|
|
- uzun bir çubuğu anımsatan fülüt ortası boş bir çubuk ve üstüne açılan ses deliklerinden oluşmuştur ,çıkardığı sesler ise ince tonludur ve üflemeli bir çalgıdır.
- ortaokul günlerinde zorla çaldırılan, sanki çok lazımmış gibi zorla öğretilen müzik aleti. bir zamanlar eline flüt alan süper babanın küçük kızına özenir, süper baba şarkısını çalmayı denerdi. her ne kadar arada sırada okullarda çaldırılanlar kaval diye de adlandırılsa da flüt orkestraların bile vazgeçilmez bir parçasıdır.
- üflemeliden çok konuşmalı olarak çalındığında daha güzel ezgiler elde edilebilen müzik aletidir. üflermiş gibi yapıp şarkıyı hafiften mırıldanacaksın, olay budur.
- zurnanın zırt dediği delik kadar beyni olmayan orta okul müzik öğretmenimiz tarafından; müzik kabiliyeti olmayan öğrencileri cezalandırmak amacıyla kullanılan işkence aleti..
herkesin elindeki kendine sözünü yüzüne bağıra bağıra söyleyememem uktemdir.
(bkz: at avrat mithat)
(bkz: aramaya inanmak)
- helvacıoğlu bu konuda uzman bir markadır.
- bol çocuklu bir mahallede ilk defa flüt dersi alan çocuklar balkona çıkıp çalmaya başladılarmı ortalık şenlenir, kafa şişer. mümkünse okul hariç çocuklardan uzak tutalım ya da odalarında çalsınlar. tabii evin babası kafası şiştiği için çocuğu balkona gönderir, mahallede balkon keyfi yalan olur.
- okullarda kullanılan blokflüt halk arasında kaval adıyla bilinir ki, gerçek flüt aslında bizim yan flüt olarak adlandırdığımız enstrümandır.
- (bkz: blok flüt)
(bkz: yan flüt)
(bkz: pan flüt)
(bkz: piccolo flüt)
- 3. sınıftan beri öğretilmeye çalışan ama koca sınıfımda sadece 4 kişinin bildiği üflemeli çalgı.
çok sıkıcıdır. nefesiniz tükenir biter.
bende çalamam zaten ne öyle üfle üfle nereye kadar?
- (bkz: burunla flüt çalmak)
- orta okula dair unutamadığım kötü anılarımdandır bu (afedersiniz) ziktiğim aleti.
2 çeşidi mevcuttu sınıfta.
1) yamaha (kaliteli olandır, kadife gibi ses verir)
2) helvacıoğlu (dandik olandır. sürekli detone olur, zik gibidir.)
müzik yeteneğim bir seray sever seviyesinde olsa da çok hevesliydim ben bu aleti çalmaya. hemen koşarak aldım helvacıoğlumu. (sonradan çok bok attım gariban flüte). 2 gün sonra hevesim kaçtı tabi. baktım çalamıyom. küstüm sanata. ama eğitim sistemi beni bu aletle inatlaşmaya zorladı. altından salyalarımı akıta akıta çalıştım günlerce. sözlüye kalktım en kolay şarkıdan. (flütle nasıl sözlü oluyo lan, notalıya kalktım diyelim). bütün sınıf götüyle güldü. ergenlikteydim, gururum kırıldı. salya sümük ağladım. (salyalar flütün altından akmaya devam ediyor tabi)
millet flütü aldıktan 2 hafta sonra, süper baba' yı çalarak dolaştı sınıfta, ben flütümün altından üstüme damlayan tükürükleri sildim. sözlüde detone oldu alet, mına koduğum helvacıoğlusu* dedim. hocam flüt dandik ayağına yattım.
bir gün sınıfta kimse yokken, sıranın altından arkadaşın yamaha' yı aldım. şimdi mozart çalacam amına koyım dedim. olmadı. mozart' a bok attım. flütün sahibi flüt üzerinde tükürüklerden anladı gizlice flütünü çalamadığımı.
ulan anlatsam roman olur ama daha uzatmanın bi anlamı yok. millet gitarla kız tavladı, ben hep arka planda duygulanmış ayağına yattım. elimden bu kadarı geldi. işe de yaramadı zaten mıan koyım. o artistliğine çalınmaya çalışılan dandik şarkıları dinlediğimle kaldım.
(bkz: dertler derya)
- ilk okul 5. sınıfta zorunlu müzik dersi gördüğüm zamanlarda müziksel yeteğin olup olmadığını sorgulamaksızın zorla eline kakalayıp çalmanı istenilen alet.ki bu durum beni müzikten uzaklaştırmış sırf bu alet yüzünden çok çok sonra fark etmeme rağmen aslında okullarda müzikle alakalı bir bokun öğretilmediğini anlamış bulunmama neden olan sittiminin aleti.
not:flütü müziğin temel enstrümanı gibi gösterilmesini ayrıca kınamaktayım.
- ayrıca bu mereti aldığınızda içinden, hiç kullanmayacağınız, "o içini temizlemek için" diye rivayet edilen plastik bir çubuk çıkardı.
- en bi güzel kullanımı için (bkz: bana bir masal anlat baba)
- flüt, müziğin mumudur....
- eğer cidden çalabiliyorsanız ve iyi de kulağınız varsa metal bile yapabilirsiniz flütün blok halinde olanıyla...*
- enstrümanımdır. ellerim üzerinde dolaşırken dünyanın en güzel elleri olmaktadır. içinde sesler saklamaktadır, ben üfleyince bu ses saklandıkları yerden çıkmaktadırlar. ellerimin dünyanın en güzel elleri olmasının sebebi bu seslerdir.
iyi ki vardır.
|