yıllar önce böyle bi olay duymuştum. belçikada yaşayan bi türk aldığı ferrariye tüp taktırmak istemiş, bulunamayan bi parça ferrariden istenince, haberi alan ferrari yetkilisi ilk uçakla belçikaya gidip parası neyse verip ferrariyi elemanın elinden geri almıştı.
nekadar gerçeklik payı var bilmiyorum ama bikaç kişiden duyunca bide olayın içinde bi türkün olduğunu düşününce olmaması için hiç bir neden göremiyorum.
toplum tarafından taşlamaya maruz kalan en asil duygunun insanıdır. bilindiği üzere halk arasında tüp dediğimiz sistem lpg yani likit petrol gazıdır. küresel ısınmanın yakın zamanda götümüze gireceği şu günlerde çevreye ne kadar az karbondioksit salarsak bunun bize sağlayacağı faydayı göremeyen insanoğlu ferrari'nin karizmasının çizilmesinden imtina ettiği için bu sisteme burnunu kıvırıyor. oysa ki alternatif yakıt sistemleri günümüzde büyük otomobil firmalarının özellikle üzerine eğildiği bir konudur. ferrari bu konuda diğerlerine göre biraz daha bağnaz olabilir lakin yarın öbürgün fabrika çıkış doğalgazla yahut lpg ile çalışan porsche'ler ve lamborghini'ler görürsek eğer belli bir müddet sonra ferrari de pazarda tutunabilmek için böyle bir uygulamaya geçecektir. bu anlattıklarım her ne kadar kıyamet senaryosu gibi gözükse de avrupada otomobillerinin vergilendirilmesinin co2 emisyonuna göre yapıldığını göz önüne alır ve ileride mevcut co2 salınımının daha tehlikeli miktarlara ulaşacağıından mütevellit vergiler arttılıp co2 salınımının sınırları daha katı seviyelere çekileceğini bilirsek tüplü ferrari de görmemiz ekstrem bir durum olmayacaktır arkadaşlar.
he şimdi bu uygulamayı yapan arkadaş ne kadar çevreyi düşünerek böyle yapmıştır orası tartışma konusu. yani tek amacı yakıt tasarrufuysa götüne lpg hortumu sokayım o arkadaşın afedersiniz. xdhsfshhs
mehmet topuz a 7 milyon euro verdiler diye tabata'nın ondan neyi eksik diyip 8 milyon euro bayılan zihniyetin tam tersi bir zihniyet. ortak noktları tüp, evet.
değişik bir idiotlojidir. lakin burada bilmediğimiz anlamadığımız şeyler olması mümkün. ve işte o gün herkes ferrari sini satan bilge 'nin sırrını çözmüş oldu.
-mahmut abi buna bi sıralı otogaz döşe.
+amnskm cirlop gibi araba lan bu, yapamam bunu ona.
-ya abi benzinin fiyatından haberin yok galiba senin, döşe abi sen.
+faruk hiç beynine sokan oldumu daha önce?
-hayır abi !
+iyi o zaman ben sokayım.
ferrariyi almayı tutumluluğa borçlu olduğunu düşünen kişilik olabilir.
------------------------------------------------------
işin içinde iddalaşma/inatlaşma olabilir. misal:
-eminim hiç ferrariye tüp takan olmamıştır.
+ben takarım.
-yürü git yaa ferrariye tüpmü takılır.
+((telefona davranır)) aloo.ha abi bak ne dicem, ben benim araca tüp takacam mümkünmü?
-harbi mi lan? hönk?!
-----------------------------------------------------
bilge bi kişilik olmak istemiş olabilir.
(bkz: ferrarisine tüp taktıran bilge)
çevreci kişiliktir zira ferrari benim çakmağımdaki benzin ile çalışmaz benim cüzdanda ki para onu almaya da yetmezya neyse konu bu değil ee nerde kalmıştık ha çevreci diyorduk evet efendim çevrecidir çünkü ferrari çok fazla benzin yaktığı için afedersin sayın abicim çevrenin amına kör öyle olunca da taktır tüpü hem üçüz hem çevreci oh mis
"o arabayı alan benzinini de alır" düşüncesinden yola çıkarak:
bu adam ferrariyi geçtim herhangi bir arabaya tüp taktıran bir insansa durumu aşmış filan değildir. tasarruf yapmaya çalışıyordur. haklı tabi, benzin fiyatları hayvan gibi oldu. orta durumlu birisi olduğunu düşünürsek;
yaz kızım tanım: tuhaflığı etine kemiğine bakmadan ferrari almasında yatan adam.
ferrari'sini satan bilge'nin ferrari'yi satma aşamasına gelmeden önce sahip olduğu zihniyet. e kolay mı öyle ferrari'den, dolayısıyla lüksten hemen vazgeçmek . alıştıra alıştıra olmalı.