kusma sahnesi olan filmlerde (çoğunlukla yabancı filmlerdir) mutlaka yaşanan olaydır. kahramanımızın midesi bulanır, kendi evindeki tuvalete ya da dışarıdaysa umumi tuvalete gider. bu sahnelerde genelde kadınlar oynar. koşarak ve öğürerek klozete yaklaşır. klozetin kenarlarından sımsıkı tutar. bu arada saçlar uzun ve mutlaka salınık olmalıdır ki klozetin içine girsin. kustuktan sonra kahramanımız yere oturur ve bir müddet oralarda debelenir. sonra ayağa kalkar, sabuna falan dokunmadan yüzünü yıkar ve çıkar.
klozet diyoruz dikkat. namahrem bir yer diyoruz dikkat. bu sahneleri hitchcock'a borçluyuz dikkat. hitchcock'un psycho filmine borçluyuz dikkat.ilk kez bu filmde gösterildi klozet ve banyo görüntüleri dikkat.hazır ola geç dikkat.
nedense amerikan filmlerinde insanların biraz morali, biraz siniri bozulduğunda hemen kusma şeklinde infılak etmesi ile vuku bulan klozetle kucaklaşma sahnesidir.
en cool avukatlar davanın orta yerinde, en karizma erkekler aldatıldıklarını öğrendiklerinde,muhteşem görünümlü kadınlar bir gece klübünde veya akla gelebilecek her kostümle ve her mekanda kusuverir, kusarken klozetle haşır neşir olmaktan hiç çekinmezler.
bizim yeşilçam filmlerimizde üzülen kadınların mendile bir damla kan bırakarak öksürmesi çok daha zarif bir motiftir.
alafranga tuvaletin haşır neşir olmaya müsait olmasından mütevellit kenarlarına dayanarak, kafasını içine sokarak, klozetin alt tarafını dizlerinin arasına alıp eliyle düşürdüğü yüzüğü arayarak samimiyet kurulur.
gel gelelim bizim alaturka ile nasıl samimi olacaksın tek numarası yaylı kapak sistemi olan emektarın ne tutulacak yeri var ne de iç açıcı bir yanı. bildiğin bir delik ve uygun pozisyon alman için iki adet ayak basma yeri. bu kadar. uzun süre oturunca bacakların uyuşuyo zaten.