görseller
fotoğraf makinesi 
  
belki ilginizi çeker
  1. · d slr fotoğraf makinesi
  2. · slr fotoğraf makinesi
  3. · dijital fotoğraf makinası
  4. · evde önemli bir şey unutan unutkan astronot
  5. · fotoğrafçılık
  6. · şipşak
  7. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  8. · canon new f1
  9. · bunu bulandan allah razı olsun
  10. · diziler ve satın aldırdıkları ürünler
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  2. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  3. · geniş aile
  4. · yeşim salkım
  5. · 2012
  6. · okan bayülgen
  7. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  8. · cuando volveras
  9. · itu hornets

fotoğraf makinesi  

  1. (bkz: slr fotoğraf makinesi)
    (bkz: d-slr fotoğraf makinesi)
    (bkz: dijital fotoğraf makinası)
    (zeus, 06.04.2006 20:21 ~ 20:24)
  2. dijital teknoloji ile birleştikten sonra herkesin kolayca edinip, kullanabileceği güzel bir o kadar da büyülü olan alet..

    (bkz: anı dondurmak)
    (zeus, 06.04.2006 20:28)
  3. kişiye göre ayar veren elektronik aletlere verilen addır. nitekim fotojeniklik diye bir olgu vardır ki bu tamamen makinenin kişiye göre ayar çekmesinden kaynaklanır. ayrıca kameralarla birlikte hala çalışma sistemlerini beynimde sağlam bir noktaya oturtamadığın elektronik harikalarındandır. anı nasıl bünyesinde saklar aklım almamaktadır.
    (troke, 06.04.2006 20:52)
  4. dijital çıktı fotoğraf demokratikleşti, artık sadece zenginlerin oyuncağı olmaktan kurtuldu.eskiden ünlü bir foroğrafçının 30 fotoğraflık sergisini, onbin fotoğrafı içinden seçtiğini duyunca uçuklardınız, şimdi işler değişti, teknik ucuzladıkça, gerçek yetenekler yarışma şansı bulacak
    (nestor, 06.04.2006 23:34)
  5. leica
    (tazmanya canavarı, 04.05.2007 21:39)
  6. fotoğraf aparatıdır aslı çünkü makine (makina) olabilmesi için içinde motor gibi bir düzeniğin olması gerekmektedir.neyse durduk yere polemi yaratmamak kaidesiyle yaşanan bir olayı,anı karalere almasına vesile olan icat.o olayı veya anı ölümsüzleştirir..kimisi de sevgilisiyle öpüşürken bu aleti kullanır.kimisi de sanata bir şeyler katmak telaşı ile bu icadı kullanır. sonuç itibariyle herkesin evinde olan ve yaşanan anları ölümsüzleştirmeye yarayan alet..
    (jack daniels, 04.05.2007 22:17 ~ 23.06.2009 16:15)
  7. yanımdan hiç ayırmadığım, olaylara, çevreye ve insana olan bağlılığım yüzünden, hep sevdiğim, bedenimin uzuvlarından biri haline gelen , televizyondan kat ve kat daha iyi bir makine. fotoğraf çekmeye hobi olarak başlayıp, işin bokunu çıkardıktan sonra, kafanızda fotoğraf sanatçılığı ile ilgili , bir kaç şey uyanıyor, sonra her gördüğünüz resme karşı, bir tür yorumlama hissiyatı oluşuyor bünyenizde.en yakın arkadaşınız olur fotoğraf makinesi, onunla yatar, onunla yer onun ile içersiniz. onunla aşk bile yaşanabilir(bkz: bokunu çıkarmak)
    (internetchip, 06.06.2007 02:33 ~ 02:35)
  8. netlik ayarını otomatik yapanlarının bu işi ya duyulmaz ses yayarak ya da görülmez ışık yayarak yaptığı makine. bir nevi araölçer.
    (silgi, 03.05.2008 02:41)
  9. megapixel kavramını hayatımıza sokmuş ve gün geçtikçe de kendisini geliştirmekte ısrarcı olan alet.

    nikon çok kaliteli optikler üretmekte sony buna karşılık carl-zeise üretse de nikonu yakalayamamaktadır, ona da değinmeden geçemedim.
    (kasap kesen manyak inek, 03.05.2008 02:50 ~ 03:00)
  10. eskiden içine 24'lük ya da 36'lık filmler koyardık. ve poz hakkımızı çok dikkatli kullanırdık. pikniğe, geziye, düğüne gittiğimizde çok dikkatli nişan alır, bir kez ateş ederdik. bazen içindeki filmi bitirmek günler, haftalar hatta aylar alabilirdi. hatta film çok uzun süre makinanın içinde kaldığı zaman bayatlar ve çok güzel çıkmazdı..

    poz hakkımız bitip artık makinamız filmi saramaz duruma geldiğinde hemen fotoğrafçıya koşulur film banyo ettirilir ve de bastırılırdı. ve fotoğrafları almak için verilen süre kadar beklenirdi. ve de belirtilen süre geldiğinde koşa koşa fotoğrafçıya tekrar gidilir bir zarf içinde verilen fotoğraflar alınır hemen doya doya bakılabilecek bir köşede her birine defalarca bakılırdı. dakikalar geçerdi sonra yorum yapma faslı başlardı. gözün mü kapalı çıkmış bir dahaki fotoğraf çekme organizasyonunu beklemek zorunda kalırdın.

    alınan fotoğraflar herkes parmak izi yapmadan hemen albüme konur ve aylarca gelen misafirlere gösterilmek üzere oturma odasının bir köşesine konurdu. bir sonraki postada hemen eskiler o köşeden alınır diğer albümlerin yanına konur onun yerini yeni gelen albüm alırdı..

    insanların boylarının uzaması, kilo alması gibi fiziksel değişiklikleri aylar sonraki yeni resimlerde rahatlıkla anlaşılır ve analiz edilebilirdi. yatıya gelen kuzen, okul arkadaşı vs. gecenin ilerleyen saatlerinde bir köşeye hapsedilir ve ebeveyinlerin çocukluklarından başlanarak tüm albüm gösterilir anılar depreştirilirdi.


    şimdi fotoğraf kültürü değişti. hemde çok değişti. oysaki biz filmi kendi kendine sarabilen motorlu fotoğraf makinalarından sonra bu sektörde yapılacak bir şey kalmadığını düşünmüştük. ne bilelim dahili belleği olan ve bilmem kaç gb harici bellek takılabilecek, optik zumu bilmem kaç, dijital zumu bilmem kaç olan, megapikseli bilmem kaç olan bir sürü anlamadığım özlellikli makinaların çıkacağını. üstelik şimdiki makinalarda gözün kapalımı çıktı? hemen görüp değiştirebiliyorsun, yok beğenmedin mi? hemen sil yenisini çek. hatta silmeden çek..

    albüm malbüm derdi de yok. şimdiki albümler bilgisayarlardaki klasörlere dönüşmüş..

    eline alamıyorsun resimleri, çünkü gerek yok ki.. laptop var.. ama anneannem hala "şunu bastırda çerçeveleyip öyle saklıyım" diyor. artık herşeyin tamamiyle dijital olduğunu anlatamıyoruz ona. biz bile anlamakta güçlük çekiyoruz, ona nasıl anlatalım?

    bilmiyorum ben mi biraz gerilerde kaldım. sanki o çok beğendiğim resimleri koynuma alıp uyumak daha bir zevkliydi.

    eh haliyle laptop ile yatmak daha zor.
    (gero nimo, 09.07.2008 19:25 ~ 13.07.2008 16:54)
  11. ikinci el tercih edeceklerin dikkatine:
    (bkz:
    http://www.fotograf.net/...
    )
    (karamelize ekmek, 02.09.2008 00:01)
  12. ilk fotoğraf makinesi;
    (görsel: fotoğraf makinesi/67258)
    (keklerinaq, 28.02.2009 15:13)
  13. sonradan bakıp iç çekeceğiniz veya lanet yağdıracağınız anları dondurup, önünüze sunan alet.
    bir kareden bi şey olmaz dersiniz, bağımlı olursunuz.
    (kulisfobik, 30.03.2009 14:32)
  14. dijital olanları gerçekten çok kullanışlıdır. her an her yerde fotoğraf çekebilirsiniz, film bitti, film yandı derdi yok.

    ama ben biraz alaturka mıyım nedir, sanki o duyguyu öldürüyor gibi geliyor bana dijital olanlar.
    hani giderdik 36lık derdik, alır çekerdik. bitince verirdik filmi... kağıda basılırdı her film mutlaka, rulo halinde negatif saklamazdık bir çekmecede. parmak izi olmasın diye kenarlarından tutardık fotoğrafları.

    biz bir zamanlar küçüktük ya hani, o zaman teknoloji de küçüktü.
    (maria elena, 23.06.2009 15:51)
  15. sıksık çevremdeki arkadaşlarımdan birileri bir sabah uyanıyorlar ve o günden itibaren fotoğraf çekmeye başlamaları gerektiğini hissediyorlar. eğer siz de yakın zamanda böyle bir sabah geçirdiyseniz ve etrafınızda sizlerle naçizane birkaç satır bilgisini paylaşacak birilerine ihtiyaç duyduysanız bu yazı sizin için yazılmış demektir.

    öncelikle bir noktanın altını çizmek istiyorum, bu yazı fotoğraf çekmeyi öğrenmek isteyenler için yazıldı, fotoğrafçı gibi görünmek isteyenler için değil… ne yazık ki hergün sokaklarda ve internette gezerken donanıma çok fazla önem veren ve kocaman lenslere sahip çok pahalı fotoğraf ekipmanlarına onları kullanabilmek için gerekli önbilgiye zerre kadar sahip olmadan dünyanın parasını yatırmış sözde fotoğrafçılarla karşılaşıyorum. fotoğraf sanatı bu değil… olmamalı da…


    ben, fikrimi soran arkadaşlarıma önce ucuz bir kompakt dijital makina ile başlamalarını tavsiye ediyorum. kompakt makinalar sizi fazla yormadan yanınızda gezdirebileceğiniz ve kafa karıştıracak kadar çok özelliği olmayan makinalardır. bunlarla bir önceki sayıda bahsettiğimiz, filmin veya fotoğraf makinası sensörünün üzerine yansıyan ışığı denetlememizi sağlayan ıso, diyafram ve enstantane’nin doğru kullanımını öğrenmenin yanında fotoğrafın yapısını oluşturan kompozisyon bilgisi üzerine çalışmalar yapabilirsiniz. sizi temin ederim, kötü bir kompozisyona sahip bir fotoğrafı dünyanın en kaliteli fotoğraf makinesi ile bile çekseniz iyi bir çalışma ortaya koyamazsınız. ama ucuz bir kompakt makine ile çekilmiş muhteşem fotoğraflara her gün rastlıyoruz…

    fotoğraf çekmeye başlayan bir çok arkadaşım çalışmalarına zenit marka nispeten ucuz analog fotoğraf makinalarıyla başlamışlar. ama aynı zamanda bu makinalardan almış ancak nasıl kullanacağını çözemediği için fotoğraf çekmeye devam etmemiş de pek çok arkadaşım var. işte bu yüzden bir analog makina yerine bir dijital makina tavsiye ediyorum başlama aşamsında olanlara. dijital makina, yaptığınız denemenin sonucunu derhal görebilmenizi sağlar ve bu sayede kısa zamanda ilerleme kaydedebilirsiniz…



    fotoğrafın dili, kompozisyon…

    öğrenilecek diğer bir konu da fotoğrafın dilidir. evet, fotoğraflar bir şeyler anlatır… ve bu dili öğrenmeye çalışmadan deklanşöre basmak, bilmediğimiz bir dildeki bir şarkının nakaratını tekrar etmeye çalışmak gibidir… bu nakarattaki kelimelerin nasıl dilbilgisi kurallarıyla ve ne anlamlar ifade ederek bir araya geldiğini bilmeden o dilde kendimizi ifade edemeyiz. kendini iyi ifade eden bir fotoğraf da ancak fotoğrafın dili iyi kullanabilen bir fotoğrafçı tarafından çekilebilir. fotoğrafın en önemli öğesi olan kompozisyon bilgisi üzerine kitaplar okumanızı tavsiye ederim. homer kitabevi’nden çıkmış tom grill ve mark scanlon tarafından yazılıp nedim sipahi tarafından dilimize çevilmiş fotoğrafta kompozisyon başlangıç seviyesi için oldukça başarılı bir kitaptır. kompozisyon bilginiz arttıkça izlediğiniz fotoğrafları daha iyi anlamaya başlayacaksınız. fotoğrafçının onlarla ifade etmeye çalıştıklarına daha iyi anlam vereceksiniz.



    yerli ustalardan öğrenmek lazım

    yerli ustalardan başlayarak büyük fotoğrafçıların çalışmalarını izlemek de yine sizleri çok geliştirecektir diye düşünüyorum. yerli ustaları izlemenizi tavsiye etmemin ise şöyle bir sebebi var, bu ustalar çok başarılı kompozisyonları muhteşem renklerler, gelişmiş teknikler ve genelkültürleriyle yoğrulan bir estetik anlayışı ile ortaya koyabildikleri için ustadırlar ve onlar sizin hergün önünden geçtiğiniz bir sokağı, önemsemediğiniz bir binayı veya bir insanı sizin görmeye alışkın olduğunuzun çok dışındaki bir üslupla fotoğraflarına yansıtırlar. sizin farketmediğiniz neleri farkedebiliyor oldukları için onların usta olduklarını gördüğünüzde fotoğraf sanatının uzun ve zorlu yolundaki sisler aydınlanmaya başlar. daha samimi bir dille şöyle diyelim, “iyi fotoğraflar çekebilmek için kaç fırın ekmek yemeniz gerektiği”nin farkına varırsınız. bunun farkına vardıktan çok kısa bir süre sonra siz de çevrenize farklı gözlerle bakmaya başlayacaksınız diye düşünüyorum. kim bilir hergün etrafımızda ne muhteşem konular biraraya geliyor bir düşünsenize ve biz onların farkına varıp da deklanşöre basamadığımız için ziyan oluyorlar…



    ileri fotoğrafçılık

    bu olan bitenin farkına varmaya ve kendinizi fotoğraflarınızla ifade edebilmeye başladıktan sonra bazı sıkıntılar yaşayacaksınız. çünkü kompakt makinanızla bir takım şeyleri ifade edemediğinizi fark edeceksiniz. örneğin netliğin kompozisyonda dilediğiniz bir konu üzerinde olmasını arzu edeceksiniz ancak makinanız buna izin vermeyecek ve en yakındaki nesneye odaklanacak. veya diyeceksiniz ki “ah keşke şu çocuğa, ona fark ettirmeden biraz daha yaklaşabilseydim” veya tam tersi “keşke şu kapıyı bu uzaklıktan fotoğraflarken üstteki penceredeki çiçeği de kadraja dahil edebilmemin bir yolu olsaydı” işte böyle ihtiyaçlar duymaya başladığınızda bir slr makineye (single lens refleks) veya dslr (dijital single lens refleks) makinaya ihtiyaç duymaya başlamışsınız demektir. azımsanmayacak özelliği zaten önceki çalışmalarınızda kullandığınız kompakt makinanızda öğrendiğiniz için de bu fotoğraf makinaları size o kadar da karmaşık gelmeyecekler.




    slr’ler, farklı odak uzaklığına sahip lensleri kullanmanıza izin verirler. yüksek bir tepeden tek bir kare ile istanbul’un yarısını fotoğraflayabilecek bir geniş açı objektifle veya birkaç km ileride zıplayan bir yunusu kadraja sığdıracak bir teleobjektifle çalışmalar yapabilirsiniz. optik filtreler kullanarak farklı renk ve görüntü etkileri yakalayabilirsiniz. makro objektiflerle çıplak gözle göremeyeceğiniz detayları gözler önüne serebilir, braketleme metodu kullanarak hdr yöntemiyle iso, enstantane ve diyaframı kullanarak tek bir fotoğrafta ulaşamayacağınız hoş sonuçlar elde edebilirsiniz.

    kısaca özetlersek; bizler bilginin öneminin farkında olan üniversite öğrencileriyiz. fotoğrafta da hayatın bu kuralı geçerliliğini koruyor. önce okumalı, sormalı, öğrenmeliyiz. sonra gerektiği kadar para harcamalı ve deklanşöre basmalıyız… kendini estetik ve kompozisyon alanında iyi yetiştirmiş herhangi biri ucuz makinalarla da başarılı fotoğraflar çekebilir. ama kendimizi bu bilgiyle donatmadan optik ve elektronik harikası bir şaheserle bile iyi işler çıkarabilmeyi ummamak lazım.

    böylesi de var;
    (bkz: fotoğraf/@3718954)
    (bkz: fotoğraf ve photoshop/@3747159)
    (vilnius vastavnic, 25.07.2009 03:41 ~ 13.09.2009 12:45)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil