renault f1 takımının trulli ile birlikte yarışan pilotu. hızlı ve hırslı bir pilot olması nedeniyle sık sık kaza yapmaktadır. kaza yapmadığı yarışlarda ise kürsüye çıkar. bugünkü yarışı* 3. sırada tamamladı.
f1'in en genç pilotlarından biri. raikkonen ile birlikte geleceğin şampiyonlarından biri olarak görülüyor. her geçen yarış tecrübesine tecrübe katıyor, o da birçok şampiyon pilotun gençliğindeki gibi zaman zaman çok agresifleşebiliyor *
bugün sultanahmet meydanında "ıslık istemiyorum daha çok alkışlasınlar" diyen ,motor çığlıklarını dinlemeye gelmiş insanlara 20km/h ile yaptığı dönüşlerden başka bir şey veremeyen götü kalkık hede
birkaç yıl içinde ferrari'ye geçme ihtimali olan f1 pilotu. coulthard, montoya, villeneuve gibi pilotlar arasında en centilmen pilottur ayrıca. genç yaşında çok büyük bir başarı yakalaması kendisini fazlaca havaya sokmuş ve ilgi düşkünü yapmış olsa da, gerektiği kadar eğitildiğinde en azından görüntü olarak hayranlarına nasıl davranması gerektiğini de öğrenecektir. montoya da f1'e geçtiğinde odun gibi adamdı, odunluğa devam ettiği için ve yarışlarda da gerçek başarı yerine fırlamalık yapmayı tercih ettiği için söndü havası. alonso kendisine pist dışında da* biraz çeki düzen verdiğinde schumacher'in başarılarını yakalayacaktır. "ben süperim, deliyim" triplerine girerse sonu montoya gibi olur ve eminim ki o da bunun farkındadır.
bugünkü sultanahmet meydanı'ndaki renault roadshow'da bitse de gitsek havasında olan f1 pilotu. 7 kere aynı yerde hiçbir atraksiyon yapmadan gidip gelip elini kolunu sallamıştır. ayrıca arabadan indikten sonra cnn türk muhabiri tarafından kendisine takılmaya çalışılan nazar boncuğu dolayısıyla dumur olmuş şahıstır kendileri.
formula 1'e çok genç yaşta minardi ile başlayan ve ilk yılında herkesi etkileyen ispanyol pilot. sonra renault takımının test pilotluğuna geçtiğinde sanki bir dönem unutuldu ve o test pilotluğu sırasında ne kadar geliştiğini renault ile yarışmaya başlayınca gösterdi. çok daha olgun bir sürüş geliştirdi ve en önemlisi çok daha hızlandı. her yıl daha da geliştiğini görmek taraftarları için oldukça sevindirici.
bugün 24. doğumgününü kutlayan pilot. aynı zamanda tarihin en genç formula 1 şampiyonu olmaya da çok yakın. hatırlalatayım 2003 macaristan gp'sini kazandığında yani bundan tam iki yıl önce en genç yarış kazanan pilot ünvanını da almıştı.
bu durum diğer pilotlara sorulduğunda alonso'nun meslektaşları tarafından ne kadar sevildiğini (!) anlayabiliyoruz. rubens barrichello "kaç yaşında? 19 mu? diyerek en genç şampiyon ünvanını küçümsediğini gösteriyor. perşembe günü giancarlo fisichella, jacques villeneuve, jenson button ve kimi raikkonen'in katıldığı basın toplantısında da olay gündeme geldi. button doğumgünü partisinden bahsederek "umarım gerçekten sarhoş olur, biz (pilotlar) bunun gerçekleşmesini sağlayabiliriz" diyerek aslında ne kadar umurunda olduğunu gösteriyor. fisichella da beraber akşam yemeği yiyeceklerini ve alonso'dan kendisine pazar günü bir hediye (birincilik) vermesini isteyeceğini söyledi. sıra raikkonen'e gelince o sadece "doğumgün kutlu olsun" demekle yetindi ve bütün salon kahkaya boğuldu.
alonso'nun şampiyonluğu oldukça kolay geldi, yarışlarda kimseyi geçmesi gerekmedi, rakipleri kendiliğinden önünden çekildi, diğerlerinin (takım arkadaşı da dahil) başına gelenlerin hiçbiri ona sorun çıkarmadı. bu durum seyircileri olduğu kadar diğer pilotları da rahatsız ediyor. onunla ilgili her yorum "çok şanslı ama bu sene çok iyiydi" diye başlıyor, "ama"dan sonrası da kendi düşüncelerini belli etmemek için...
az önce brezilya grand prix'sini 3. sırada bitirerek dünyanın en genç formula şampiyonu olmuştur..bu yarışta podyumda olması yeterli olacaktı, ondan dolayı iki mclaren'in ardından, dikkatli bir yarış strateji izledi ve üçüncü sırada bitirerekten 2005 formula şampiyonu oldu..
''2007'de ferrari'ye gidebilirim'' şeklinde bir açıklama yapıp kendi kendine gelin güvey olan formula 1 pilotu. zira ferrari'den sık sık yükselen ''evet, alonso iyi bir pilot ancak biz en iyisini istiyoruz ve bu pilot bir alman-ingiliz* takımında yarışıyor'' sesleri açıkça kimi raikkonen'i işaret ediyor.
şu ana kadar izlediğim en garip f1 şampiyonluğu kazanan pilot.
belki her seferinde şampiyon olan pilotun bunu ne kadar hakettiği tartışılmıştır ama bunlar genelde kullanılan otomobilin o şampiyonluktaki katkısıya ilgilidir. örneğin 1996 ve 1997 şampiyonları damon hill ve jacques villeneuve büyük bir çoğunluğun ortak fikrine göre williams takımının rakiplerine göre çok daha üstün otomobilleri sayesinde kazandılar. bunun gibi michael schumacher'in bazı şampiyonluklarına da benzer yorumlar getirenler oldu, gayet normaldir. ama bu şampiyonların hepsi ön sıralarda rakipleriyle adeta savaşarak, efsane yarışlar izlettirerek sezonları tamamladılar ve ne olursa olsun seyircilerin saygısını kazandılar.
fernando alonso'ya gelince biraz da abartarak şunu söyleyebiliriz, suya sabuna dokunmadan şampiyon oldu. bu pilotun kaç yarışını hatırlıyoruz ki kimi raikkonen'le cesurca savaştı ve kazandı, kaç yarış var ki burda fernando alonso efsanevi bir performans sergiledi diyebiliriz. tamam gerektiği zaman hızlı gerektiği zaman akıllıydı buna kimsenin itirazı yok ama bir şampiyonluk bu kadar kolay olmamalıydı. tabi ki suçlu alonso değil ama o ünvanı almasına rağmen hala benim için şampiyonluk için yeterliliğini kanıtlamadı.
alonso'nun açık ara şampiyon olduğu bir sezonun en müthiş pilot performansı olarak 2005 san marino gp'sindeki schumi'yi hatırlıyorsam ve sezonun genelinden aklımda kalan genel görüntü kimi raikkonen'in her yarışta olabilecek her türlü tersliğe rağmen alonso da dahil her rakibiyle pistte savaşması ve çoğunlukla da galip çıkması, sanki her yarışın baştan favorisi gibi durması oluyorsa bu işte bir gariplik var.
aslında bazen düşünüyorum bu şekilde düşünmekle alonso'ya haksızlık mı yapıyorum diye ama fikirlerine saygı duyduğum insanların da alonso'nun her galibiyeti sonrası onun garip sevinçleriyle dalga geçtiğini, onun kazandığı yarışlardan sonra bile schumi ve raikkonen'i konuştuklarını görünce anlıyorum ki çoğu kişi bu sezondan bunu anlamış.
umarım alonso başka takımlarda başka şekilde şampiyonluklar kazanır ve kariyeri bittiğinde oldukça iyi bir pilot olmasına rağmen onu bu şekilde anmayız.
2007 sezonunda mclarende yarışacağı için yavaştan sevmeye başlamak zorunda olduğum f1 pilotu. ama kimi varken ikinci pilot olmaktan kurtulamaz. tabi kimi olacakmı o da ayrı bir tartışma konusu. kabul etmek çok zor ama gelişmeler gösteriyor ki, kimi 2007 sezonunda ferraride yarışacak.
2001 sezonunda minardi takımında 19 yaşındayken formula 1 e ilk kez giriş yapmış ve o sene briatore nin dikkatini çekmiştir. ve o nu test pilotluğuna almıştır ve renault a ısınmasını sağlamıştır ardından gelen sezonda monaco da ralfi geçmeye çalışırken yaptığı hata sonucu kaza yapıp ona hareket çekmesi onun ne kadar hırslı ve tecrübeye ihtiyacı olduğunu göstermiştir ama gelecek sezon şampiyon olurken yaptığı hareketler tam ona profesyonel kimliği kazandırmıştır . ve şampion olduktan sonra japonya 2005 te schumi ii geçişi adeta onun formula 1 tarihinda yeni bir milat başladığını göstermesini sağlamıştır
2006 macaristan gp'de ilk kez "yarış dışı" kalmış olan f1 pilotu. takım arkadaşı olan giancarlo fisichella'nın da yarış dışı kalmış olmasıyla renault takımını tam ihtiyaçları olduğu dönemde puansız bırakmıştır.
yarış dışı kalmasında kendisinin hatası yoktur. pit çıkışında sağ arka lastiğinde yaşadığı problem göze çarpmıştır. ayrıca ağır çekim izlenildiğinde sağ arka taraftan atan vidamsı şeyleri görmek mümkündür.
yeteneği hakkında tartışılmasının çok gereksiz olduğu ama bazı yarışlarda şansının da çok yardımını alan ama bundan da önemlisi kendisine sapasağlam bir araç veren takımı sayesinde 2005 yılında şampiyon olan ve 2006da da bunu kovalayan renault f1 pilotu. ama eğer bu sene de şampiyon olursa, geçen seneki şampiyonluğunda daha fazla takdir edileceğini düşüdüğüm bir şampiyonluk kaznacak zira bu sene geçen yıla oranla daha fazla mücadele içine girdi. özellikle de 2006 monza yarışı gerçekten de görülmeye değerdi. ama 2 yıl boyunca ilk kez bu kadar zorladığı bir yarışta yine ilk kez motor patlatması da, "acaba 2005te de kendisini zorlayan birileri çıksaydı böle rahat yarış kazanabilir miydi?" sorusunu gündeme getirmiştir. çünkü geçen sene mekanik sorun yaşamazsa kiminin yarışı kazanacağı belli, montoya da salaklık yapmazsa ya da sorun yaşamazsa 2. olacağı belli olarak başlıyorlardı. ama yine de bunlar, kazandığı dünya şamiyonluğu ünvanını etkilemez diye düşünüyorum. ama eğer bu sene de şampiyon olursa, kariyeri boyunca kazandığı en anlamlı şampiyonluk bu olacaktır çünkü yaşayan bir efsaneye karşı şampiyonluk kazanmış olacaktır.
antipatikliğinden, aslında arabasının güzel oluşundan, pilot olarak pek bir numarasının olmayışından falan bahsetmiyorum.
bir yarış sonunda kazandığı dünya şampiyonluğu, o yarışın birincisinin yarışın yapıldığı ülke vatandaşı olmasından dolayı gerçekleşen gösterilerle,coşkuyla güme gitti ya... bu ona yeter herhalde bir ömür!