yeryüzünde gelmiş geçmiş tüm sporcular arasında açık ara en nefret ettiğim tiksindiğim, dün gece de şampiyonlar ligi finali keyfimi kaçırmış oyuncu.
bir oyuncu düşünün ki futbola dair yegane özel yeteneği çizgileri gözetleyip koşturmak olsun ve bu adam tüm spor yaşantısı boyunca attığı hakkı verilebilecek bazı goller dışında genel olarak boş kaleye veya yakın mesafelerde götüne, başına, dizine ve bilimum uzuvlarına topun çarpması ile goller atmış olsun ve de bu goller sonrasında
maradona'nın
ingiltereye takımın yarısını geçerek attığı golden daha çok, daha artistçe sevinsin.
bir oyuncu düşünün ki saha içinde futbol ahlakına aykırı ne varsa sergilesin; örneğin dün akşam kendisine çarpan topta taç çizgisi kenarında yere yatıp dışarı çıkmaması, inatla içeri yuvarlanarak vakit geçirmeye çalışması, yanına gelen oyuncuya pis pis "bırak beni, çok sakatım allahım ölüyorum" ayakları çekmesi.
bir oyuncu düşünün ki büyük kulüplerde ve italya milli takımında senelerce bu çirkin futbolla ve futbol sahası içindeki çirkinlikleriyle gündemde kalsın, üstüne üstlük yetmezmiş gibi bir de sevilsin.
işte yukarıda anlattığım gibidir bu şahıs; kendisiyle ilgili tiksintimi anlattığım bu girinin sonlarına doğru son dönemlerde çok moda olan bir zırvayla aman tabirle bitirmek gerekirse: "kararı yüce türk halkı verecek, halk en güzeldir, en süperdir, en bilendir, oh yeah!"