sanki baska biri anlatmiomus gibi nedense esra özkan zayimden dinleme gereksinimi duyduğum,hatta girmediğim zaman suçluluk duygusu hissettiğim,integral bilmeden geçmenin zor olduğu,saatlerce çalışabileceim tek ders.
evrenin işleyişini , matematiksel izahate ve de somut verilere dayanarak açıklamaya çalışan , buna uygun modeller ile evreni açıklayan vede bolca matematiksel izahat alışkanlığı ve de soyut düşünce gerektiren bilim dalı.
pozitif bilimlerin çıkış noktası olarak kabul edilen bilim dalı. şöyle ki fizik; soyut matematik kavramlarını somut yaşama başarıyla uygulama şansı verir. ve pozitif bilim hayatı şu yönde ilerler:
fizik çok odunsu bir anlatımla, fizikçinin doğru orantılı olmasını istediği nicelikleri eşittir işaretinin iki yanına koyduğu, ters orantılı olmasını istediği nicelikleri ise alt alta yazdığı, olayların istediği doğrultuda gitmediği durumlardaysa eşitliğin muhtelif yerlerine deneysel sonuçlarla bulduğu bir k sabiti kondurduğu bir bilim dalıdır. arada sonsuz toplamlar falan çıkar, integraller girer araya. fiziğin olağanüstü(!) matematiksel yapısı bu olaydan ibarettir.
altın çağı bittiği sanılan ama yanılan temel bilim dalı. aşık olduğum ama sırası gelince derslerine, sınavlarına küfürü basıp zorluğundan yakınacağım bölümümün ismi. matematik fizikten önce vardı ve fiziğin babaları matematik sayesinde fiziği bulmuş ve ilerletmişlerdir. matematik bilimlerin temelidir ki bu bize hayal kırıklıkları içinde fiziğin matematik kökenli olduğunu gösteriyor, fizikçi olmayı tanrı olmak sanan fizikçiler için bu çok üzücüdür. ama sonuç olarak günümüzde fizik, matematik ile aynı hatta belki daha büyük önemdedir.
(bkz: boynuz kulağa geçer)
(bkz: oh canıma değsin)
1. sınıfta aldıgım ve en son bütünlemesine girmeden önceki gece sabaha karşı artık çalışmaktan halüsinasyonlar görmeye başladığım bilim dalı.olmazsa olmazlardan...
matematik olası her evreni açıklar; fizik ise yalnızca bu evreni. eğer bu evrenin olası tek evren olduğunu bilseydik matematik diye ayrı bir bilim dalına ihtiyaç kalmazdı.
maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı.
avrupa ve amerika'da saygıyla bahsedilen, canım ülkemde ise işi gücü olmayan yada yüksekten uçan insanların okuduğu sanılan bilim dalı. potansiyel deli muamelesi görmek için tercih edilebilecek en zor yollardan biri. okurken delirmeseniz bile size tahsilinizi soran birine fizik mezunuyum yada fizikçiyim dediğiniz zaman karşınızdaki insan suratınıza "oto yıkamacısı olsaydın ya" tarzında bir ifadeyle baktığında gerçekten delirebileceğiniz bölüm.
şu da gerçektir ki bir zaman sonra diğer insanlar gibi düşünemediğinizin farkına varıyorsunuz...
sizin saatlerce uğraşıp felanca saniyede felanca cisim nerde olur diye hesap yaptığınız, daha olmadı yerine göre bin değişkenli bin denklemle anca çözülen bir hareketi nasıl olurda bir fasülye tanesi beyni olmadan hesaplayıp gerçekleştirir diye düşündüren ders.
ilk vizesinden 1 aldığım için itiraz ettiğimde fusun arısan ın iğğrenç tiz sesiyle "itiraz edenlerin notunu düşürürüüüm" die haykırdığı ders.
burdan ben de sana sesleniorm füsun manyagı!
bikaç sene sora geberip gittiğinde manyetik dalgalar arasında boğul, üstüne katı ve akışkanlar düşsün emi.
öl artık!