dersi dokuzda olduğu halde sekiz buçukta ancak uyanabilen, bir hışımla giyinip kendini kahvaltısız bi şekilde vadi-okul hattına vuran, başlarda hissedilmese de yolu yarılayınca dikkat çekici düzeye ulaşan kasık bölgelerindeki soğuk hava dalgasının ne olduğuna dair yorumunu "kuru soğuk varmış be,ulan çok mu ince giyindik? şeklinde yapan, bu düşüncelere boğulmuş bir şekilde dışarıya nazaran bir nebze sıcak olan fakültesine
* girdiğinde kendini unutan, montunun önünü de açıp, yaman delikanlı hareketleriyle kantine inen, arkadaşlarıyla hoş beş ettikten sonra elleri cebinde yürüyerek dersinin olduğu anfiye yöneldiği anda, ceplerindeki ellerini her zamankinden daha fazla yana doğru acabildiğini farketmek gibi garip bir düşünceye mümessil olan, sağına soluna önüne arkasına bakıp "vöööömuuaaa dö point!" şeklinde içinden bağıran, "kesin gördüler olm" ve "eyvah 'kakara kikiri' sesleri yükseliyor bu yana doğru" şeklinde paranoyaların sığınağı olunan bir anda, kafasını kaldırıp beyninde oluşturduğu hayali kişiye "görenin taa...fermuar sensin, tırtırı da sana girsin" diyen gencin yaşadığı, hayatın detaylarda gizli olduğunu hatırlatan olay.
edit:cümleymiş lan..ne garip.