skandal bir adamdır..kesinlikle ingilizce bilmez, rijkaardın dediklerini kafasına göre çevirir, kafasına göre eklemeler falan yapar..umarım birileri müdahale eder, görevden alınır..koskoca hoca getiriyorsun, şampiyonlar ligi kaldırmış, dünya yıldızları ile çalışmış, hocanın burada ki dili olsun diye böyle yeteneksiz bilgisiz bir adam getiriyorsun..
merak ediyorum, antremanda da böyle mi çeviriyor?
ekşi sözlükten alıntı bir örnek hemen;
rijkaard: i must say that the team is working hard. but we are now working for about two weeks more or less, it is impossible to have the perfect condition already. for that reason we call it the preseason training camp. we have to build up the resistance of the players and that is what we are doing right now.
tercuman: tabi su an icin beklenen seviyeyi yakaladik dersek yalan olur. cunku iki hafta maksimum uc haftadir beraberiz ama her gecen gun daha iyiye gidiyor ve en kisa zamanda o seviyeyi yakalayacagimizi dusunuyorum.
tercümen yapmıyor, kendi kafasına göre basın açıklaması yapıyor..bu skandal, birinin buna laf etmemesi daha büyük skandal..
bu gidişle "galatasaray'da en çok küfür yiyen kişi" sıfatını sabri'nin elinden alacak olan saçmalık.
emre çolak soruluyor, rijkaard promising player diyor, tercüman iyi bir oyuncu diye çeviriyor..nefret edilesi öfke kusulası bir eleman..yok olacağı yok, hınçal uluça detaylı bir mail atacam, o bağarsın çağarsın..olacağı yok başka türlü..
sabriyi nasıl çevirecek bilmiyorum. işi zor adamcağızın.
tek kelimeyle başarısızdır. eh, az biraz ingilizce, çat pat ispanyolca, bir tutam fransızca bilsin işimizi görür mantığıyla hareket ederse koskoca kulüp olacağı budur. bir öneri gelsin bu satırlardan...
(bkz:
özgür çeltikçi)
basında kendisi hakkında baya bi haber çıktı, fazla sansasyon yaratmadı ama belli ki birilerinin kulağına gitmiş, artık rijkaardı cümle cümle çeviriyor. biraz sevindim süper kafasına göre ekleme göre yapmayacak diye, ama yok arkadaş ingilizce futbol terimlerini ve türkçelerini kesinlikle bilmiyor bu arkadaş. biraz football manager oynayan biri "key player" lafını duymuştur ve ne anlama geldiğini bilir.."anahtar oyuncu" olarak kelime kelime çevrilmeyeceğini de bilir..bir blogda okumuştum içli köfte gelse sensitive meatball diye çevirir diye, şaka yok yemin ediyorum çevirir..mert kardeşim, veya onu tanıyan birileri eğer bu yazıyı okuyorsanız, galatasaray gibi büyük bir kulüptesin, dünyanın bir kaç en iyi hocasından birine tercümanlık yapıyorsun. bir futbol terimleri sözlüğü al ve o sözlüğü ye! elinde düşürmen, sıçarken bile kelime ezberle tanım öğren. bunu yap kendine allah aşkına!
maalesef artık
elano'nun da tercümanıdır.
penalty kicker dedi bugün...yok öyle bi deyim güzel kardeşim..penalty taker, free kick taker falan var ama penalty kicker yok..hiç bir şey yapmıyorsan bari football manager serisi oyunlarını falan oyna evde de biraz ingilizce deyim öğren..promising playerı iyi oyuncu diye çevirme, yarın öbür gün sweeper kullanmam derse rijkaard, "süpürgesi yokmuş hollandada bırakmış doğrusunu söylemek gerekirse" deme..bi git, gölge etme yaa..
mert çetin isimli bu arkadaşın (maalesef) portekizce ve fransızca da konuşabildiği için bu görevi yaptığı söyleniyor ancak tam bir rezalet şekilde görevini yerine getirdiğini anlamak hiç zor değil. rijkaard'ın röportaj tercümelerini yaparkenki hatalarını, yorumlarını gördükten sonra, maç esnasında oyuna girecek oyunculara ve sahadakilere taktik verirken ekrana geldiğinde için cız ediyor.
bir de her lafa
baktığımız zaman diye giriyor, bu bile "kalite"sinin göstergesi.
-we are satisfied with the win today..
-baktığımız zaman aldığımız galibiyetten memnunuz diyebiliriz..
bakma arkadaşım düzgün çeviri yap.
nerden baksan aslan gibi galatasaraylıdır. yedek kulübesindeki pozisyon heyecanı ve gol sevinçleri bunu gösteriyor.
arada kendi düşüncelerini de çaktırmadan çevirilere ekler.
rijkaard: ''we've played well today''
tercüman: '' abi bomba gibi oynadık görmeliydiniz bu takım şampiyon olur gelene geçene beş atarız''
(bkz:
yeminli tercüman)
suat ustaya benzettiğim için kabiliyetsizliği yanında ikinci eksiyi de yiyen adam. tek numarası asker gibi full traş bulunmak. sevinmesi bile bir garip kendisinin.
kanımca fenerlidir kendisi..
sürekli bakınız vererek çalışmaktadır.
(bkz:
baktığımız zaman)
ya garip bir adam, garipliğinden kastım her cümleyi devamlı uzun paragraflar halinde çevirmesi.
frank rijkaarda soruluyor, işte takım diriydi falan filan.
frank rijkaard cevap veriyor: "yes, exercise is very important, because it makes differences" yani gayet basit, 2-3 cümlelik birşey, ama tercüman abimiz oyuncuların motivasyonundan girip antreman tekniklerinden çıkıyor. yani ciddi anlamda garip bir durum bu.
bi film izliyodum altyazılı. adam boyuna
help diye bağırıyo altyazıda ise
hassiktir yazıyo. onu hatırlatıyo bana bu adam. acaba filmi de o mu çevirdi?
bence adamda ileri derecede hafıza problemi var doktora gözükmesi gerekli.