flamenko her şeyden önce ispanya yerlilerinin folklorü değil, 12. yüzyıl civarında hindistan'dan önce orta avrupa sonraysa ispanya'nın güneyine kadar göçlerini gerçekleştirebilmiş endülüs çingenelerinin dans (bkz: balie), gitar (bkz: toque) ve şarkıdan (bkz: cante) oluşan adeta yaşam biçimleridir.
(bkz: endülüs) (bkz: andalucia)
burda belirtilmesi gereken şeylerden biriyse flamenkodan esinlenip kendi tarzlarını yaratan güney fransa çingeneleri dışında flamenko diye bilinebilen şeylerin flamenkoyla ilgisi olmamalarıdır. fakat flamenkonun kimi temellerinin macar çingenelerinin (bkz: çigan) müzikleriyle ortak olduğuna dair bazı görüşler vardır. ama bu da reddedilir hep (bkz: çigan müziği)
endülüs müziğinin gelişiminde iki olay çok önemli rol oynar : ispanyolların afrika'dan getirdiği kölelerin sevilla merkez olmak üzere güney ispanyada yoğun olarak yaşamaya başlamaları, kökleri bu zamanlara dayanan zenci ailelerin mutlaka endülüs müziği üzerinde etkisi olduğunu düşündürür. ikinci olaysa ispanyolların latin amerika keşfinde oynadıkları roldür. zaman içinde latin amerika'da gelişen latin müziği burdan geri dönen ispanyollarla beraber endülüs müziği içinde sentezlendi. bundan ötürü şu anda flamenko ve latin amerika müziklerinin büyük uyum içinde olduğunu görüyoruz. (bkz: rumba)
1840'lı yıllar flamenko için altın çağları sayılır. 1842'de cafe cante, yani bilinen ilk flamenko kulübü sevilla'da açıldı. flamenkonun halka gösteri sanatı şeklinde sunulduğu bu dönem cafe cantante olarak bilinir. 1900'lü yıllara gelindiğindeyse bu dönem sona erdi. kadınların dans ederken pantolon giydiği, flamenkonun klasik bale figürleriyle karıştığı yeni bir tarz doğuşu başlar.
flamenkonun ispanya sınırlarını aşması genel olarak 1936 ispanya iç savaşı'nda bir çok sanatçının ülkeyi terk etmesiyle başlar. özellikle amerika'ya göç eden bu sanatçılar flamenkoyu orada tanıttı hatta şu an amerika'da bulunan flamenko okullarının kurulmasına ön ayak oldular. ayrıca avrupa'da fransa, italya ve isviçre başta olmak üzere çeşitli ülkelerde flamenko kültürü böylece daha geniş kitlelere tanıtılmış oldu.
günümüze gelindiğinde flamenko'nun daha farklı bir evrim geçirdiğini görüyoruz. artık gitar dışında enstrumanlar da müzik içinde kullanılıyor. ayrıca kimi sanatçıların caz'la flamenko müziğini sentezlediğini ve oldukça güzel eserler ortaya çıkardığını görüyoruz. böyledir.
flamenko tarihsel süreç içerisinde kendini sürekli yenilemiş, hala yenilemeye devam eden,etnik kökenlere dayanmasına rağmen otantik olduğu kadar çok sesli de icra edilen bir müzik türüdür. duyguların yoğun bir şekilde eserlere ve danslara yansıtıldığı, genelde partisyon kavramına bağlı kalınmayan, icra edene geniş bir özgürlük tanıyan şaşırtıcı bir müziktir flamenko.
flamenkonun terim olarak nereden geldiği hala bir muammadır. bazı kaynaklar şöyle der:
*ispanyol yahudiler dini şarkılarını rahatsız edilmeden söyleyebilecekleri yerlere göç etmişler ve bu şarkılar ispanya da kalan yahudilerce flamenko olarak adlandırılmıştır.
*flamenko kelimesi, ''felleh minküm'' diye okunan ve ''senin gurubundan çiftçi'' anlamına gelen kelimelerden türetilmiştir.
*flamenko kelimesi 19 yy. başlarında kibirli, küstah insan anlamına gelen bir argo kelime olarak kullanılmıştır. daha sonra bu kelime çingeneleri, yaşam tarzlarını, müziklerini ve danslarını tanımlamıştır.
bu üç tanım en fazla kabul gören tanımlar olmakla beraber hala bir uzlaşmaya varılamamıştır. bu tanımlar; the rough guide,j uan serrano, juan martin'den alınmış ve safa yeprem tarafından türkçe ye çevrilmiştir.
flamenko günümüzde icra ediliş biçimi ve kullanılan enstrumanlara göre 2 dalda incelenir..
geleneksel flamenko
genç flamenko
genç flamenko, geleneksel flamenkoya göre daha canlı, daha evrensel, daha özgürlükçüdür. günümüzde bir çok müzik tarzı ile sentezlenmiş ve ortaya son derece başarılı çalışmalar çıkmıştır. geleneksel flamenko ise flamenkonun otantikliğini korumuş halidir. don ramon montoya, sabicas, paco pena geleneksel; paco de lucia, tomatito, vincente amigo genç flamenkocular arsında sayılabilir..
gipsy kings gibi guruplar, alex fox gibi gitaristler ise kanımca sadece latin ezgileri taşıyan pop müzik yapmaktadırlar. flamenkoya faydaları ise sadece flamenko rumba sını dünyaya tanıtmak ve sevdirmek olmuştur..
genelde öğretim tekniği usta çırak ilişkisine dayanır, klasik müzikteki gibi katı bir partisyon takibi söz konusu değildir. rasgueadolar, arpejler öyle varyasyonlarla süslenmiştir ki, bunları yazılı olarak anlatmak neredeyse imkansız, notaya dökmekse çok güçtür.
henüz çok genç ve evriminin başında olan bas gitar da flamenko akımına kapılmıştır. özellikle slap ve slapin kendi içindeki tekniklerle yapılan bir icradır. bu akımın öncüsü victor wootendır denilebilir. bunu uygulayan birçok basçı mevcuttur. türkiyedeki en önemli temsilcisi nurhat şensesli olup murat ejder ve birçok basçı da bu kategoriye girer.
acıyı, neşeyi, tutkuyu, korkuyu ve çoşkuyu aynı anda hissettiren, aynı zamanda bir yaşam biçimi olarakta adlandırılabilecek bir müzik türüdür. bu tarzın vokaldeki en sıkı temsilcisi camaron de la isladır. insanın içini kavuran bir ses tonu ve eşsiz bir yorum flamenkonun tılsımlı notalarında adeta dans eder.
fikrimce gece yarısından sonra huzur veren tek müziktir.
bu müzikte kullanılan gitar, klasik gitar'la benzemesine rağmen bazı noktalarda ayrılır.
burgular ağaçtır, yapımında genellikle; gövdede kelebek ağacı, ses tablasında ladin, klavyedeabanoz kullanılır, daha hafiftir, klavye ile teller arasındaki mesafe, klasik gitara göre daha yakındır. bu yakınlık çalım rahatlığı ve flamenkoya ait karakteristlik bir tını verir.
ön ses tablasının üzerinde golpe adı verilen koruyucu bir aparat vardır, bu aparat golpe vuruşlarında enstrumanın zarar görmemesini sağlar. açık sarı renkli gövdesi, arka kapaktaki diapozom çubuğu adı verilen ve arka tablayı 3 e ayıran şerit en belirgin özellikleridir.
kökeni arap müziğine dayanan ispanyol halk müziğidir. aynı zamanda çalınması, söylenmesi dans olarak yapılması zor olan bir müziktir. flamenco müziğinin iki çeşit icrası bulunur birincisi şarkıya eşlik ikincisi ise dansa eşliktir.
müziktir, söyleyendir, hatta dans edendir, harika bir müzik. çılgın ata ata söylemelerine rağmen bayılıyorum. ama dikkatimi çeken enteresan bir şey var.
az evvel bir flamenko videosu izledim. iki genç gitar çalıyor, gayet güzel. kızımızın biri çılgın ata ata, alkış çala çala şarkı söylüyor, o da gayet güzel. ama iki tane delikanlı vardı, alkışla tempo tutuyorlardı, oraya takıldım. yahu illa ki bunların kültüründe alkışla temponun önemi bir yeri vardır, o ellere enstrüman gözüyle bakılıyordur ama, sonra dayanamayıp izlediğim birkaç flamenko videosunda daha gördüğüm bir hadise var: bu alkışçı gençlerin ortaya öyle bir bakışı var ki, "hadi sıkıysa benim gibi alkışla tempo tut ehehe" bakışları var. yahu güzel kardeşim, bildiğin tempo tutuyorsun. gitarcı hava yapsa anlarım, artizlik yapsa öper başıma koyarım ama alkışçının öyle artistik patinaj yapmasına anlam veremedim. alkışla tempo matah bir şey değil. yer ankara arı stüdyosu, sanatçı arif sağ, ezgi yandım şeker, bir bakıyorsun bin kişiden fazla insan alkışla aynı tempoyu tutabiliyor. ulan flamenkocunun alkışçısı sanatçı da bizim arı stüdyosundaki ali amca ile ayşe teyze sanatçı değil mi? bu flamenkocular çok havalı. kıllanmaya başladım.
yani alkışlı tempo flamenkoda zor ve önemli bir işmiş. ona eyvallah. ama şakşakçı gençler hava yapmasalar daha iyi olacak. yoksa uçağa atlarım, endülüs'e giderim, o gençlerin yerine ali amcayla ayşe teyzeyi oturturum. uyuz etmesinler beni.
tango kırmızıdır, tutku ve aşktan gelir, flamenko da kırmızıdır, ama bu ateşten ve kordan gelir. haykırıştır, etrafı alevlidir.
o yüzden bu şekilde isimlendirilmesi - her nekadar tesadüfi de olsa - çok iyi yansıtır ne olduğunu: flamenco
endülüs* doğumlu bir dans türü. pek çok uygarlığın etkisi altında gelişmiş ve gelişmeye de devam eden bir kültür aslında flamenko. ritmini afrika dan, melodilerini araplardan, vokallerini yahudilerden almış, sürekli evrimleşen bir dans ve müzik kültürü sentezi. flamenko bu yönüyle diğer folklorik danslardan ayrılır çünkü o sürekli karşılaştığı her şeyden etkilenmekte ve onları etkilemektedir. flamencojazz, flamencorock, modern flamenco ve tabi türk müziğiyle olan etkileşiminden doğmakta olan flamencoalaturka bu tür etkileşimlerin güzel örnekleridir.
flamencoalaturka nın kaynak kişileri ise bugün etnik 34 dans okulu adıyla kurduğu okulda flamenko eğitimi veren manuel reina gomez ve eşi ışıl reine gomez dir.