kendisinin imaline zemin hazırlayan meyvenin istanbulda yenildiği,sekiz kuşaktır da orda bulunan bir sülalenin üyesi,anadolu asıllı genç.pink floyd başta olmak üzere pearl jam,tea party,whitesnake,rainbow,roy harper,deep purple,led zeppelin,tindersticks,black sabbath,gary moore,rush,marillion,mark lanegan ve benzeri birçok grup ve sanatçının da fanatiğidir.ölümünde cenazesi atatürk kültür merkezinin önünden kalkacak kadar büyük bir yazar olacak ve eserleri nesilden nesile aktarılacaktır.bursadaki öğrencilik yıllarında louis cypher la tanışmış olup,bu tanışıklığın aşka dönüşmesine engel olmaya çalışmaktadır.david cronenberg fanatiği,beşiktaş taraftarıdır ayrıca.
seattle'dan dostum (bkz: eddie vedder) hayranı, ne zaman barış olur o zaman saçlarımı tekrar uzatırım deyip o güzelim saçlarını katleden, zamanında kendisine niye converse giymiyorsun diye sorduğum da şeklini sevmiyorum deyip ayağına converseleri çeken, gitar dersleri alıpda ben iyi bir dinleyiciyim deyip gitarı odasındaki geyik desenli duvar halılarının yanına asan, müzik bilgisine güvendiğim yapyakın arkadaşım. kendisiyle tanışmışlığımız eski zamanlara dayanır, çocukken birbirimizin kıçını tekmelemiş olabileceğimiz kanısına beraber çalıştığımız iş yerinde tanıştığımızda varmışızdır . kendisi bu aralar merdivenle direklere tırmanıp boya yapma uğraşında, samuelcilerle haşır neşir olmakta. aman pakete dikkat sen bize lazımsın. oğlum bu arada pearl jam'ın yeni albümü iki mayısta çıkıyormuş. vatana millete hayırlı olsun.
bir kısmımız gibi hayatının bir anında üzerinden tren gibi geçen pink floyd'la tanışmış, bu unutulmaz anı ölümsüzleştirmek için de sözlük nicki seçmiş yazar..
daha seçtiği takma isimden sempati duyduğum, girilerini özenle ve takdirle takip ettiğim kişidir. makineme hoş gelmiş. çarkların arasında ezilmemesini ve çarkzede olmamasını diler, güzelim yazılarına devam etmesini dilerim. zeppelinzede ve purplezede ve sevdiğim bir sürü x-zede olduğunu görmek de ayrıca sevindirici.
her girisi çerçeveletip duvara asılacak nitelikte olan nesildaş, arkadaş. gündüz clark kent, gece konser insanı. kahvaltısından whitesnake ve deep purple'ı eksik etmeyen yazar. söylenenlere göre bir süre seattleda eddie vedder'dan müzik eğitimi almış, daha sonra stajını eğitim sisteminin çarpıklığından olsa gerek rocco siffredi'nin yanında yapmıştır. iş hayatında ise coverdale ile birlikte çalışmaya başlamıştır. bu yüzdendir ki dişicanlar tarafından paylaşılamaz.
her zirveye katılan yüzsüz yazar misali,istanbul'un hangi tepesinde bir konser varsa anında oraya damlayan yazardır.hayır bir de gelip anlatıyor, yok şöyle eğlendik yok böyle zıpladık hopladık,insanı iyice uyuz ediyor.bu tür uyuzluklarının yanında bir sözlük yazarı olarak floydzede nasıldır diye sorarsanız;engin müzik birikimini sözlüğe taşıyan,herkesin gözünden kaçan ayrıntıları * sözlükle paylaşan cefakar bir yazardır. deep purple, led zeppelin, the doors gibi grupların bilinmeyen gerçekleri hakkında bilgi almak isteyenler adı geçen yazara ulaşabilirler.
ben de, kendisinin bu engin müzik bilgisinden faydalanmak için vakti zamanında özel mesaj aracığıyla iletişime geçmiştim. jim morrison abimizin sahnedeki pipi show'u hakkında,kendisinden detaylı bilgi almak istiyorudum.mesajımı gönderdim ve sabırsızlıkla yanıt beklemeye başladım.lakin karşıdan gelen cevap 'sizi daha yakından tanımak isterim' burası kasıyor msn var mı şeklindeydi. belli ki bu arkadaş benim bağyan olduğumu zannetmiş.o gün bugündür sözlükten soğudum ve adı geçen yazarın tüm girilerini mütemadiyen eksi yağmuruna tutum. *
hani nasıl ilgimi çekti bu yazar bilmiyorum. ama ilgi alanlarını oldukça sevdim. yuppi! hep nereye yorum yapmak istesem, ya da neyi okusam altında onun isimini görüyorum. kendi açımdan iyi bir özellik. iyidir.iyi.
verdiği haberle çarklarımı geçici süre durdurup, yüreğime indirse de hala takdir ediyorum kendisini. yalnız artık her iron maiden dinlediğinde iao'nun dramını aklına getirmesini diliyorum.
kendisi belkide yeryüzündeki en büyük david coverdale hayranı. nick ini davidzede olarak değiştirmeli. eski bir george michael hayranı olmasına ve rock müzikle nispeten geç tanışmasına rağmen tez elden doğru yola gelmiş, dinlemediği grup, albüm, düet, cover cart curt kalmamıştır. ciddi derecede geliştirdiği rock müzik kültürü neticesinde "-falanca albümü dinle laa züper", "-bilmem kimin bilmem ne coveri dehşet laa" gibi dayatmalara maruz kalsakta sayesinde tanıdığım sayısız grup için kendisine teşekkürler (skew siskin gibi). ayrıca caravan gecelerinin değişmez partneri.
bunların yanısıra son derece espirili, kendisini ti ye alabilen ender insanlardan. bolca şaka yapan, kendisine yapıldığında herkesten çok gülen lisedeki azeri ingilizce öğretmeninin tabiriyle "karabala". sabah bi bayandan kendisine gelen, "-senden ilk gördüğümden beri hoşlanıyorum, numaranı buldum, görüşelim mi?" içerikli telefonu siee deyip yüzüne kapayan şüpheci naif delikanlı. bi kaç tane daha fazladan whitesnake klibi izlicem diye işine gücüne geç kalan zat-ı muhterem. 10 yılı aşkın süredir tanıdığım, daha da tanımak istediğim gönül adamı.
delidir kendisi. gecesi gündüzü yoktur. sabah sabah 9 da death, iron maiden dinler. benim "beethoven dinle bea büyüğüm" baskısı sonucu bana onları geç dinlediğini söyleyen insandır. çaktırmasın, büyük buluşma öncesi gizli bir heyecan taşımaktayımdır. kendisi yaşlı gözüktüğünden, beni görebilecek mi, tanıyabilecek mi endişeleride yok değildir. ona yazan yazarımdır kendi tabiri ile.
yalanmış bu arada tindersticks fanı olduğu. (gördüm evet)
floydzede: ben temmuz gibi antalya'ya gelicem.
peaceramon: buyur gel,beklerim
floydzede: alman kızları inglizce biliyor demi?
peaceramon: bilirler ama çok sık konuşmazlar.niye sordun ki?
floydzede: anladın sen onu.
bu sohbetin üzerinden 15 gün kadar geçtikten sonra kendisiyle tekrar konuştuk.
pr: nerelerdesin,yoksun kaç gündür?
fz: çok yoğunum sorma.
pr: mesaiye filan mı kalıyosun artık?
fz: yok ya,hızlandırlmış almanca kursuna başladım.
pr: sebeb?
fz: anladın sen onu.
azimli,kararlı ve tuttuğunu koparan bir sözlük yazarıdır.muvaffakiyetini kutlacağı günleri dört gözle bekliyorum.
the web'in solosuna dikkat edin diye salık verip beni canevimden vurmuş insan. bu nota silsilesini her dinleyişimde dünyaya haykırmak istediğim de bağırmaya götümün yemediği cümleleri sözlüğe taşıdığı için kendisine müteşekkirim, tanışmayız etmeyiz ama böyle de nokta atışı olmaz ki arkadaşım.
kusursuz sayılabilecek sinema ve müzik bilgisine sahip yazardır. ciddi hastalık şüphesi ile bizleri korkutmuş bir süre ev ile hastane arasında mekik dokumuş ama devamında gelen haberle yüzlerimizi birkez daha güldürmüştür. sinema salonları, rock konserleri ve genç kızlarımız yakın zamanda hasret giderecektir kendisiyle. kendisi de bu büyük günü iple çekmektedir.