insan tükenmez
gerçek saygısı
edebiyat yazıları
eleştiri günlüğü
bir hikayeci: sait faik - bir romancı: yaşar kemal
reşat nuri'nin romancılığı
gücünü yitiren edebiyat
hayatının son demlerini yaşayan eleştirmen. izlenimci eleştiriden yanaydı, bazı kör noktaları olmuşsa da türk edebiyatı için önemi büyüktür. şu sıralar hafıza problemiyle uğraşmakta, alzheimer hastası.
deniz'ine kavuşmuştur umarım. bu nedenle çok içtiği olmuştur. deniz erken ölen kızı. belki de bir çınar gibi iken öldü. fethi naci toplumcu gerçekçi eleştirinin örneklerini verdi. roman eleştirilerinden yararlandım. 1950’den sonra toplumcu gerçekçi akıma bağlı yeryüzü, beraber dergilerinde oktay deniz takma adıyla eleştiriler yazmışlığı var. bu dergilerin kapatılmasından sonra yazılarını kaynak ve yeni ufuklar’da yayınladı.
eserleri:
insan tükenmez (1956)
gerçek saygısı (1959)
azgelişmiş ülkeler ve sosyalizm (1965)
emperyalizm nedir? (1965)
azgelişmiş ülkelerde askeri darbeler ve demokrasi (1966)
kompradorsuz türkiye (1967)
100 soruda atatürk'ün temel görüşleri (1968)
on türk romanı (1971)
edebiyat yazıları (1976)
100 soruda türkiye'de roman ve toplumsal değişme (1981)
eleştiri günlüğü (1986)
bir hikâyeci: sait faik-bir romancı: yaşar kemal (1990)
gücünü yitiren edebiyat (1990)
roman ve yaşam (1992)
eleştiride 40 yıl (1994)
40 yılda 40 roman (1994)
reşat nuri'nin romancılığı (1995)
50 türk romanı (1997)
şiir yazıları (1997)
60 türk romanı (1998)
kıskanmak (1998)
sait faik'in hikâyeciliği (1998)
yaşar kemal'in romancılığı (1998)
yüzyılın 100 türk romanı (1999)
dönüp baktığımda (1999)
türk edebiyatında eleştiri denince ismi ilk akla gelen kişiydi. aklınıza gelen hemen bütün başarılı yazarlar onun meclisinde bulunmuştur. kendisiyle tanışma fırsatım hiç olmadı ama biliyordum duyarlı olduğunu. edebiyat eleştirilerinin hepsini çok beğenmesem de fethi naci bir kilometre taşıydı bu alanda, kabul etmemek haddini aşmak olur.
bunun gibi daha çook uzun sözler edilebilir fethi naci için. ölümünden sonra, ne övgüler düzülebilirdi onun için, mevsim kış olsaydı. fethi naci, ağıtçı, ağlak edebiyatçıların tatilde olduğu bir zamanı seçti gitmek için; kendisi için kimse saçmalayamasın diye. bilerek yaptı bunu, eminim. çünkü, kimin samimi olduğunu biliyordu ağlarken... ve ne acıdır ki kimse ağlamadı...