çoğunlukla
ğayri entelektüel,
hazır yiyici bünyeden çıkan bir replik.
avrupa yakası adlı dizide
sertaç karakteri bir bölümde bunu dillendiriyor.
türklerin kitap okuma seviyelerinin %1,32 lerde dolaşmasının sebeplerinden birini anlatan sözcük grubu
(bkz:
buçukla yazayım da salladığım belli olmasın)
kitap okumanın zevkine varamamış insanlarca sarf edilen cümle. bir kitabı okurken, sayfalarında kaybolur, yazılara dokundukça, olayları hisseder insan. hele kitap kokusuna hasta biriyse, içine çektikçe kokuyu, kitapla bir bütün oluşturur kişi.
ayrıca bunu diyen, genelde filmi sinemada da izlemez.
*
filmde gördüklerinizle yetinirsiniz, kitapta ise sınır yalnızca sizin hayal gücünüzdür prensibini anlayamamış kişi yada kişilerin öngörüsü
kitap okumayı sevmeyen kişilerin, okuması tavsiye edilen kitabın filmi de olduğunu öğrendiğinde sarf ettiği cümledir.
alternatifi; fragmanı varsa neden filmini izleyeyim olabilir.
aslında okuma eyleminden üşenirken, hayal kurma eyleminden vazgeçildiğinin sözsel bildirimidir, en basit örnekle yüzüklerin efendisi serisi kitaplarını okuyan pek çok kimse bir nebzede olsa filmlerde hayal kırıklığına uğramıştır, tamamen kendi hayalleri ile oluşturduğu karakterin sayfa üzerindeki hikayesel ve hayali rolünü, beyaz perdede bir yönetmenin ve aktörün/aktristin performansına teslim etmiştir. böylece konu üstündeki kendi insiyatiflerini göz ardı ederek, bir başkası tarafından iyi veya kötü hazırda sunulmuş yapılandırılmış hikayeyi benimsemiş belkide zaman kazandığını düşünmüştür, ancak sayfa üzerinde kelimelerin oluşturduğu cümlenin anlatım zenginliğini, beyaz perdedeki görüntü karesinin kuru, sade ve anlık anlatımına terk etmiştir.
büyük konuşma..
(bkz:
the lord of the rings)
muhtemelen bu entryleri de okumayan insanın felsefesidir, o yüzden hiçbir zaman kendi hakkında girilen bir yığın entryden haberdar olup havaya giremeyecektir kendisi, kendileri.
örneğin da vincinin şifresini okuyan ve filmini izleyen kişinin kafasında çoktan bitirmesi gereken görüş.film hiçbir zaman kitabın yerini tutamaz.
(gakko, 06.08.2007 18:05)
sadece bir bahanedir. bunu söyleyen insan zaten hiç kitap okumuyordur.
kendisine filmi çekilmemiş kitapları neden okumadığını sorunuz. "e filmi çekilecek ne de olsa" cevabını alıyorsanız hakikaten
dünyanın en yüzeysel adamıyla konuşuyorsunuzdur, kaçın.
yüzüklerin efendisi için genelde söylenen laftır. tabii biyerleri yemez okumayı.
sen de baktığın nokta açısından haklısın diye cevap verilesi cümledir...ayrıntılar seni enterese etmiyorsa,olaylara yüzeyel bakmak yetiyorsa,hayal alemin kendi filmini yaratmak çok zahmetli geliyorsa...hayat senin,anlamlarda senin...kasmanın alemi yok.
dünyenın en iyi yönetmeni ve en başarılı oyuncuları bile bir araya gelse bana göre iyi bir kitabı aynı başarıyla beyaz perdeye taşıyamaz.zaten kitap okumanın güzel tarafı hayal gücünün kapılarını sana özgürce açmayı sağlamasıdır.karakterlerin fiziksel özelliklerinden,mekanların ayrıntılarına herşeyi sen verilen ipuçlarından yola çıkarak şekillendirirsin.bu demek değildir ki çekilen filmleri izlemeyelim tabi ki izleyelim ama bana göre önce kitaplar okunmalı.ardından tartışılacak pek çok ayrıntı ortaya çıkacaktır bu da ayrı bir keyif.
kitaplardan uyarlanan filmler buna en güzel cevaptır (istisnalar kaideyi bozmaz)
şimdi nereden nereye bağladı gibi olacak ama bu tür insanlar toplum içerisinde de konuşmayı bilmeyen insanlardır hayatları boyunca kitap okumayı sevmemiş eksik gelişen insanlardır.
filmi varsa neden kitabını okuyayım zihniyetindeki insandan uzaklaşmak gerekir kanımca.
nasıl olsa her yere sıçabiliyorum neden tuvalete sıçayım gibi bir önermedir. yok yakında beynimize çiple takıcaklar filmleri falan o zamanda deriz çip takıyorlar nasılsa niye filme gidiim... gittikçe asosyalleşen ve kültürsüzleşen bir toplumda geleceğe gittiğimiz hayalini kuruyoruz yalandan da olsa
biraz tembel işi bir cümledir. benim kendimi yormama gerek yok, adamlar zaten vücut vermiş, şekillendirmiş, renklendirmiş benim için, kaç günde okuyacağım kitabı iki saatte yutarım anafikrinden diyenlerin cümlesidir. edebiyat dersi için verilen kitabın gidip özetini bulan kişilerin lafıdır. bu kişiler kitap okumayı bir zevk olarak görecek durumda değillerdir. bilmezlerdir ki kendi hayal gücünü kullanarak hikayeyi algılamak, bazen 2 saatlik filme sığdırılmış olandan çok çok daha güzeldir...
kitap okumaya üşenen gerizekalı insan guruhunun lafıdır.aklınca iki saatte izleyip zamandan tassarruf edecek.bi bak belki yazar başka senarist başka açıdan baktı olaya..
yazarın anlattığını okuyup anlamak yerine, onu okuyup beyaz perdeye aktaran birinin yorumunu izlemek isteyen insan düşüncesidir. yazarın duygusal betimlemelerini hiçbir oyuncu veya senarist tam olarak beyaz perdeye aktaramaz, sadece bunun eksikliği bile kitapla filmi birbirinden ayrı eserler haline getirir.
(devil, 06.09.2008 00:28)
bırak zaten sen okuma denilecek insanlar topluluğu.
okuduğum ve beğendiğim bir çok kitabın filmini izledim, geneli hayal kırıklığı oldu.
örneğin en büyük hayal kırıklığını da vinci şifresinde yaşamıştım.tabi yönetmen çok önemli ama genelde çok yavan kalıyor filmler kitabın yaninda
bir yandan saçma bir yandan da mantıklı bir düşüncedir
saçmalığı kitap okumamanın kendisidir.kitap okumak dünyanın en güzel zevklerinden biridir ve filmi çekiliyor diye bir kitabı okumamak bence zaten ülkemizde düşük olan kitap alma ve okuma oranına iyice ket vuran bir davranış olur
mantıklı olması da kitabını okuyup gittiğiniz bir filmin asla kitaptaki gibi olmaması senaristlrin ve film yapımcılarının güzelim eserin beyazperdede içine etmeleridir..
örnek olarak
kurtlar imparatorluğu (gerçekten rezaletti) ,
da vinci şifresi ,
kızıl nehirler ,
taş meclisi
buna istisna olarak sadece
sis ve gece yi verebiliyorum
gerçekten
ahmet ümit in bu eseri beyazperdeye kitabın neredeyse aynı olarak yansımış
"lanet olsun be!" dedirten zihniyettir. sövdüren, bela okutan mantalitedir. hayalgücünü kullanmaya bile üşenen adamın insanı sinir eden soru cümlesidir. al çekilmişi var kurma kafanda hiç. howard roark u kafanda canlandırma hiç. git sen bir başkasının frodo suna bak. sonra bana yok efendim üretemiyoruz. neyi üreteceğiz ki ? düşünmüyoruz , bakıyoruz . seyrediyoruz. hagardaşıma iyi seyirler diler