fener rum patrikhanesine ve patriğe ekümenik sıfatının tanınıp tanınmamasının devletin inisiyatifinde olmadığı söyleniyor. gerekçesi; hristiyan din adamları zirvesi'nin bir kararında, kilisenin ekümenik olduğunun zaten kabul edilmiş olması. rusya'daki hristiyanların –ortodoksların- büyük bir çoğunluğu bu ekümenikliği kabul etmese de, bu sıfatın kendi dini kurallarınca belirlenecek bir olgu olduğu muhakkak. tabii bu muhakkaklık, ekümeniklik iddiasının yasal bir dayanağının olmadığını hatırlatmama engel değil. lozan antlaşmasıyla patrikhanenin konumu açıkça düzenlenmemiş; ancak yargıtay kararlarında patrikhanenin bir "
azınlık kilisesi" olduğu vurgulanmıştır.
şu anda patrikhane idari açıdan, eyüp kaymakamlığına bağlı. eğer ekümenikliği hukuki zeminde meşrulaştırılırsa; bu şu anlama gelecektir;
"patrikhanenin ekümenesinde, yani hakimiyetinin geçerli olduğu coğrafi alanda, hristiyan kuralları uygulanacak. burada türk mevzuatı geçerli olmayacak. açıkça, patrikhanenin ve patriğin iradesi, anayasa'dan, kanunlardan ayrı ve hatta hiyerarşik olarak onlardan üstün olacak."
bu bağlamda, ekümenikliği, salt dini bir olgu olarak değil,
egemenlikle ve
laiklikle asla
bağdaşmayan bir talep olarak değerlendirmek yerinde olur.