insan, dedikoduyu seviyor sahiden. fitneliği seviyor. bu gerçek.
dream theater-
home olayını diyorum.
ama, insan bu denli gamsız olabilir mi ? (bu tip dedikoduların bilinçsiz kişilerce ortaya atıldığını bile bile yorum yaptığımızda herkes hemfikir bu arada tabi?) bazı konseptlerin
taklit bünyesine düşmeden paylaşımının gayet doğal olduğunun ayrımını yapamamak bu kadar zor mu, merak ediyorum bunu.
mesela,
the doors,
riders on the storm'un girişinde gök gürültüsü, yağmur sesi kullandı diye (belki de kendinden önceki bilimum blues şarkıda olduğu gibi, aklıma net bir örnek gelemedi), benim kendi ülkemde
şebnem ferah,
yağmurlar'da bunu kullanınca bunun adı arak mı olur yani ? yağmur morrison'a da yağıyor, şebnem ferah'a da yağıyor, bana da yağıyor amına koyim. yağmur sesi ile bu şarkıların girişlerini kıyaslamayacak kadar müzik bilgisi değil kulağa sahibim, bi hayvan kadar en azından. farklı sesler, evet. ancak bu bir "hazırlama" gibi bence. bahsettiğimiz şarkılar birbirinden hakikaten farklı.
artı,
kurt cobain,
smells like teen spirit adlı mühim grunge marşı şarkıyı yapmamış gibi onun tıpkısı bir
rape me yapıp bu şarkıyı da bize ayrı bir şarkı olarak kabul ettirmedi mi ? "kendisinden" mi çalmış oldu şimdi ? birisi "grunge marşı" diye nam salmış, öteki garip şarkı ismiyle (tecavüz et beni) (bu çeviri sevimli geliyor, yanlış anlaşılmasın) türlü muhabbetlere gark ederek zihnimizde yerini almış bir şarkı.
ayrıca, 2 şarkının da (bu şarkı ve home) girişleri dışında ayrı kulvarlarda koştuğu ve farklı renkler sunduğu çok açık değil mi yoksa kulaklarımda arıza mı var merak ediyorum(gerçekten), iki şarkının da bambaşka trafikleri varken.
olayın bir de şöyle bir boyutu var tabi, böyle yakıştırmalar yapmak için bu şarkıları götle değil kulakla, kalple, ruhla dinlemek gerekiyor.
forty six and 2 /
home'u dinleyip, sözlerinden kendince türlü anlamlar çıkararak, şarkıdaki profesyonelliğe hayran kalarak, hissedilenleri içselleştirip şarkıyı bir
anı haline getirerek, örneğin, ilk dinlenilen zaman yahut beraber dinlenilen arkadaşla geçirilen o gün ya da o şarkıyla yapılan yolculuk hatırlanarak dinlemek gerekiyor. amına koyiyim, daha zevkli ve gerçek olan bu değil mi ? 13 dakika boyunca harika müzik yapan adama kalkıp 6 harflik bir (çalmış) yorumunu yapmak acı değil mi ? değil ise,
hit me baby one more time !
ulan ben bu yazıyı kimden çalmışımdır şimdi, çok merak ettim. "amına koyim/koyiyim" küfürlerini kesin birilerinin ağzından çalmışımdır. eminim, çalmışımdır.