abartma olmadan, yüzlerce versiyonunu bulabileceğiniz nadir eserlerdendir, tam anlamıyla bir klasiktir. her şarkıcı, her piyanist hatta bazen arka planda kalan 3 farklı nota bile bambaşka dokunur. bir kadının nazik dokunuş veya bir erkeğin keskin bakışı; hepsi aşkı anlatır bu şarkıyı söylerken. sözleri zaten sihirlidir
fly me to the moon'un, kimin söylediğinin ise yaratacağı tek fark hangi anılarınıza veya duygularınıza nereden hitap etmeye başlayacağıdır. eğer aşk, eski bir lahitte anlatılan bir efsane olsaydı, ilk satırları "kalbimi şarkıyla doldur ve sonsuza kadar şark söylememe izin ver" olurdu. aşkın semptomlarını da, aşkın yakarışını da, aşkın çözümünü de bir dirhem bile pesimizm içermeden, ruhunu okşayarak anlatan bir masaldır.
aşktır. en saf ve pak haliyle; unutulan hakiki aşktır.