sessizligi... berlinliler saskın. yavas yavas bir
homurtu yukselmeye basliyor.
sahnedeki adamsa hic orali degil. tekrar cakıyor nazi selamını.
"heil hitler!"
seyircilerin kucuk bir kısmı, ayni sekilde bağırarak cevap veriyor
ona. ama sanatci hala memnuniyetsiz.
daha sert bir nazi selami veriyor ve bağırıyor avazı cıktığı kadar:
"heil hitler!"
bu sefer seyirci hazırlıklı... stadyumun yarıya yakını sahnedeki adamın söylediği şeyi bir ağızdan tekrarlıyor. ne var ki tatmin olmuyor
frank zappa... karşısındaki binlerce kişiye ters ters baktiktan sonra yine veriyor o selamı, yine bağırıyor.
"heil hitler!"
kitle artık ne yapmasi gerektiğini anlamiş durumda. bir ağızdan
"heil hitler!" diye cevap veriyorlar, bütün stadyumu inleterek.
bir sessizlik oluyor.
kısa ama gergin bir sessizlik.
frank zappa'nın sözleri bozuyor sessizliği: "ey almanlar, gördüğüm kadarıyla siz hala akıllanmamışsınız. yok size konser monser!"
"temelde insanların duymak istediği şudur: seni seviyordum, sen de beni seviyordun, sonra yapraklar soldu, ağaçlardan döküldüler, rüzgar esti, hava soğudu, sen gittin, kalbim kırıldı, geri döndün ve kalbim düzeldi."
-- frank zappa
ne olduğu belirlenemeyen uçan rockçı! derler ki, müzik hayatı boyunca çıkardığı 1.438.294 küsür civarındaki zappa albümünü eksiksiz bir şekilde toplayabilirseniz, şirinleri de görebilirsiniz, ya ya, çok bombastik değil mi?! ne de olsa kimse bunu başaramayacak.