|
|
- efsanevi championship manager serisinin, sigames ile eidos 'un anlaşmalarının bitmesi itibariyle ortaklıklarının bozulup, isim hakkının dağıtımcı eidos 'ta kalması sebebiyle, asıl yapımcıların efsaneye uygun gördükleri yeni isimdir.
fm 'nin 2007 versiyonunda akılalmaz yeniliklerle bizi altüst edecekler, oyunun blog 'unda bira ve çerez stoğu yaptırtan şeylerden bahsediyorlar. göz atın derim.
http://blog.myspace.com/...
- (bkz: fm)
- 2007 versiyonuyla hayal kırıklığı yaratmasına rağmen hala aralıksız 20 saat oynayabileceğim tek oyundur.
- sevgilinin 2 günde bir uyumasına ve her buluşmaya şiş gözlerle gelmesine, geldiğinde de juventustan ya da 2. ligde keşfettiği genç yeteneklerden falan bahsetmesine neden olan, haliyle de dişi kesim tarafından hazzedilmeyen bir tür bağımlılık.
- öyle bir oyundur ki, real betis'le şampiyonlar ligi finalinde 60. dakikada gol atınca sevinçten zıplayıp kafanıza diz atıp, gözlüğünüzü yamultabilirsiniz.
- vizelerin ve finallerin baş belası oyunu. 97/98 sezonunda kendisiyle tanıştım ve o tanışmadan sonra bugüne değin uzanan bir kankalığımız oldu. eskiden adı championship manager'dı, adı değişti ama "cm'ci" tabiri baki kaldı. ilk avrupa kupamı kazandığım zaman yaşadığım sevinci asla unutamam. her sezon oyun ilk çıktığı gün alınır büyük bir hevesle oynanır, sezon ortasına gelindiğinde bütün transferler editor'den yapılır, kadrolar güncellenir, future transfers konur (ör: roberto carlos-fenerbahçe veya voronin-liverpool), sezon sonunda her gün internet siteleri araştırılarak her gün transferler editor'den oyuna aktarılır. ayrıca ingilizce öğretmesi de ayrı bir avantajdır. bana ingilizce'nin cümle yapısını öğreten ve kelime dağarcığımın gelişmesini sağlayan lise eğitimim değil championship manager(football manager)'dır. her oyun hard disk'e yüklenir, oynanır, bitirilir ve nihayet silinir ancak cm bir kez yüklendi mi silinmesi için diğer sezonun cm'sinin piyasaya çıktığı ilk gün beklenmek zorundadır.
- aile bireylerinin size deli gözüyle bakmasını sağlayan oyundur. şöyleki ;
tottenhamla kötü bir ilk devre geçirilmiştir. ikinci devreye müthiş başlanmış ve 4. olup şampiyonlar ligine gitsem iyidir dediğiniz sezonda üst üste gelen galibiyetler sayesinde son maç şampiyonluk potasına girmişsinizdir. rakipleriniz chelsea ve manchester evinde mağlup olurken siz 88. dakikada attığınız golle averajla şampiyon olmuşsunuzdur ve bunun sevincini haklı olarak yaşamak istersiniz. ama bu sevinci fazla abartıp evin içinde bağıra bağıra koşuşturunca baba anne ve kardeş size deli gözüyle bakar ve beklenen soru anne tarafından gelir : "oğlum kafayı mı yedin ?"
- (bkz: fm oynayarak kendini teknik direktör sananlar)
- özelliklerinin artmasıyla birlikte daha yapay hale bürünmüştür nedense. 99-00 ya da herhangi bir cm'nin tadını yakalamak zor oldu bu oyunda. ya da yaş ilerliyor bizim tadımız kaçtı.
- eğer benim gibi futbol manyağısanız bağımlısı olacağınız oyundur. fakat anlamadığım saçma şey niye küçük toplar oynuyo oyunda adam gibi 3 boyutlu yapsa ya sigagames ..
- yaşınız eşşek kadar olsa da çoluk çocuk sahibi olsanız da sizi sarıp sarmalayacak, uykusuz bırakacak, toplantılarda defterin bir kenarına taktik çizdirecek oyundur.
- (bkz: ömür törpüsü)
- zamanında kasetli bilgisayarlar (bkz: amstrad cpc 464) (bkz: commodore 64) varken en basit versiyonundan beri takip edilen oyundur.
- football manager aşktır.
- dünyanın en zevkli oyunudur. öyle ki yemek yemeyi bile unutabilir, başından kalkmamak için altınıza sıçabilirsiniz. o derece.
(bkz: içimdeki fm aşkı bambaşka)
- http://www.footballmanager.net/...
kafam karıştı.
- bağımlılık yapma katsayısı yüksek olan oyun. 1. ligde basit bir takım alıp şampiyon olduğunuzda dünyanın en zor işini başarmış bir çocuk kadar sevinirsiniz. yeni bir futbolcu keşfettiğinizde ve o oyunda futbolcu sürekli iyi oynadığında arkadaşlarınıza bir topcu buldum 5 sene sonra gerçek hayatta da ünlü olmazsa adam değilim dersiniz. en güzel olan futbolcunun takma ad koyar onu sürekli överek o futbolcunun da en çok sizi sevmesini sağlamaya çalışır eğer başaramazsanız bedava da olsa kesinlikle futbolcuyu takımdan gönderirsiniz. 30 yaşını aşmış futbolcuyu her maç gol atsana oynatmaz onun yerine arama butonun maksimim 24 yaşında olan futbolcuları keşfetme moduna girersiniz.
- bir şekilde edinip bilgisayarıma yüklediğim, belki ayda bir ya da iki defa açıp biraz oynadığım, ama bu kadar az sıklıkta oynamama rağmen az önce garip bir şekilde etkilendiğim oyun. şöyleki; efendim az önce bir haber okudum.. şu anda bursa'da oynayan beşiktaşlı eski bir futbolcu* bir açıklama yapmış ''beşiktaş'a ayrı motive oluyorum. dört haftalık 3 puan hasretine beşiktaş maçıyla son vermek istiyoruz. bu maçta hocam bana görev verir ve oynarsam, eski takımıma gol atmayı çok istiyorum'' diye. ben şaşırıyorum tabi ''olum daha dün takımından ayrılmak istiyodun, mutlu değildin hani, ne oldu iki günde coştun'' diye geçiyor aklımdan. iki saniye sonra hatırlıyorum tabi.. fm'deki transfer durumu bölümünde ''wants to be transfer listed'' yazıyordu bunun. zihnimin zayıf bi anına mı denk geldi noolduysa. hayır bi de bu oyunun manyakları var biliyorum, onlara neler oluyordur kimbilir.. sanal dünya nasıl da küçük oyunlar oynuyor zihnimizde.
|