ilginç olaylar doğuran oyun olmasının yanı sıra, bu doğurduğu olaylarla insanı kendi bünyesinden tiksindiren oyundur...
1860 münich alınmış, birinci sezonda alman kupası müzeye götürülmüş ve birinci lige çıkılmıştır, 22 maç, ligde fırtınılara estirilmektedir, kritik bir maç, 1860 münich stadında dortmun maçı, ligde müzmin ikincilikten birinciliğe yükselebilmek için tek şans lider dortmundu yenmek..
maç başlar...
odonkor ortalar, rosicky kafayı çakar, 0-1
yeni transferleri klose 3 defansı çalıma dizer, kaleci ile karşı karşıya, aşırtır, 0-2
rosicky hızla girdiği ceza sahasında yere düşer, hakem penaltı noktasını gösterir, 0-3 hakeme küfürler edilir, seri eksi oy veren ilan edilir, kasaya ufak bir fiske atılır.
ve en kötüsü dakikalar daha 24 ü gösteriyordur...
yavaşça camdan dışarı bakılır... fm de esen tüm fırtınalara rağmen, hayatın ne kadar durgun, ne kadar sakin ve dingin olduğu hakkında fikir yormak yerine, "ayarını sk*m senin hava gibi, bi esmedin" denir, sözde sıcak havaya sinirlenmişmiş de oyundan çıkıp bir bardak soğuk su içecekmiş gibi bilgisayara feyk atılarak kalkılır. tabii oyun kayıt edilmez, 24. dakkada 3 gol yemişsin, nereye kaydediyorsun.
su içilir.
bir kez daha fm nin başına gelinir.
aynı maç açılır.
alexandre song
* ceza sahasında düşürülür, penaltı... münich adına 1-0
ilhan mansız, shao jiayinin ortasında topla buluşur, gole giderken bir şey olur, spiker "dived!" diye bağırır, aha kart geliyor derken hakem penaltı verir, 2-0
dakikalar 44ü göstermektedir.
ikinci yarı; freddy adu kaleci ile topa zıplar, karar penaltı. adu ile 3-0
3 penaltı ile geçilen bu maçın sonucunda hakem değil fifaya, fiskobirlike bile şikayet edilmez, fm nin oyun motoru kutsallanır, "bundan sonra fm hakkında ileri geri konuşan, hakemleri eleştiren gelen birini görürsem üstüne marking 18 tackling 19 adam salacam, nefes alamıcak" türü sözler verilir...
ama tüm bunlar insanın kendinden tiksinmesini engelleyemez.
tanrım ben nasıl dönek oldum?