80'lerde ve 90'larda çocuk olan her beşiktaşlının yüreğinde çok farklı bir yere sahip olan beşiktaşlı efsane forvet. o dönemin kadrosundaki kolej takımı havasından mıdır bilinmez, çok değişik bir futbolcuydu feyyaz. sprotif başarısı, beşiktaş tarihindeki iki gol kralından biri olması, (diğeri için (bkz:
güven önüt)), en olmadık anlarda plase golleriyle takıma hayat vermesi midir feyyazı bu kadar sevilen bir futbolcu yapan? şüphesiz evet. ancak bunun dışında feyyaz'ın futbol hayatı dışındaki duruşu da bunda büyük pay sahibidir. hafif hırslı, çokça espritüel, entel kişiliği de bu kadar çok sevilmesine neden olmuştur. o dönemin üç büyüklerdeki tüm futbolcularında hakim olan beyefendilik özelliklerine sahip olmasının yanında, biraz da muzurlukları vardı feyyazın. zekice kurgulanmış ayarlar verirdi tek kanallı dönemin televizyon spikerlerine. maç öncesi "feyyaz gol var mı bu gün?" tarzı eblek soru soran muhabire "yok" diyerek gitmesi, bir magazin programında "feyyaz seni daha yakından tanıyabilir miyiz?" sorusuna nüfus cüzdanını çıkarıp verip yan masalardaki eğlenceye devam etmesi, kendisine "seyircinin tepkisine ne diyorsun feyyaz?" şeklinde yöneltilen bir soruya, "haklı abicim adamlar, o kadar para verip geliyorlar. şahsen ben olsam sahaya inerdim" diyerek gevrek gevrek gülmesi... bunların hepsi feyyazı gözümüzde daha değişik bir yere koymuştur.
velhasıl talihsiz bir olayla beşiktaştan kopmuştur feyyaz. sonrasında fenere gitmiş, ama hiçbir zaman beşiktaşlılığını inkar etmemiştir. çok farklı bir yeri vardır bizde feyyazın çok.
(bkz:
feyyaz uçar)
(bkz:
metin tekin)
(bkz:
ali gültiken)