ön bilgi:
flagellum'un neden evrilmiş olamayacağı üzerine çıktığı iddia edilen yayın
michael behe'nin
darwin's black box adlı litabında ortaya koyduğu
indirgenemez karmaşıklık (
irreducable complexity) kavramı üzerine inşa edilmiş olmalı. argüman kısaca şöyle:
>----alıntı----<
a) eğer bir sistem, kendisini oluşturan parçalardan birisi çıkarıldığı zaman işlevini yitiriyorsa bu sistemin indirgenemez karmaşıklığa sahip olduğunu söyleriz. evrim var olan parçaların üzerine ufak değişiklikler yaparak ilerlediğine göre evrimsel süreç sonucunda indirgenemez karmaşık bir sistemin oluşması mümkün değildir.
b) canlılarda, moleküler düzeyde, indirgenemez karmaşıklığa sahip sistemler vardır. o halde canlılar evrilmiş olamaz.
<----alıntı---->
açıklama:
kulağa gayet mantıklı geliyor değil mi? michael behe'nin verdiği örnek bir fare kapanı. kapan ancak tüm parçaları yerli yerindeyse çalışır. bir vidasını, yayını veya çivisini çıkarırsak fareyi tutamaz, işlevini yitirir. ama evrim son duruma ancak ara basamaklardan geçerek gelebileceğine göre evrimsel süreç sonucu ortaya çıkan bir yapının tüm ara basamaklarının da canlının yaşamasını sağlayan bir işlevi olmalı. fare kapanında bu yok. michael behe hücrelerde iş gören karmaşık biyokimyasal yapılarda da bu tür indirgenemez karmaşıklık olduğunu iddia edip canlıların (en azından bu hücre yapılarının) evrilmiş olamayacağını sonucuna varıyor. kullandığı örnek ise kabaca flagellum olarak ele alabileceğimiz bir organel: cilium (çoğulu cilia).
eleştiri:
indirgenemez karmaşıklık burada vereceğimden çok daha ciddi ve sert bir analizi hak ediyor. ben sadece kısa bir özet vereceğim. temel argümanım doğada indirgenemez karmaşıklığa sahip olduğunu bildiğimiz tek bir yapı bile gözlememiş olduğumuz. yani michael behe'nin b önermesi yanlış. dolayısıyla vardığı sonuç yanlış.
örnek 1: cilium denen yapının indirgenemez karmaşıklığa sahip olduğunu kabul edersek doğada kusurlu cilia görmemeyi beklemeliyiz. aksi doğrudan bazı ara basamakların var olduğu anlamına gelirdi ki bu da cilium'un indirgenemez karmaşıklığa sahip olmadığını gösterirdi. nitekim tahmin edebileceğimiz gibi doğada kusurlu (yani mükemmel bir cilium'da bulunan bazı ana bileşenlere sahip olmayan) cilia gözleniyor. yani cilium indirgenemez karmaşıklığa sahip değil.
örnek 2: oksijenli solunumun hayati bir parçası olan sitrik asit döngüsünde (krebs döngüsü olarak da bilinir) 10'dan fazla enzim görev yapar ve aslen indirgenemez karmaşıklığa verilen en tipik örneklerden birisidir. yine tahmin edebileceğiniz üzere bu döngünün bazı parçalarının aslında kendi başlarına başka bağlamlarda işlevi olan alt modüller olduğunu iddia eden ve en temel enzimlerden karmaşık krebs döngüsüne kadar her biri kendi başına işlevsel, tüm ara arabasamakların olabileceğini gösteren çalışmalar yayınlanmıştır. bu çalışmaların nihai doğruyu gösterdiğini söylemek elbette gülünç olur, ama krebs döngüsünün aslında indirgenemez karmaşıklığa sahip olmadığını göstermek için yeterlidir.
sonuç:
indirgenemez karmaşıklık son 150 yıldır "hadi alın da bu nasıl evrilmiş onu söyleyin siz." iddiasıyla karmaşık bir yapı bulup evrimi çökerten kanıt olarak ortaya atmak ekolünün bir diğer üyesidir. indirgenemez karşmaşık bir yapı olsaydı bu gerçekten de evrimsel sürecin bir yerlerde kesintiye uğradığını gösteren kanıt olurdu. sorun şu ki şu an bildiğimiz yapıların hiçbirinin indirgenemez karmaşıklığa sahip olduğunundan emin olamıyoruz. verilen çoğu örnek için gayet makûl ara basamaklar içeren açıklamalar zaten mevcut, yeni örnekler çıktıkça onları da açıklayamayacağımıza dair bir kanıt yok. zaten elimizdeki bir yapının indirgenemez karmaşıklığa sahip olduğunu ispatlamak epistemolojik olarak mümkün değil çünkü kavramın tanımı baştan sakat. evrimsel olarak açıklayamayacağımız yapılara indirgenemez karmaşık diyoruz, sonra da indirgenemez karmaşık olduğunu iddia ettiğimiz örnekler bularak evrimi çürütmeye çalılıyoruz, olacak iş mi kuzum? hani deseler (ki michael behe diyor ama yanlış diyor) "canlı hücrelerinde nasıl evrildiklerine dair mantıklı bir açıklama getiremediğimiz yüzlerce yapı var, biyologlar 100 yıldır uğraşıyorlar hala bir açıklama getiremediler.", o zaman ikna edici bir argüman olur indirgenemez karmaşıklık. çünkü ancak o zaman o yapıların gerçekten indirgenemez karmaşık olduğuna dair geçerli bulgu elde etmiş oluruz. sadece bugün açıklayamadığımız bir kaç yapı var diye (ki aslında pek de yok) koca teoriyi çöpe mi atarız yoksa o yapıları açıklamaya çalışmaya devam mı ederiz?
özetin özeti:
elimizde indirgenemez karmaşık bir yapı olsaydı bu hakkaten evrim teorisi için sorun olurdu. ama bir yapının indirgenemez karmaşık olup olmadığına ancak onun evrim süreci sonucunda ortaya çıkamayacağından emin olduktan sonra karar verebiliriz. bugüne kadar neredeyse verilen tüm örnekler için makûl evrim süreçleri önerildi. bundan sonra verilecek örnekler için de aynısını beklemememiz için bir sebep yok. indirgenemez karmaşıklık argümanı ancak yıllara ve bilim insanlarının yoğun çalışmalarına direnen bir karmaşık yapı ortaya çıkarsa mantıklı bir argüman olur. böyle bir yapı da bugüne kadar gözlenmedi.
bu giriyi yazarken
http://www.millerandlevine.com/... adresinde bulabileceğiniz bilgilerden faydalandım. bahsettiğim çalışmaların hepsinin referans bilgileri orada mevcuttur. eğer sayfa çalışmazsa aynı makaleye şöyle ulaşabilirsiniz:
kenneth miller (2003), in: manson, n. (ed.), god and design: the teleological argument and modern science, routledge, london, pp. 292-307