her dinleyişte sanki bişeyleri kaçırıyomuşum hissine sürükleyen mükemmel sting şarkısı.....
if blood will flow when flesh and steel are one
drying in the colour of the evening sun
tomorrow's rain will wash the stains away
but something in our minds will always stay
perhaps this final act was meant
to clinch a lifetime's argument
that nothing comes from violence and nothing ever could
for all those born beneath an angry star
lest we forget how fragile we are
on and on the rain will fall
like tears from a star like tears from a star
on and on the rain will say
how fragile we are how fragile we are
on and on the rain will fall
like tears from a star like tears from a star
on and on the rain will say
how fragile we are how fragile we are
how fragile we are how fragile we are
so many times i have brought you down
that i have already lost all count
and i seem to be doing it again
no matter how hard i have tried
i have crumbled time after time
and kept failing in the end
sometimes it feels it would be better for you all
if i ceased to exist or was never born at all
so many times i have let you down
shadowed the shine of our sun
and drowned you in tears and misery
that it is hard for me to see
how you can after all these years
still be standing by me
sometimes it feels it would be better for us all
if i ceased to exist or was never born at all
sometimes it feels it would be easier to fall
than to flutter in the air with these wings so weak and torn
ispanyolca (fragil) ve portekizce (fraglidad) versiyonları olan mükemmel parça. '90larda çekilen klibi de ayrı güzeldir, sting'e bir daha aşık eder insanı. gece dinlenirse alkolik etme yan etkisi vardır.
ı've seen no fear
your purpose is clear
ınside, in deep
ı quicken, my breathes, be
before you implode my darling
before you expose you're here
ı see your disgrace, on right chance
but you're fragile, you get broken
you're still fragile
and you shadow when you fall
you live, you learn
yours scratches, they burn
superficial, but deep
ı stand for, my freshes, be
before you implode my darling
before you expose you're here
ı see your disgrace, on right chance
but you're fragile, you get broken
you're still fragile
and you shadow when u fall
ahmet koç'un paradoks akustik'te bağlamayla baya bir güzel çaldığı şarkı.
tabi gerçek versiyondaki gibi hüzünlü olmasa da, enstrumanların çeşitliliği şarkıyı başka bir güzel yapmış.
kargoların üzerinde bulunan 'kırılgan' anlamındaki yazı. lakin bu paketler diğer paketler gibi hunharca tıra yüklenmekte içinden gelen şangır şungur sesler ise kargocu elemanlar tarafından noel müziği olarak algılanmaktadır.
sentenced'in crimson albümünde özellikle en çok da girişini anathema'nın alternative 4 dönemlerine benzettiğim harika parça. 2000'de kazablanka'da verdikleri konsernde çalmadıkları için kahrolmuşluğum vardır. gerçi sonda trooper çalıp dağıtmışlardı ortamı. hey gidi günler...
parçanın solosuna da hasta olduğumu belirtir; sonundaki bölümün de gene anathema hatta pink floyd ruhu taşıdığını ekledikten sonra "ne güzel grubumuzsun sentenced" diye hönkürürüm neş'e ile. nostaljik giri oldu bu, hüzünlendim.
lacuna coil'in karmacode adlı albümünde yer alan parça.
what?
damn, you're right.
dare is about obsession.
ıt's something inside;
wounds are bleeding in my hands.
turning blind,
no one will ever stop this
self-made decline;
nothing really matters.
he's watching me
what if ı look away and deal with it?
he's watching me
digging in my grave.
he's watching me
ı won't deny it.
fragile my crystal ball,
he's watching me
shattered on the ground.
what?
damn, you're right.
learn is about rejection.
there's nothing to hide;
wounds are healing in my hands.
turning blind,
no one will ever scratch
my own state of mind;
nothing really matters.
he's watching me
what if ı look away and deal with it?
he's watching me
digging in my grave.
he's watching me
ı won't deny it.
fragile my crystal ball,
he's watching me
shattered on the ground.
he's watching me
what if ı look away and deal with it?
he's watching me
digging in my grave.
he's watching me
ı won't deny it.
fragile my crystal ball,
he's watching me
shattered on the ground
22 haziran 2007 tarihiyle ülkemizde gösterime girmiş, ispanya yapımı bir korku filmi. 18 yaş sınırı var ama gereksiz. her korku filminde kalp krizi tehlikesi geçiren ben bile ancak son dakikalarında korktum biraz.
filmin konusu güzel ama muhteşem de değil. ingiltere'de geçiyor ve tahliye edilmekte olan bir çocuk hastanesine musallat olmuş bir hayalet ve yaptıkları; kara gözlü dünya güzeli hasta bir kız çocuğu, ünlü avukat ally mcbeal'in sorunlu bir hemşire rolüyle farklı bir konu tamamlanmış ve sıkmıyor ama korkunç değil, değil yani. sadece çok çirkin bir hayalet var.
oyuncular ise şöyle: elena anaya, calista flockhart, richard roxburgh, gemma jones
bir korku filmi olarak pek fazla yeni bir şey söylemiyor ve pek de korkutamıyor. calista flockhart rolünü başarılı oynamış. filmden çıkarabileceğimiz hisse ise: hayaletler sevdikleri kişinin yanında kalırlar ve insanlar ölmeye yakın o hayaletleri görürler. ama bazı istisnalar da vardır ki hayaleti görükleri halde ölmezler. böyle bir durumda senaristin bize tavsiyesi: "bazen soru sormamak daha iyidir."
(bkz: hadi ya)
yes'in 1972 yılında çıkardığı albümü. kanımca grubun en iyi albümü olmakla beraber aynı zamanda progressive rockın en önemli albümlerinden birtanesidir. chris squire'ın bas çalışı inanılmazdır. roundabout, heart of the sunrise, long distance runaround gibi harika şarkıları barındırır bu albüm. bana göre albümün en iyi şarkılarından birisi de mood for a day'dir.steve howe gitarını konuşturmuştur.
sentenced ın tapılası crimson albümünden tapılası şarkısı "sometimes it feels it would be better for you all, if i ceased to exist or was never born at all"la insanı yeterince kendinden alıp başka yerlere götürmektedir zaten
hemen her dünyadan bıkmış , aşkın anlamını arayan , gözlerine sürmeler çekmiş , taksimde muhtelif barlarda tuvalette höngür höngür ağlayan kızlarımızın nickidir..bi de msn'lerini alsanız muhtelif placebo şarkılarının mısralarını iletilerinde görürsünüz..every me and ever you , sene mutluluk nedir berkcan , durumu değil kafası meşgul vs gibi cümlelerle haşır neşirdirler.. oy oy