gündem
  1. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  2. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  3. · günün tek kelimelik özeti
  4. · annenin gençlik fotoğrafları
  5. · sözlük yazarlarının itirafları
  6. · günün tek şarkılık özeti
  7. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  8. · tereyağı ile margarin arasındaki fark
  9. · sizlerden gelen yoğun istek üzerine

fotoğraflar ölümü imler  

  1. usta bir fotoğrafçı olan yalçın savuran'ın kaleminden dökülen fotoğrafa dair yazılarından biri.

    fotoğraflar geleceğe dair bir vaatte bulunmazlar ama bulunuyormuş gibi yaparlar. hatta çekildikleri andan itibaren bir daha olmayacak bir anı imleyerek varlığa değil yokluğa dair bir suret oluştururlar ki bu suret içinde ölümü barındırır. yaşantımız boyunca çekilen tüm fotoğraflar yaşanılanı gözler önüne seriyormuş gibi -kurgu da dahil- dursa da gizlice içinde hep yok oluşu yani ölümü imler. melih cevdet anday ‘fotoğraf’ adlı şiirinde –ölümü hatırlatan ne var bu resimde, oysa hayattayız hepimiz- derken o fotoğrafın içinde ne barındırdığını görmüştü. o fotoğraf çekildiğinde hepsi hayattaydılar melih cevdet, oktay rıfat, orhan veli, şinasi baran, oysa şimdi hiç biri yok.
    diana arbus çektikleriyle hep ölüme koşmuştur, eugene atget’in çektiği paris fotoğrafları içinde kendi boşluğunu barındırdığı kadar ölüme yakındırlar. alberto diaz korda, che’nin fotoğrafını çeker sonra onu stüdyosunda kadrajlar ve bildiğimiz che sureti çıkar ortaya. evet che bu suretle adeta ölümsüzleştirilir ancak bu seferde kapitalist sistem devreye girer ve asıl ölüm o zaman başlar. suret hızlı tüketim nesnesine dönüştürülür ve milyonlarca kez ölümü yaşar ve ne tuhaftır ki ölüm ve yaşamak kelimesi yan yana dururlar. oysa insan hayatta bir kez ölür, fotoğraflarsa çekildikleri sayı kadar öldürürler.

    www.yalcinsavuran.com
    (soldier in the army, 22.12.2008 22:14)
  2. başka deyişle "geçmişin ve şimdinin faniliği dile getirmesi ve fotoğrafların bunu haykırması"

    insanlara bakarsın, herkesin bir güncel profili var; kimisi takım elbiseleri ile gülümsüyor yaş 30, birisi hasta yatağında ölümü bekliyor yaş 67, birisi bir düzine torunu ile oynuyor yaş 78, birisi mezarda 48 yaşından beri, bir başka, öteki başka bir güncel durum içinde.

    bu kişilerin bir de 15-30-50 yıl önceki fotoğraflarına bakarsın; o zamanın siyah önlükleriyle beyaz yakasıyla gülüşen çocuklar, ailenin tüm fertlerinden birlikte fotoğraf çekildiği saadet ve birliktelik dolu kare, gurbetten kalma bir enstantane, bugün torunları olan bir dedenin beş yaşındaki kucaktayken çekilmiş fotoğrafı...

    "o an" tüm dinamik görünümüne rağmen donmuş kalmıştır, her ne kadar çerçevedeki insanlar oradan çıkıp bizimle sarılacaklarmış gibi olsalar da, onlar artık ya çok uzağımızda yalnızlık rıhtımlarında ölüm bekliyorlar ya da çoktan kalkmış bir gemi ile dönmeyesiye uzaklaşmış hâlde bizim cıvıltılı hayat karelerimizle onlara doğru gittiğimizi aynı yollardan geçeceğimizi söylüyorlardır.

    henüz yaşayan ve artık çekilecek bir pozları ol(a)mayan faniler henüz ölmemişlerse günün birinde ölüyorlar, belki birkaç gün, belki bir kaç hafta gündemde kalıyorlar**** sonra arkalarında yeni fotoğraflar çekilen, yeni videolar oluşturan ölmeyecekmişcesine hareket dolu insanlar bir de raflar arasında eski fotoğraflar, anılar bırakıyorlar.

    (bkz: eski zaman insanlarının fotoğrafları)
    (anka, 07.08.2009 21:51 ~ 22:36)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil